Urbanitas ya da Kentlilik (1)
Malumunuz, birkaç gün önce Kadıköy’de, taraftar olarak sadece kadınların ve çocukların içeriye alındığı bir futbol karşılaşması oldu. Denk geldi, aynı akşam Kadıköy’e yolumuz düştü ve stat çevresinde biriken -içeriye alınmamış- … Okumaya devam et
Cicero, De Officiis 1.38 (Pyrrhus ve savaşta yükümlülük bahsi)
Cicero, evvelce de bahsettiğimiz De Officiis‘in (Yükümlülükler Üzerine) bir bölümünde “düşmanlara karşı yükümlülüklerimiz” konusunu ele alır. Genel olarak eserin ilgili bölümünde düşmana bile adil olunması gerektiğini bildiren Cicero, bu konuda … Okumaya devam et
Cicero, De Officiis 1.10.32 (Theseus bahsi)
“Nitekim efsanelere göre Neptunus Theseus’a verdiği sözü yerine getirmeseymiş, Theseus, oğlu Hippolytus’u yitirmeyecekmiş. Yazıldığına göre, Theseus’un [Neptunus’tan] üç dileği olmuş ve üçünden biri olarak, öfkeyle, Hippolytus’un ölmesini dilemiş, dileği yerine … Okumaya devam et
Sokratesçi Eğitim Modeli Üzerine I (L. Versényi’den…)
2011’in Şubat’ından itibaren Sokratesçi Eğitim modelinin İlköğretime uygulanabilirliği üzerinde çalışıyorum, bu cihetle ucu ve varacağı yer belli olmaksızın sürecek olan bu çalışmada öne çıkan unsurları Mart ayı boyunca blogda yayınlamaya … Okumaya devam et
Lupercalia: Bir Şubat Bayramı
Her şeyden önce, sevgili romalılar ve bu toprağın güzide insanları, hepinizin lupercalia bayramını en içten dileklerimle kutlar, küslerin barıştığı, küs olmayanların daha da kaynaştığı ve sevgi dolu olduğu bu bayramın … Okumaya devam et
Kadınsı Gladyatör
Maalesef batının ahlaksızlığını alan eski Roma devletinin ve toplumunun ne denli yozlaşmış olduğunu gösteren bir vesikadır kadınsı gladyatörlerin (kadın gladyatörlerden farklı elbette, –sı diyoruz, –sı) varlığı, yazık kere yazık, özünden … Okumaya devam et
Latincede bela okuma ve yaradana sığınma!
Edward C. Echols’ün The American Scholar’da yayınlanan “Sacra ac Profana The Art of Swearing in Latin” başlıklı çalışması pek ilgimi çekti. Başlığından da anlaşılabileceği gibi, yazının konusu “Latincede İlenme / … Okumaya devam et
Çoğul-köken
Eski bir kuşku Spinoza’nın “herkes kavramları aynı biçimde oluşturamadığına göre, insan gibi genel bir kavram insanın hakikî doğasını dile getirebilir mi?” sorgusuyla [1] canlanır. Kuşkunun merkezinde şu düşünce yer … Okumaya devam et
Eşitlik ama ne için?
Klişe küçümseme olur mu? Aslında bal gibi olur, küçümsemeyi klişeleştirmiş olmak, onu farkında ya da farkında olmadan habitudo niyetine gelenekselleştirmiş olmayı gerektiriyor. Küçümsemenin farkında olmayı bir kenara koyarsak, farkında olmadan … Okumaya devam et