C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Spartacus Kürt müydü?

#11117201‘deki iddiayı yıllar evvel arzach bana da söylemiş, ne düşündüğümü sormuştu, cevaben ne yazdığımı ya da bir şey yazıp yazmadığımı hatırlamıyorum. Ancak söz konusu entiriden hareketlenip şimdi bir şeyler söyleyerek itidale anlam yükleyen Kürtlerin içini ferahlatayım.

İlk söyleyeceğim şey, biyografi yazarı Plutarchus ile Spartacus’un yaşamları “benzer dönemlerde” denilemeyecek ölçüde farklı dönemlere denk düştüğü olsun, zira Spartacus’un İ.Ö. 109-71, Plutarchus’un ise İ.S. 46-120 tarihleri arasında yaşadığı bilinir. Aslına bakılırsa farklı birçok dönem için iki yüzyıl çok fark eder, ancak elimizdeki kaynakların gösterdiği gibi, antik-çağ’da iki yüzyıl ziyadesiyle fark eder. Spartacus hareketi bir cumhuriyet ayaklanmasıydı, Plutarchus’a gelinceye değin, arada Roma cumhuriyet düzeninin yıkıldığını, Augustus’la birlikte Principatus rejimine / imparatorluk yönetimine geçildiğini ve Roma’da Hıristiyan kıvılcımının doğduğunu, bu gibi büyük sosyal ve siyasî değişimlerle birlikte Roma yazın tarihinde de değişimler görüldüğünü rahatlıkla düşünebilirsiniz. Bu uyarıyı ilgili entirideki “benzer dönemlerde” vurgusuna istinaden yapıyorum.

Şimdi gelelim Plutarchus’un aktardığı şu Spartacus bahsine. Yunan-Roma yazınında her daim okumaktan en fazla keyif duyduğum ve her paragrafında muhakkak yeni bir şeyler öğrendiğim yazarlardan olan Plutarchus’un ikili gruplar halinde meşhur bir Yunan ile bir Romalının yaşamını tek tek anlatıp sonunda iki yaşama ilişkin özet geçtiği “Paralel Yaşamlar”ındaki Crassus biyografisinde Spartacus’un kimliğine ilişkin bir bilgi var. Ancak çok basit bir açıklaması olan bir terimin yanlış okunmuş/değerlendirilmiş olmasından kaynaklanan dezenformatif bir aktarımdan ötürü, şu saatte o kimliği eşelemek durumunda kaldığım için mutsuzum. Buna karşılık eşelediğim metinden çıkardığım sonucu sizlerle paylaşarak kamu görevimi yerine getirmiş olacağım için ayrı bir kıvanç duyuyorum.
Kıvanarak belirtirim ki, Plutarchus söz konusu biyografisinin Spartacus’un köken kimliğinden bahsettiği kısmında şöyle diyor:
“… Spartacus’un söküp alındığı yer [topluluk], nomades de denilen (tou nomadikou) Thracia’nın şu göçebelerinden biriydi.
Bu ifadede geçen nomades terimini açıkladığımızda Spartacus’un kökenine ilişkin “kesin” bir fikir edinebileceğimizi sanıyorum. Latincede nomades, nomas‘ın çoğul özne hali olmakla birlikte Yunancada “otlayan sürü” anlamına gelen aynı isimden kaynaklanır, başka deyişle ismin Latincedeki (Latin alfabesindeki) hali Yunancadakinin transliterasyonudur. Bu isim Latincede “sürüleriyle birlikte göç eden kır insanları” anlamına gelir, kaynağımız ise Roma’nın doğa tarihçisi Plinius’un (i.s. 23-79) Naturalis Historia adlı eserinin 5.3.2-22. bölümleridir.

Yine nomas, şair Martialis (8.55.8; 9.75.8) tarafından Numidia ülkesi/kenti anlamında da kullanılmıştır. Numidia günümüzdeki Cezayir’de, Mauretania’nın doğusunda bulunan bir Kuzey Afrika ülkesi/kentidir. Yine İ.S. 1. yy.’da şair Vergilius Aeneis destanının 4.320. bölümünde, Propertius 4.7.37’de ve Silvanus 5.194’te nomas‘ı (yani çoğulu olan nomades‘i) “Numidialılar” anlamında kullanmıştır. Ancak bu nomas=Numidialı eşitlemesi, söz konusu kavmin göçebe/kırsal niteliğini ortaya koyar, başka deyişle Charlton T. Lewis’in sözlüğünde “hence,” (“buradan hareketle, bu yüzden”) uyarısıyla verildiği gibi, nomades, nomas’taki, yukarıda bahsettiğim göçebelik anlamından ötürü, Numidialıları işaret eder olmuştur.Sözün özü kavmin niteliğine bakılıyor ve o niteliğe uygun olarak “nomades” ismi kullanılıyor. Yani bir Latince/Yunanca metinde karşımıza çıkan her “nomades” Numidialıları işaret etmiyor, göçebe Çinlilere de, göçebe Türklere de “göçebeler” denmesi gibi bir durum söz konusu. Numidialılar yani bizdeki adlandırmayla soy bakımından Berberîlerin Kürt olduğu iddia edilse bile, ki bu iddianın da kaynaklarca desteklenmesi gerekir, nomades isminin/sıfatının başka kavimlerle ortak olabilecek spesifik bir niteliği betimleyici kullanılışından ötürü Plutarchus’un Numidialıları kast edip etmediği anlaşılamaz, başka deyişle Crassus biyografisinden bunu anlayamıyoruz, zira Spartacus’un kökeniyle ilgili bu aktarımı burada kesiliyor, yazar devamında sadece bedenen değil, akıl bakımından da Spartacus’u överek onun bir barbardan ziyade Yunan [gibi] olduğunu söylüyor.

Burada benim asıl dikkatimi çeken unsur hiçbir çeviride [buradaki çevirimde kaynak aldığım John Langhorne ve William Langhorne’un büyük yorumlu ve notlu “Paralel Yaşamlar” çevirisi de (Plutarch’s Lives, pub. by W. and J. Neal., Baltimore 1831) dahil olmak üzere] nomades‘e herhangi bir açıklama yapılmamış olmasıdır. Bu da, yukarıda bahsettiğim nomades kullanımının teyidi anlamına geliyor, çünkü nomades‘in doğrudan / özel olarak Numidialıları işaret ettiği düşünülseydi, bunu ayrıca belirtme gereği duyulurdu, yazarlar bunu yapmıyor. Kaldı ki, yukarıda da dediğim gibi, Numidialıların yani Berberîlerin Kürt kimliğinin de kesin bir şekilde kanıtlanması gerekiyor, bu kanıtlama işlemi Kürtlerin Numidialı olduğuna ilişkin menfi olmayan bir sonuca varması durumunda da, nomades isminin/sıfatının metindeki durumuna ilişkin semantik analiz sonucunda özel olarak başka kavimlerin göçebeliliğine vurgu olarak kullanılabilirliği bulunan bu betimleyici ifadenin Numidialıları işaret etmediği söylenebileceğinden (ki kökenini de göz önünde bulundurarak kabaca gramer açıklamasını yukarıda yaptım), en nihayetinde Spartacus’un Kürt olduğunu dile getirmenin ne kadar zor olduğu aşikardır.
Spartacus’un Kürt olamayacağına ilişkin burada yaptığım açıklamaya ek olarak (ey büyük Iuppiter, bu cümleyi kurduğum için beni affet) bir ortaçağ katibinin [eskiçağ’da kaleme alındığı düşünülen Yunanca-Latince metinler ortaçağ ve renaissance süzgecinden/kopyalama sürecinden geçtikten sonra elimize ulaşmıştır, bu yüzden “kopyalama hatası”na sık rastlanır metinlerde, en azından böyle bir hata olduğu iddiasına!] hatasından kaynaklanan bir “nomades” kullanımı şüphesinden de bahsetmek durumundayım [Bir klasik filologun bayıldığı şeyler bunlar hep!]:
Ziegler’in metne yaptığı ekleme.
Barry S. Strauss’un “The Spartacus War” adlı eserinin (Simon and Schuster, 2009), 31. sayfasında geçtiğince antikçağ metnini kopyalayan katibin hatasından ötürü “Maedi” ismi metne nomades diye geçmiştir. Tekil hali Maedus olan Maedi, günümüzde Güneybatı Bulgaristan’daki tepelerde yaşayan, dönemin Thracia kavimlerinden birinin adıdır.
Yazarın bildirdiğine göre, tıpkı Plutarchus’un övgülerini anımsatacak ölçüde, bu kavmin erkekleri bedensel kuvvetleriyle anılmakla birlikte, Roma’ya karşı sürekli ayaklanır/savaşırdı. [Hatta yazar daha da ileri giderek Spartacus’un karısının da Bessi ya da Getae gibi diğer Thracia kavimlerinden birinde doğmuş olabileceğini dile getirir. Hatunun hikayemizde yeri olmadığı için bunu geçiyorum.] Zaten Plutarchus’un Yunanca orjinal metnini inceleyen klasik filologlardan Ziegler metnin söz konusu kısmına “Maidikou” eklemesini yaparak (bkz. yukarıdaki resim), nomades‘i açıkça Maedi kavmiyle eşitler ve Spartacus’un Numidialı/Berberî (dolayısıyla Numidialıların Kürtlerin ataları olduğunu kabul etsek bile, Spartacus’un Kürt) olamayacağını göstermiş olur.
Tüm Kürtleri itidale davet ediyorum.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: