C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Yasak Meyve Üzerine

Yasak meyve’yi anlayabilmek için doğal olarak tektanrılı dinleri irdelemek gerekir gibi görünüyor, bu doğal. Ancak bu dinlerin Mezopotamya kökeni bizi ilginç bir şekilde ” yasak meyve ” hususunda da evvelki inanç ve düşün sistemlerine götürüyor. Bir yerde deniyor ki, tektanrılı dinlerin ilk klasik kabullerine göre Adem ile Havva aslında Yunan mitolojisindeki Paris ile Helena’dır. Bu benzetmeye yol açan ortak payda ise yasak meyvedir.

Buna göre İ.Ö. XIII. yy.’a tarihlendiği düşünülen Troya Savaşı’nın mitolojik sebebi olarak görülen Paris’in üç tanrıça arasında hangisinin daha güzel olduğuna dair yapılmış yarışmadaki jüriliğinde (ki kendisini görevlendiren, asıl kararı vermesi gereken ancak bunu yapamayan Zeus’tu) elmayı Aphrodite’ye (Venus’e) vermiş olması, bu meyveyi tektanrılı dinler için de irade sınamasında araç haline getirmiştir. Burada Paris kişisi, insan niteliğiyle yaşamda bilgeliği (Athena) ve zaferi, egemenliği (Hera) elinin tersiyle iterek madde dünyasının geçici olarak çekiciliği bulunan şehveti seçmiştir. Paris’in (İnsanın) bu tercihi onu (İnsanı) kötülüğün sebebi kılmıştır.

Bu öyle bir kötülük durumudur ki, Hesiodos’un Theogonia ve Erga kai Hemerai‘ındaki çağlar mitosu ve Pandora / Prometheus kabullerini de destekler. Buna göre en başta Khaos vardı (tektanrılı dinlerdeki yaratım öncesini düşünün), belli yaratım sürecinden sonra da henüz acıyı, kötülüğü ve “şüphe”yi tam tatmamış olduğundan (Bu kötülükleri “kadın”a kavuşunca öğrenecektir. Bakınız: Pandora/@jimi the kewl) – Yarı insan kimliğiyle – insan için altın çağ söz konusuydu. Bu çağlar insanın tümüyle insanlaşması sonucunda giderek değerini yitirmiş. Altından sonra gümüş, sonra bronz çağları, sonra kahramanlar (Yarı tanrılar) Çağı ve en nihayetinde hesiodos’un yaşadığı dönemin de içinde bulunduğu demir çağı gelmiş.

Yazımın tamamını okumak için tıklayınız:
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=14110326

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: