C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

>İslâmcılığın ‘-cılığ’ı… (Ş. Teoman Duralı’dan)

>

“Sonuçta İslâm bir ilahî yapıdır. İslâmcılığın ‘-cılığ’ı ise, ilahî yapıyı ifâde eden ıstılâha beşer mamûlu bir inşâı dile getirir bir ekin takılması olup ‘-cılık/-cilik’, dondurulmuş, yanî eleştirellik yetisini yitirmiş felsefe-bilim sistemi anlamına gelen ideolojiye alemdir. O hâlde İslâmcılık, son derece yanlış ve kerîhtir. İslâmı ideolojileştiremezsiniz. Olsa olsa İslâmdan esinlenmiş bir ahlâk-toplum düzeni, hattâ ideoloji vucuda getirilebilir. Bu da, ancak Toplumculuk-paylaşmacılık olabilir. İslâm da elbette esinlendiği sistemin, ideolojinin günâhından da sevâbından da sorumlu tutulamaz.”

Ş. Teoman Duralı, Omurgasızlaştırılmış Türklük, Dergâh Yayınları, 2010, s.131.

Share |

Reklamlar

7 comments on “>İslâmcılığın ‘-cılığ’ı… (Ş. Teoman Duralı’dan)

  1. gasilhane
    20/10/2010

    >Yazarın ön kabulü İslam'ın insan ürünü olmaması. O yüzden ben de onun gibi düşünüp ilahi olduğunu varsayıyorum: Şöyle bir sorun çıkıyor, mükemmel ve ideoloji haline getirilemeyen kusursuz İslam'ı kim uygulayacak, kusurlu ve eksik insanlardan başka? Ya ne olacağıdı? İnsanlar uyguluyor, insanlar ideoloji haline getirmeden hayatlarının parçası yapamıyor. Dolayısıyla İslamcı terimine karşı çıkan daha 'salt-İslamcı'lar bence 'daha-çok' olmaktan öteye gitmiyor. 'İslamcı denmez, İslam ideoloji haline gelemez' diyen de farklı şekilde ideoloji haline getiriyor; ki bunda yanlış bir şey yok. İslam her gün herkesin farklı ideolojik yaklaşımları ve farklı İslam'cılıklarıyla yaşayıp gidiyor. Özetle demem o ki: İslamcı'ların, birbirlerinin İslami dozunu beğenmeyip kınamaları çok ilginç. Aslında bu her cemaatte oluyor..

  2. jimi the kewl
    20/10/2010

    >I.Gasil yorumunu şu açıdan kayda-değer buluyorum: Üzerinde durulan kavramları soyut/kavramsal düzeyde ele alma ile böyle yapmayıp o kavramların ilkin kendinde (in se) bulunan manayı kabullenme arasında fark olduğuna ve bu farkı gözden kaçıranların nasıl aldatıcı (ilk bakışta doğru görünen) yollara sapabileceğine örnek teşkil ediyor yorumun.İlkin soyut düşünüp İslâm kavramının "yazarın zihninde/ön-kabulünde" değil, kendi müteşekkilinde yani oluşumunda "ilahî bir düzen"e tekabül ettiğini kabul edelim, burada yazarın kendisi İslâm'ı insan ürünü saymıyor değil, kavramın kendisi bunu dayatıyor. Yazar "İslâmcılık" kavramının müteşekkilindeki sorunu gösterebilmek için, İslâm kavramının ilkin dayandığı kayayı göstermeye çalışıyor ve diyor ki "İslâm bir ilahî yapıdır" Bu "Bana göre, İslâm bir ilahî yapıdır" değil, "İslâm terimi kendinde bir ilahî yapıyı gösterir" anlamını işaret eder. Yazar İslâm'ın kendinde içerdiği manayı (daha basit ifadeyle "sözlük manasını") sık vurgulama gereğini hissetmediği için kavramsal düzeyde İslâm teriminin müteşekkilinden bahsedip geçiyor.Burada dikkat edilmesi gereken husus, soyut olarak bir kavramın müteşekkilinde sorun olduğuna vurgu yapılmak istendiğinde kökünde bulunan kavramın analize tabi tutulduğu ve buna bağlı olarak kök kavramla ondan türeyen kavram arasındaki çelişkinin gösterildiğidir. Kavramlar düzeyinde soyut düşünebilme yeteneği, doğuştan gelmez ancak belli bir tedrisattan geçmeyi gerektirir. Senin gibi keskin zekalı / kafası zehir gibi çalışan bünyelerin bu tedrisattan geçmesini işte bu yüzden istiyorum, soyut düşünüp kavramları yerine oturtma potansiyeli var ama bunu lâyıkıyla değerlendirme konusunda tedrisattan geçmediğin için eksiğin de var, daha yorumun başında böylesine küçük gibi görünen aslında büyük olan bir yanlışa düşmenin nedeni bu. Benim bu tespitimi kötü karşılamanı da istemem, tümden iyi niyetimle söylüyorum. Hoş kötü karşılasan da, umrumda olmaz ya, o da ayrı mesele. Söyleyebileceğim şu: daha yorumunu okur okumaz, başka vesilelerle sık tekrarladığım, Türkiye'deki birçok bitmez tartışmanın aslî nedeni olan soyut düşünememe durumuna senin de düştüğünü gördüm, üzerinde durmamın nedeni bunun yaygın bir "güdüklük" olduğudur; neticede birçok tartışma dil probleminden kaynaklanıyor ve birçok dil problemi de soyut düşünmeyle, subjektif yorum arasındaki ayrımın iyi fark edilememesinden besleniyor, durum budur, senin yorumunda da aynı "küçük" ama aslen "büyük" sorun var.->

