Cicero, De Officiis 1.10.32 (Theseus bahsi)
“Nitekim efsanelere göre Neptunus Theseus’a verdiği sözü yerine getirmeseymiş, Theseus, oğlu Hippolytus’u yitirmeyecekmiş. Yazıldığına göre, Theseus’un [Neptunus’tan] üç dileği olmuş ve üçünden biri olarak, öfkeyle, Hippolytus’un ölmesini dilemiş, dileği yerine … Okumaya devam et
Princeps… fructibus (De Officiis 1.8.25)
Yukarıda paylaştığım ve çevirisini sunduğum, Cicero’nun De Officiis‘inde geçen aforizmalaşmış, meşhur sözlerden biridir. Dönemin Roma’sında (Cumhuriyetin sonuna doğru ve kesin konuşmak istemesem de “belki” Augustus sonrası çalkantılı imparatorlar döneminde de) savaş ganimetleriyle … Okumaya devam et
Catilina Tertibi (Coniuratio Catilinae)
İ.Ö. 66-62 yıllarında Roma siyasî yaşamındaki, Catilina merkezli dalgalanmalara ilişkin iki temel kaynağımız bulunur. Biri bu dalgalanmanın başrol oyuncularından olan Cicero’nun In Catilinam’ı, diğeri ise Sallustius’un De Catilinae Coniuratione’sidir. Mevzubahis … Okumaya devam et
Zaman
Cicero “ipsum quidem generaliter definire difficile est” diyor, yani “onu genel hatlarıyla tanımlayabilmek güç.”[1] Zamanın “genel” (generaliter: “genel olarak”) tanımı, güçlüğü nispetinde bir niteliğin betimleyicisi olması bakımından kolaylık sağlıyor. Ancak … Okumaya devam et
Lupercalia: Bir Şubat Bayramı
Her şeyden önce, sevgili romalılar ve bu toprağın güzide insanları, hepinizin lupercalia bayramını en içten dileklerimle kutlar, küslerin barıştığı, küs olmayanların daha da kaynaştığı ve sevgi dolu olduğu bu bayramın … Okumaya devam et
Ölüm üzerine Cicerocu bir diyalog
A. Kötü görünüyor bana ölüm. M. Ölenlerin mi, yoksa ölüme yazgılı olanların ölümünü mü kast ediyorsun? A. Her ikisini de. M. O halde [senin için] kötü olduğuna göre ölüm, … Okumaya devam et
Eşitlik ama ne için?
Klişe küçümseme olur mu? Aslında bal gibi olur, küçümsemeyi klişeleştirmiş olmak, onu farkında ya da farkında olmadan habitudo niyetine gelenekselleştirmiş olmayı gerektiriyor. Küçümsemenin farkında olmayı bir kenara koyarsak, farkında olmadan … Okumaya devam et
Lex naturae
J. W. Martens’e göre, Stoa düşüncesinde tümüyle aklî ve berrak olan doğa yasası insan yasasına üstün gelir. O, doğayı yazılmış başka hiçbir yasanın yapamayacağı şekilde düzenler. Bu Seneca’nın Naturales Quaestiones … Okumaya devam et
Evrensel, ama ne için?
Uzunca bir süre evrenselin mümkünlüğünü yadsıdım. Herkesin gördüğünü sandığı ama aslında görmeden salt olmasını istediği yani idealize ettiği kimi değerlere (adalet önünde eşitlik, din dil ırk unsurlarının insan ilişkilerini belirlemede … Okumaya devam et
Copernicus ve Yeni-Platonculuk
Copernicus’un Güneş’i evrenin merkezine yerleştirirken Yeni-Platonculuğun etkisinde olduğu yolundaki iddia pek sık dile getirilmiştir. makul bulamadığım bu iddiayla ilgili olarak yakında bir iki çalışmamı yayınlamayı düşünüyorum, şimdilik burada özet geçeyim. … Okumaya devam et →