Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Seneca, Mutlu Yaşam Üzerine ve Yaşamın Kısalığı Üzerine

seneca_mutlu

Her çalışmanın kendi hikayesi vardır. İlkin 2017’nin sonbaharında başlamış, çok az çevirmiştim. 2018’in ilk aylarından yazın ortasına kadar aralıklarla çevirdim. Büyük ölçüde Koç Üniversitesi, ANAMED Kütüphanesi’nde bazen bilgisayar başında bazen de yazarak çalıştım. Adından da anlaşıldığı gibi Seneca’nın iki eserini barındırıyor: Mutlu Yaşam Üzerine ve Yaşamın Kısalığı Üzerine.

Bu çevirinin üçüncü basımı Nisan 2019 tarihinde yapılmıştır!

Seneca’nın sunduğu yaşam teorisi üzerine birkaç şey söylemek isterim.

Öncelikle Stoa felsefesi Kinik gelenek üzerinden Sokratesçi erdem anlayışına dayanır. Kinik Krates’in öğrencisi olan Zenon’un kurduğu Stoa felsefesi başlangıçta en az Kinik felsefe kadar toplumsal ve politik açıdan marjinal bir toplum anlayışını öngörüyordu. Ancak özellikle de Roma dönemindeki Orta Stoacılık evresinde, yani Panaetius ve Posidonius çizgisiyle birlikte Roma’nın güçlü toplumsal ve politik koşullarının etkisi altına girmiştir. Stoa felsefesi, sıradan insanların deneyimleyemeyeceği türden büyük kahramanlık örnekleri anlatılmaya devam etse de, eylemde toplumsal ilke ve dinamiklerle çelişmeyen, geleneksel erdemlerle felsefî erdemlerin iç içe girdiği bir düşünce sistemi olmuştur. Erdemli olunacaksa, toplumla ve devlet geleneğiyle çatışmadan olunmalıdır.

Ancak felsefî ilkelerin güçlü politik gelenek karşısında anlamını tümüyle yitirdiği söylenemez. Mutlu yaşamak, son kertede hala erdemli yaşamaktır, hatta çoğunluğun erdemle çelişen ahlakî kusurlarını benimsememektir. Tüm evrene nüfuz eden tanrısal akıl bizi mutlu yaşama götürecektir, topluma Roma geleneğinin kökeninde ve Stoa felsefesinde ortak olarak bulunan cesaret, ölçülülük ve azla yetinme gibi erdemler öğretilmelidir.

Yeryüzü bedensel yaşantı alanıdır, geçici bedenin doğal ihtiyaçları aşan arzuları tatmin edilecek diye erdemlerden vazgeçilmemeli, toplumun aşırılıklarının kaynağı budur, bu sadece Stoa felsefesi açısından değil, Roma’nın toplumsal ve politik yapısı için de tehlike arz etmektedir.

O halde kaypak talihin sunduğu ve sadece bedene hizmet eden, geçici lütuflarla zihnimizi meşgul etmemeliyiz. Mutlu yaşamın kaynağı sözde ve eylemde erdemli bir tutum takınmaktır. Ancak burada Seneca’nın saray yaşamını hedef alan bir eleştiri belirmektedir. Seneca Mutlu Yaşam Üzerine’de bu eleştiriye yanıt verir, ona göre filozof nasıl yaşadığını değil, nasıl yaşanması gerektiğini anlatır, kendisinin yaptığı da budur.

debrevitatePlatoncu erdem ve adalet anlayışını hatırlatırcasına, her koşulda erdemli olmanın bir yolu vardır, ister sarayda, ister sokakta ol. Odaklanılması gereken konu, bulunulan koşullarda doğayı örnek alarak nasıl evrensel ve tanrısal akılla buluşulacağıdır. Bunun için öncelikle gereksinim duyulan şey felsefedir. Felsefe ilk bakışta kısa görünen yaşamı uzatmanın yolunu da gösterir. Felsefe çağlar arasında dolaşmamızı ve her çağdan büyük zihinlerle irtibat kurmamızı sağlar, örneğin felsefe benim Seneca’yla, Seneca’nın Sokrates’le irtibat kurmasını sağlayan şeydir.

Doğru bir muhakemeyle anlaşılacaktır ki, yaşamı mutsuz veya kısa yapan biziz. Tercihdevitabeata2 anında, farkında olsak da olmasak da, ya önümüzü aydınlatır ya da karanlığa gömeriz, bazen de ne olduğunu hiçbir şekilde anlayamadığımız bir boşluğa düşeriz. Daha sonra Epiktetos’un ısrarla vurgulayacağı gibi, ne başka insanları ne tanrıyı suçlamalıyız, felsefe sayesinde kendimizi suçlamayı öğreniriz, bu bir eğitim sürecidir ve sonunda kendimiz dahil kimseyi suçlamadığımız bir bilinç düzeyine varırız ya da varmayız. Mutlu yaşam işte bu bilinç düzeyine ulaşma çabasının ödülüdür, felsefeyi bir varış değil, yolda olma hikayesi yapan bir anlayıştan bahsediyorum: Değişmek değil, değişme iradesini göstermek.

Reklamlar

2 comments on “Seneca, Mutlu Yaşam Üzerine ve Yaşamın Kısalığı Üzerine

  1. ferhat
    11/01/2019

    Daha sonra Epiktetos’un ısrarla vurgulayacağı gibi, ne başka insanları ne tanrıyı suçlamalıyız, felsefe sayesinde kendimizi suçlamayı öğreniriz, bu bir eğitim sürecidir ve sonunda kendimiz dahil kimseyi suçlamadığımız bir bilinç düzeyine varırız ya da varmayız. Mutlu yaşam işte bu bilinç düzeyine ulaşma çabasının ödülüdü
    çözmüş işi

  2. ferhat
    11/01/2019

    harika çözmüş

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: