Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Django Unchained ya da Προμηθεὺς Λυόμενος

[Her film yazısı gibi bu da spoiler içerebilir, filmi izlememiş olanlar tetikte olsun.]

Tarantino’nun son filmi Django Unchained‘i izledik.

Hatırladığım kadarıyla bundan 10 sene kadar önce niçin Tarantino ortalıkta fazla görünmüyor diye düşünüyor ve eski filmlerindeki “sadece” kendisinde iz bırakan (muhtemelen çocukluğuna ve ilk gençlik evresine denk geliyor bu iz bırakma durumu) sinema etkinliğini profesyonel anlamda sinemasına yansıtma çabasını takdir ediyorduk.

TarantinoAçık söylemek gerekirse, o zaman da, şimdi de bir sanatçının temel güdüsünün bu olabileceğini düşünüyorum yani bireysel açıdan kendisini tatmin etmek. Biraz zorlarsak, bilim bile kendi başına bireyin kendisini eylemesi olarak görülebilir, izlemek ya da okumakla mükellef olan diğerlerine düşen de, kendisine göre bir ötekinin bu “kendini eyleme” eyleminden kendi var oluşunu anlamlandırmada birtakım hassasiyet ipuçları yakalamaktır. Bu ipucu yakalama telaşının Tarantino sinemasındaki temel organları bütün filmlerinde öne çıkan karakterli bir müzik (duyulduğunda filmi hatırlatan), casting (Tarantino’nun eskiden bayıldığı ucuz filmlerdeki oyuncuları hatırlatan), aksiyon (o ucuz filmlerdeki sürükleyiciliği kılan temel unsur), diyaloglar (gereksiz bir şey üzerine ciddi bir şekilde uzatılır, Pul Fiction’daki bira satılan fastfood muhabbetini hatırlayın) ve haliyle bütün bunları bir potada eriten kurgunun kendisidir.

Şahsen yönetmenin kendini eylemesi kadar benim için de, -yukarıda özetlediğim misyonu üstlenmiş bir izleyici olarak- bir kendini etleme filmidir Django Unchained. Tarantino’nun beğenilerinden anlam çıkarma çabasının bir ürünü. İçindeki “siyahların çektikleri! lanet olsun beyazlara!” temasını apayrı yorumlamak gerek bunun farkındayım ya da kendi bireysel davasının toplumsal – etnik davanın önüne nasıl geçebildiğini de, yine Tarantino sinemasına özgü koşullar içinde değerlendirmek mümkün, zira bireyin ayakta kalması için toplumsal var oluşunu ve kimliğini kırıp parçalama girişimi filmin sürükleyici motoru oluyor, bir örnek ne demek istediğimi anlatacaktır (filmi izleyenler için bir anlam ifade edecek elbette): Django Broomhilda’sı için diğer siyahların ölmesine de, acı çekmesine de göz yumuyor, çünkü Tarantino bize köleci düzende henüz sınıf bilinci oluşmamış olan siyah kimliğinin “bir araya gelerek var olma” gibi bir derdinin olmadığını göstermeye çalışıyor. Tarantino’nun bütün filmlerinde karşılaşabileceğiniz türden bir bireyin ayakta kalma savaşını görüyoruz Django Unchained’de, bu yüzden filmin adı bu.

Filmin adındaki Unchained “Zinciri kırılmış” anlamında, batıda “zincir” ve “zincirin kırılması” metaforları denince akla hemen Prometheus gelir, zira bildik öyküye göre:

Yunan mitolojisinde son titanlardan olan Prometheus Zeus’tan ateşi çalar ve insanlara verir. Zeus onu zincire vurur, zira ateş Zeus’un egemenlik sembolüdür ayrıca ateşin taşınması da fallik semboldür kendi başına. (Bkz. Prometheus’un kamıştaki ateşi ya da fallik sembol) Tragedya yazarı Aeschylus (Αἰσχύλος – Aiskhylos) “Zincire Vurulmuş Prometheus” (Προμηθεὺς Δεσμώτης – Prometheus Desmotes) başlıklı bir oyun yazar halk dilinde anlatılan bu efsanenin devamı olarak, zira Zeus Prometheus’u zincire vurup yüce bir dağa bağlar, gündüz iç organlarını vahşi kuşlar yer, akşam organları yeniden çıkar, sabah yine yerler, yani tragedyadaki hybris’in (kibir ve haddini aşma) cezalandırılmasını anlatır.

Azra Erhat’a göre Prometheus bir devrimcidir, insanoğlunu seven bir devrimci. Ben böyle düşünmüyorum, suçu sabit görülüp otorite tarafından cezalandırılmış biridir Prometheus, olsa osla başarısız bir devrimcidir, zira Zeus isteseydi ateşi insanlardan geri alabilirdi ama Cennet bahçesinden kovulma öyküsündeki gibi, insanoğlunun (erkek sınıfının) ateşe sahip olarak acı içinde (Bkz. Pandora) yaşamasına izin verdi, neticede zincire vurulmuş (chained Yunancasıyla Δεσμώτης) olması bile her şeyi açıkça ortaya koyuyor.

Daha sonra Aeschylus “Zincirleri Çözülmüş Prometheus”u (Προμηθεὺς Λυόμενος – Prometheus Lyomenos) yazar, buna göre Zeus’un oğlu olan Heracles (ya da Hercules) babasının cezalandırdığı Prometheus’un zincirlerini çözer ve sürekli onun iç organlarını yiyen kartalı öldürür. (Babanın cezalandırdığını, oğul niye kurtarıyor acaba?)

Waltz ve Django

Prometheus’un Δεσμώτης iken, Λυόμενος olması yani zincirliyken, özgür hale gelmesi Django’nun köleci ve renk ayrımcısı bir toplumda, filmin hemen başında zincirlerinden “gerçek” anlamda kurtulup, filmin sonunda tümüyle yukarıda bahsettiğim bireysel güdüyle Broomhilda’yı kurtarmasına benziyor. Aslında Django bireyin hiç de sınıfsal olmayan bir mücadelenin temsilidir. Ateşi alıp insanlara veren Prometheus’un da sınıfsal bir gayreti yoktur, tek amacı kendi atalarını deviren tanrılar sınıfının şefinden yani baştanrıdan intikam almak ve onunla alay etmektir, ateşi çalmasıyla kendi sınıfını diriltebileceğini düşünmez ya da insanoğluna iyilik yapmak gibi bir derdi yoktur, otoriteyi “otorite” olduğu için anarşist bir güdüyle yıkmaya çalışmaz, birey olarak otorite karşısında konumlanır.

Django da öyle. Samuel L. Jackson’ın canlandırdığı siyah Stephen karakterinin aşırı bir biçimde beyazcı ve siyah düşmanı olmasında da aynı bireysel duruşu görebilirsiniz. Tarantino bize bu iki adam arasında herhangi bir fark olmadığını göstermeye çalışıyor, bu da başta söylediğim gibi, Tarantino filmlerindeki bireyin ayakta kalma mücadelesinin tipik örneklerinden biri, yönetmeni bile aynı güdüyle hareket ediyor, zaten belki de Tarantino sinemasında sevdiğimiz şey de bu.

Telefonumda zil sesi yaptım, filmin ana temasını, iyi de yaptım:

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: