Dr. C. Cengiz Çevik – Blog

KLASİK FİLOLOG

Tag Archives: jimithekewl

>George Soros’u anlamak mı, ama ne için?

> George Soros’la ilgili ekonomik kaygıları çok iyi anlıyorum, zira adı üstünde bir spekülatörden bahsediyoruz, amacı ne olursa olsun -“modern Robin Hood’luk” olsa bile- spekülatörün doğasında maddî olanı gereğinden fazla … Okumaya devam et

06/11/2010 · 1 Yorum

Copernicus ve Yeni-Platonculuk

Copernicus’un Güneş’i evrenin merkezine yerleştirirken Yeni-Platonculuğun etkisinde olduğu yolundaki iddia pek sık dile getirilmiştir. makul bulamadığım bu iddiayla ilgili olarak yakında bir iki çalışmamı yayınlamayı düşünüyorum, şimdilik burada özet geçeyim. … Okumaya devam et

04/11/2010 · Yorum bırakın

Kozmik Yumurta

Kozmik yumurta inanışı aslında çoğul-kökenden ziyade tekil-köken fikrini destekler.(1) Zira insanlık tek bir kaynaktan çıkıp, farklı kültürlerde benzer bir inanç sistemine sahip olduysa, ondaki bu kökensel niteliğin teklikten başka açıklaması olamaz. … Okumaya devam et

01/11/2010 · Yorum bırakın

>Krugman’ın Çin’i

> Paul Krugman Çin’le ilgili iki noktaya temas etmiş, birincisi Çin “…en ufak tahrikte silah kullanmaya hazır görünüyor”, ikincisi “… ekonomik anlamda bir süper gücün sorumluluklarını almış görünmüyor.” Nytimes Krugman’ın … Okumaya devam et

30/10/2010 · 2 Yorum

>Copernico vinoque…

> Copernicus, şarap ve asla fal bakmakta kullanılmayan parmaklarım, neticede bir süredir beni fallamakta kullanılan araçlar.  Estne Copernicus vinumque repraesentatio Cengizo liquido?invenitne responsa quaestionum vero?Copernicus an veritas in vino sit,quod … Okumaya devam et

29/10/2010 · Yorum bırakın

Kutadgubilig, 18 (Ekim 2010)

“Lucius Annaeus Seneca, Naturales Quaestiones IV. Cp. I-II, Nil Nehri Üzerine” (s.423-444) başlıklı çevirimin de bulunduğu, Kutadgubilig. Felsefe-Bilim Araştırmaları Dergisi‘nin 18. sayısı çıktı. Tükenmeden alın(tılayın)! Bu sayının haşmeti, İstanbul Üniversitesi … Okumaya devam et

27/10/2010 · Yorum bırakın

Çoğul-köken

  Eski bir kuşku Spinoza’nın “herkes kavramları aynı biçimde oluşturamadığına göre, insan gibi genel bir kavram insanın hakikî doğasını dile getirebilir mi?” sorgusuyla [1] canlanır. Kuşkunun merkezinde şu düşünce yer … Okumaya devam et

26/10/2010 · 1 Yorum

Yeniden kadına pozitif ayrımcılık meselesi

Pozitif ayrımcılıkla ilgili tartışmalarda bir husus, bana kalırsa en önemli husus atlanıyor: o husus, kadınlara dönük pozitif ayrımcılığın en temel haklar düzeyinde bile, patriyarkı bu ayrımcılığa zorlayan bir kadın hareketi … Okumaya devam et

23/10/2010 · 4 Yorum

>İslâmcılığın ‘-cılığ’ı… (Ş. Teoman Duralı’dan)

> “Sonuçta İslâm bir ilahî yapıdır. İslâmcılığın ‘-cılığ’ı ise, ilahî yapıyı ifâde eden ıstılâha beşer mamûlu bir inşâı dile getirir bir ekin takılması olup ‘-cılık/-cilik’, dondurulmuş, yanî eleştirellik yetisini yitirmiş … Okumaya devam et

20/10/2010 · 7 Yorum

>Manifest destiny

> Zaten devletleşmiş / devletleşecek olan kentin / zihniyetin kuruluşuna dair üretilen genesis kültlerinden sadece biri, bu kadar kötülememek gerekir, zira bir zihniyetin süper güç olmasından öte, Roma’nınkine benzer bir … Okumaya devam et

19/10/2010 · Yorum bırakın