  3. jimi the kewl
    20/10/2010

    >II.Ayrıca hocanın eserinden yaptığım alıntıda da zaten, benim yukarıda söylediklerimin bir sağlaması mevcut. Hoca, -cılık ekinin kökteki kavramın doğasında yaptığı değişikliği göstermek adına "…eleştirellik yetisini yitirmiş felsefe-bilim sistemi anlamına gelen ideolojiye alemdir" diyor yani senin deyiminle hocanın bir ön-kabulü varsa, o "hocaya göre" İslâm'ın ilahî kaynaktan beslendiği değil, İslâm'ın "kendinde" "eleştirelliği mümkün kıldığı" yönündedir. Hoca İslâm'ın İslâmcılığı mümkün kıldığında, dinin kendisindeki eleştirelliğin ortadan kalktığı bir ideoloji zeminine yem edildiğini düşünüyor (hoş, ben hocanın kendi fikrini yakından biliyorum da, şimdi alıntı üzerinden konuşuyorum), senin dediğin gibi, hocanın doğrudan İslâm'ın ilahî kaynağına ilişkin zaten bir ön-yargısı olsaydı, onu bu son ifadeyle ilişkilendirir ve arada bir neden-sonuç ilişkisi kurardı ("İslâm'ın ilahî kaynaktan beslendiği, kendindeki eleştirelliğidir" gibi), ancak o bunu yapmıyor. Basitçe, ilk anlamıyla belli bir kesimin ilahî kaynakla ilişkilendirdiği bir dini temsil eden bir kavramın -cılık'la ideolojileştirilmesinin, o dinî kavramı donuklaştırdığını dile getiriyor. Bu da, yukarıda dediğim gibi, bir kavramdan türetilen başka bir kavramın, kökteki kavramın "kendinde" doğasının bozulması anlamına geliyor "hocanın zihninde". "İslamcı denmez, İslam ideoloji haline gelemez' diyen de farklı şekilde ideoloji haline getiriyor…" demişsin, haklısın, buna katıldığım bir yan var. Püritenlerin Hıristiyanlıktaki mevcudiyetini de bu şekilde açıklayabiliriz, ya da Sola Scriptura / Sadece Kutsal Kitap diyenlerin. Ancak yine de hocanın buradaki tavrını göz önünde tutup, onu kökten İslâm'a "gönül verenlerden" sayamam ve belli bir ön-kabulle, daha açık konuşmak gerekirse "inançla" hareket ettiğini söyleyemem. Hoca İslâm'ın yeterliliği ve geçerliliği üzerine, en azından alıntıda herhangi bir yorum yapmıyor, hocanın gerçekten İslâm yanlısı olup olmadığı da söylenemez, hoca sadece soyut bir kavramdan türetilen başka bir soyut kavramın, yukarıda da dediğim gibi, ilk kavramın doğasını bozduğunu düşünüyor. Bana kalırsa bu -cılık eleştirisi, düşün dünyamızdaki birçok -cılık'laşmış ideolojikleştirme çabasına da getirilebilir. Ülkede şahit olunan temel tartışmalardaki eksene bakarsan, genelde -cılık'ların, üzerinde durulan unsurların temelindeki kavramları ne denli bozduğunu görebilirsin, örnek mi? "Türban ve kamusal alan" tartışmasını lab'a alıp dilediğince inceleyebilirsin, iki karşıt görüşten iyi malzeme çıkar.

  4. outlaw
    21/10/2010

    >olivier roy da islam'la islamcılık arasında benzer bir ayrım yapıyor, bunu yaparkenki derdiyse daha çok islamcılığın islamın kendisi ya da en saf ifadesi olarak görülmesine/gösterilmesine karşı çıkmak. ancak islamı ilahilik iddiasından yola çıkarak değil, günlük yaşamın içinde kültürlerden, geleneklerden vs. bağımsız bir "saf islam"ın olmadığından (ve olamayacağından) hareket ediyor. islamcılık bu durumda islam'a, özellikle de "peygamberin altın çağı"na atıfta bulunan modern bir kurtuluş ideolojisi olarak okunuyor roy tarafından, ki bence oldukça isabetli…

  5. gasilhane
    21/10/2010

    >Öncelikle sayende Türkçem gelişti, bunu belirtmem lazım, verdiğin cevap için net 23 defa sözlüğe baktım, karşılığını almadan özel öğretmenlik yapıyorsunuz hakkınızı helal edin değerli yazar. Hocanın kendi fikrini merak ettim, (kitabı çalmam lazım) çünkü dinin kendisinde eleştirellik değil de 'her-şeyi-ayarladık-eksiğiniz-yok' gibi bir tavır var. Bunu dine dogmatik demeden rahatlamayan bidon kafalı olmak için demiyorum gerçekten, yazarın bahsettiği İslam bazı insanlar için 'yok', serap gibi. Yani soyut düşünme de değil, ütopik düşünmüş benim için; zehir gibi olmayı geçtim, küçük aklım almıyor adamın varsaydığı kavramı. Neyse konuya döneyim. 'Yazar -cılık versiyonuna karşı' diye anladım, umarım doğru anlamışımdır. Her şey düzensizliğe, bozulmaya,insanileşmeye gideceğinden yazar üzülmesin istiyorum, bir nevi 'yine de dönüyor' durumu.

  6. jimi the kewl
    23/10/2010

    >outlaw@Ben de "Yeniden Asr-ı Saadet"in Ütopyalaştığını düşünüyorum. Zaten o döneme dönüşü arzulayan kafaların geçmişteki heyecanını şimdi en "İslamcı"sında da görmüyorum. Bu aslında İslam'dan kaynaklanan bir durum da değil, eşyanın tabiatı bunu emrediyor, burada bir tür sosyal evrim işliyor. Hıristiyanlık da aynı tezgahtan geçti, önce bir grup (Katolik) öne çıktı sonra onları protesto edenler (Protestanlar) ve ortodoksiyi ön plana alanlar (Ortodokslar) ve diğerleri… İslam da, henüz peygamberin vefatı üzerinden bir asır bile geçmeden mezhep çatışmalarıyla kavruldu. Onca gözyaşı ve acıdan sonra başa dönüp o saflığı, ilk hali aramaya kalkmak mantıklı, rasyonalist ve hatta pragmatist bir eğilim ama asla realist değil. Çünkü gözyaşı gözyaşı, nifak da nifaktır.

  7. roketatar ramazan
    27/10/2010

    >Teoman Hoca’nın ideoloji tanımına kötümserlik hakim. Bense ideolojiyi daha çok Mannheim’ın bakış açısıyla anlıyorum. Yani düşünce üretmenin yordamı olarak. Buna göre İslamcılık İslam’ı dondurup eleştiriden münezzeh bir hale getirmiyor. Bilakis, güdülen siyaseti dinin alanından çıkarıp eleştirel düşüncenin sahasına sokuyor. İslam’ın ne olduğu, kaynakları bellidir. Neyin İslami olup olmadığının tartışılacağı zemin de bellidir. İslamcılık, bu sınırların dışında yer tutuyor. İlmihal bilgisi gibi biraz. Alıntının sonunda da Hoca toplumculuk diyor. İslamcılık bundan başka bir şey değil zaten. Ama böyle servis edince sanki İslamcılığa muarız bir şey söyleniyormuş gibi oluyor. Sen de her mağribi gibi fırsattan istifade ediyorsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 20/10/2010 by in Felsefe - bilim, Genel and tagged , , , .
%d blogcu bunu beğendi: