C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

>George Soros’u anlamak mı, ama ne için?

>

George Soros’la ilgili ekonomik kaygıları çok iyi anlıyorum, zira adı üstünde bir spekülatörden bahsediyoruz, amacı ne olursa olsun -“modern Robin Hood’luk” olsa bile- spekülatörün doğasında maddî olanı gereğinden fazla şişirme/daraltma eğilimi bulunur, bunun Soros veya bir başkası nezdinde kontrol edilebilir bir yönü yok, insanlar ekonomik yönden tümüyle Soros’un iyi-niyetine yani iyi niyetle daraltmasına/şişirmesine güvenmek durumunda kalmamalı, daha doğrusu buna mecbur değiller. Bu yüzden Soros riskli bir karakterdir, hele ki bu coğrafyanın, bireysel ekonomik kalkınmayı her şeyin önüne koyma eğilimine teslim olmuş insanları için. 
Ancak Soros’un siyaseten çizdiği spekülatif çizgi ve oynadığı karakter salt “Afganistan’da, Irak’ta milyonlarca kişiyi katletmiş bir işgalin devamcısı Barack Obama’yı destekleyen ABD’li dolar milyoneri spekülatör”[1] kimliğiyle açıklanamaz sanıyorum, çünkü aynı Soros’un 11 Eylül sonrasında oynadığı rol (ısrarla “oynadığı” dememin nedeni spekülatif kimliğinin her an aldatabilecek olmasıdır) yukarıda Obama’yla ilgili olarak verilen Soros kimliğinin aksi yönündedir. Zira Soros, Jamie Glazov’un deyişiyle[2], bu dönemde Bush’un “şeytanî”leştirilmesi (ve savaşın durdurulması) için varını yoğunu ortaya koymuş bir adamdır. Hatta Bush saldırıdan dokuz gün sonra kongreye dönüp “Ya bizden yanasınız, ya da teröristlerden yana” dediğinde, Soros kendisi gibi dönemin savaş karşıtlarıyla birlikte Bush’un bu söylemini geçersiz kılmaya çalışmıştı. Nitekim Soros, “İran, Afganistan ve Libya gibi İslam ülkeleri teröristlere doğrudan yardım ediyor” minvalindeki Bushçu zihne karşı çıkarak olası İslam düşmanlığını önceden bastırmaya uğraşmış ve Bush’u Nazi’den miras olan “supremacist ideology”yi sahiplenmekle suçlamıştı: 
“Amerika Bush’un yönetimindeyken, dünya için tehlike oluşturmaktadır… [Bush] Nazi’nin duvarlara yazılan, der feind hört mit gibi sloganlarını canlandırıyor.”[3] 
Ben şahsen George Soros ne yaparsa yapsın, Popper’den alıp geliştirmeye çalıştığı açık toplum idealiyle birlikte her bireyin eleştirel düşünebileceği ve bu sayede edindiği düşünceleri özgürce dile getirebileceği bir düzenin sağlanamayacağını düşünüyorum. En özet haliyle bu şekilde dile getirebilirim öngörümü, ancak Soros’un bu noktada, yukarıdaki savaş/Bush-karşıtlığında olduğu gibi, önemli bazı faydalar sağlayabileceğini düşünüyorum. Örneğin sık bahsettiğim “South Park’ta örneklenen itidali benimsemiş idealist eleştiri”yi bilhassa bizimki gibi değerler üzerinden yapılan siyasetin egemen olduğu, insanların kendilerini ve özgürlüklerini değil, aksine hem birey hem de toplum nezdinde altında ezilegeldikleri, düzeni yürüten kimi kutsal değerleri (ata kültü de dahildir buna, dinsel baskı da, her Türk’ü doğuştan asker kılan söylem de, değerleri çoğaltabilirsiniz) yaşamlarına “gaye/hedef” bellediği toplumlarda “açık toplum”un kendisine değilse de mikro ölçekte müspet sonuçlara ulaşılabileceğini sanıyorum. Bunun bir “sanı” olmasının nedeni, başta da bildirdiğim gibi, bu hedefin gerçekleşmesinde Soros gibi, neticede bir spekülatörün sağladığı maddî desteğin her daim “iyi” amaçlar taşıyıp taşımadığını kontrol etmede önüme pek “açık” imkânlar tanınmıyor oluşudur. Örneğin Soros savaş/Bush karşıtı olabilir ama bu, Soros’un yeri geldiğinde ordu imkânlarından yararlanmayı meşrû görmediği anlamına gelmez (nitekim gelmemiştir de). Kendimi ve toplumu zamanın ruhuna teslim etmişim/etmişiz gibi hissediyorum, Soros konusu açılınca. 
Yine de karamsar olmamalıyım, bana kalsa, Soros sadece South Park eleştirelliğine Türk pasaportu verse bile, büyük iş başarmış olur. Hökümetin cezbedici tahakkümüne sırtını dayayan (acıdan zevk duyanlar için bire-bir!) slihmemecanist ve akfbekist dalkavukluğu kırmanın bedeli az olmasa gerek. İşte o eleştirel zemin olsaydı Türkiye’de (yazarlarının tutumunu çoğu kere birbirini var kılan zıt karakterlerin orta-oyununa benzetsem de, Ekşi Sözlük’ü ayrı tutuyorum, South Park’ınkine en yakın eleştirelliği sunan zemin burasıdır, bu yüzden “o özgür/eleştirel zemin varsa da, örnektekiyle kıyaslanabilecek kuvvette değil” diyebiliriz) öndersavist söylem benzerleriyle birlikte çoktan alaşağı edilmiş, yani af buyrun, itin g*tüne sokulmuştu. 
Ayrıca Soros kendisini insanlık tarihinde nerede görüyor, bilmek ister misiniz? Bir söyleşisinden[4] okuyalım:

Notlar:
2. J. Glazov, United in Hate: The Left’s Romance with Tyranny and Terror, Wnd Books, 2009, s.xxviii.
3. P. Georgiev, Corruptive Patterns of Patronage in South East Europe, VS Verlag, 2008, s.118.
4. G. Soros – B. Wien – K. Koenen, Soros on Soros: Staying Ahead of the Curve, John Wiley and Sons, 1995, s.247.

Share |

Reklamlar

One comment on “>George Soros’u anlamak mı, ama ne için?

  1. Geri bildirim: Gezi direnişinin ardında Soros uzantıları mı var? | jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 06/11/2010 by in Felsefe - bilim, Genel and tagged , , , .
%d blogcu bunu beğendi: