
10 Ekim 2021 tarihli Birgün Pazar’da (Sf. 16) yayınlanan “Cicero ve Marcus Aurelius Açısından Filozof-Kral Meselesi” başlıklı yazımı şuradan okuyabilirsiniz: Link.
Özet: Bu yazı, Platon’un Devlet diyaloğunda ortaya koyduğu filozof-kral idealini Cicero ve Marcus Aurelius örnekleri üzerinden tartışarak felsefe ile siyasal iktidar arasındaki gerilimli ilişkiyi ele almaktadır. Cicero’nun yaklaşımı, Platoncu filozof-kral modelini doğrudan siyasal bir program olarak benimsemekten ziyade, devlet adamının bilgelik, eğitim, deneyim ve pratik akılla donanmış olması gerektiği fikrine dayanır; bu bağlamda iyi yönetici, yalnızca teorik hakikate yönelen filozof değil, kamusal yararı gözeten ve kriz anlarında ölçülü karar verebilen kişidir. Marcus Aurelius ise imparatorluk makamında bulunmuş bir Stoacı olarak filozof-kral idealine tarihsel bakımdan en çok yaklaştırılan figürlerden biri olsa da, Kendime Düşünceler’de görülen ahlaki disiplin ve iç muhasebe, savaşlar, siyasal zorunluluklar ve yönetim sorumluluğuyla birlikte düşünüldüğünde bu idealin sorunsuz biçimde gerçekleşmediğini gösterir. Böylece yazı, filozof-kral meselesini soyut bir ütopya olmaktan çıkararak düşünce ile iktidar, bilgelik ile pratik karar, ahlak ile siyasal zorunluluk arasındaki ilişki bağlamında değerlendirir ve felsefenin siyasete yön verebileceğini, ancak siyasal iktidarın felsefi saflığı çoğu zaman sınayan bir alan olduğunu savunur.