Dr. C. Cengiz Çevik – Blog

KLASİK FİLOLOG

Tag Archives: roma

Sokratesçi Eğitim Modeli Üzerine I (L. Versényi’den…)

2011’in Şubat’ından itibaren Sokratesçi Eğitim modelinin İlköğretime uygulanabilirliği üzerinde çalışıyorum, bu cihetle ucu ve varacağı yer belli olmaksızın sürecek olan bu çalışmada öne çıkan unsurları Mart ayı boyunca blogda yayınlamaya … Okumaya devam et

10/03/2011 · Yorum bırakın

Lupercalia: Bir Şubat Bayramı

Her şeyden önce, sevgili romalılar ve bu toprağın güzide insanları, hepinizin lupercalia bayramını en içten dileklerimle kutlar, küslerin barıştığı, küs olmayanların daha da kaynaştığı ve sevgi dolu olduğu bu bayramın … Okumaya devam et

18/02/2011 · Yorum bırakın

Kadınsı Gladyatör

Maalesef batının ahlaksızlığını alan eski Roma devletinin ve toplumunun ne denli yozlaşmış olduğunu gösteren bir vesikadır kadınsı gladyatörlerin (kadın gladyatörlerden farklı elbette, –sı diyoruz, –sı) varlığı, yazık kere yazık, özünden … Okumaya devam et

06/02/2011 · 1 Yorum

Latincede bela okuma ve yaradana sığınma!

Edward C. Echols’ün The American Scholar’da yayınlanan “Sacra ac Profana The Art of Swearing in Latin” başlıklı çalışması pek ilgimi çekti. Başlığından da anlaşılabileceği gibi, yazının konusu “Latincede İlenme / … Okumaya devam et

04/02/2011 · Yorum bırakın

Spartacus Kürt müydü?

#11117201‘deki iddiayı yıllar evvel arzach bana da söylemiş, ne düşündüğümü sormuştu, cevaben ne yazdığımı ya da bir şey yazıp yazmadığımı hatırlamıyorum. Ancak söz konusu entiriden hareketlenip şimdi bir şeyler söyleyerek … Okumaya devam et

22/11/2010 · 3 Yorum

Çoğul-köken

  Eski bir kuşku Spinoza’nın “herkes kavramları aynı biçimde oluşturamadığına göre, insan gibi genel bir kavram insanın hakikî doğasını dile getirebilir mi?” sorgusuyla [1] canlanır. Kuşkunun merkezinde şu düşünce yer … Okumaya devam et

26/10/2010 · 1 Yorum

Eşitlik ama ne için?

Klişe küçümseme olur mu? Aslında bal gibi olur, küçümsemeyi klişeleştirmiş olmak, onu farkında ya da farkında olmadan habitudo niyetine gelenekselleştirmiş olmayı gerektiriyor. Küçümsemenin farkında olmayı bir kenara koyarsak, farkında olmadan … Okumaya devam et

07/10/2010 · Yorum bırakın

Lex naturae

J. W. Martens’e göre, Stoa düşüncesinde tümüyle aklî ve berrak olan doğa yasası insan yasasına üstün gelir. O, doğayı yazılmış başka hiçbir yasanın yapamayacağı şekilde düzenler. Bu Seneca’nın Naturales Quaestiones … Okumaya devam et

04/10/2010 · Yorum bırakın

Kölesiyle yemek yemeyi utanç vesilesi sayanlara…

“‘Servi sunt.” Immo homines. ‘Servi sunt.’ Immo contubernales. ‘Servi sunt” Immo humiles amici. ‘Servi sunt.’ Immo conservi, si cogitaveris tantundem in utrosque licere fortunae. Itaque rideo istos, qui turpe existimant … Okumaya devam et

30/09/2010 · 2 Yorum

Augur’luk

  Roma’da epik literatürün mühim isimlerinden Statius, Thebae 9.629’da “simque augur cassa futuri!” der ve ünlemini kor! “… geleceğe ilişkin faydasız bir augur olsam!“ Tanrılar skalasında Güneş tanrısı Apollo ya … Okumaya devam et

30/08/2010 · 2 Yorum