Latincede bela okuma ve yaradana sığınma!
Edward C. Echols’ün The American Scholar’da yayınlanan “Sacra ac Profana The Art of Swearing in Latin” başlıklı çalışması pek ilgimi çekti. Başlığından da anlaşılabileceği gibi, yazının konusu “Latincede İlenme / … Okumaya devam et
Tanrı her şeyi insan için yaratmamış!
Yorgun geçirdiğim gecelerimde ve gündüzlerimde bana yoldaşlık eden büyük Stoa filosofu Seneca’nın, Naturales Quaestiones 7.30.3’te, evvelinde, “Quam multa praeter hos per secretum eunt, nunquam humanis oculis orientia!” ünlemiyle birlikte dile … Okumaya devam et
Lux (Işığı görmek)
Lux Latincede “ışık” anlamında, “ışığı görmek” şeklinde Türkçeye çevirebileceğimiz “lucem videre” deyimini gerek klasik, gerekse sonraki dönemde “yaşamak” anlamında kullanmışlar. Arka-planda, ışığı gördüğü müddetçe insanın yaşadığı minvalinde bir anlam gizli … Okumaya devam et
Dialectica Islamica (İslam Diyalektiği)
“En iterum scholas dialecticas!” Seelmann Türklerde ve Araplarda rasyonel / akılcı felsefenin tarihini dert edinince ikide bir bunu tekrarlıyor, “en iterum scholas dialecticas!” “İşte, yine diyalektik okulu!” arayışı tam … Okumaya devam et
Çoğul-köken
Eski bir kuşku Spinoza’nın “herkes kavramları aynı biçimde oluşturamadığına göre, insan gibi genel bir kavram insanın hakikî doğasını dile getirebilir mi?” sorgusuyla [1] canlanır. Kuşkunun merkezinde şu düşünce yer … Okumaya devam et
Tanrı kaldıramayacağı ağırlıkta taş yaratabilir mi?
I Bir sorunun yan cümleciklerle beslenmiş herhangi bir açımlaması olmaksızın muhakkak cevaplanabilir olması gerektiğine ilişkin örtülü ya da örtüsüz bir kanıdan hareketle “yaratabilir” ya da “yaratılamaz” cevabı verilebilir bu … Okumaya devam et
Bir sofu kadın tipi: Foligno’lu Angela
Bu başlığı açmamdaki temel neden bir Trier ittirmesidir. İttire ittire bir hal oldu. Antichrist’i izledim izleyeli, halden hale şey oldum, hem de hep aklımda tartarak. Uzunca bir süredir böyle bir … Okumaya devam et
non veni pacem mittere sed gladium!
Yeni Ahit, Matta 10.34’teki bu ifadeyi Türkçeye “barışı değil, kılıcı getirmeye geldim” şeklinde çevirebiliriz. İsa hoşgörüsü ve çilesiyle ilgili kimi eleştirilerde sık kullanılan bu ifade aslında çoğu art-niyetli yorumcu tarafından … Okumaya devam et
Kim bu teozof?
Teolog (theos–logos‘la/tanrı-bilim’le uğraşan) ve filozof (philos–sophia‘yla/bilgi-candanlığı’yla uğraşan) olamayan ama beri yandan spekülatif ve ilahî teorilerden de kendini alamayan, bu yüzden teolojiden theos‘u, felsefeden de sophia‘yı alıp bir karışım oluşturan düşün … Okumaya devam et