Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

κοινωνία ve res publica meselesi

Cumhuriyet kavramını tarihsel perspektifte açıklamaya girişen bir yazı denk geldi. Sorunlarla dolu olan bu yazı Ercan İnal’a ait olup, muhteremin bloğunda bulunuyor: http://goo.gl/kUFe7m

Şimdilik yazıda beni ilgilendiren sorunlardan sadece biriyle ilgileneceğim, daha sonra belki diğer sorunlara da (özellikle de Cicero’nun “Roma’da gelişmekte olduğunu gördüğü Sezarizm ve istibdat eğilimlerine karşı “hürriyet ve demokrasi” fikrini savunmakta” olduğu iddiasına) değinirim. Burada ilgileneceğim sorun res publica teriminin Yunanca karşılığından bahsedildiği noktada başlıyor, yazar şöyle diyor:

Bu deyim Yunancada ta “koinoia” (ortak şeyler) kelimesinin bir calque (Almanca Lehnübersetzung)’ıdır.

Yazar niye “taklit” ya da “kopya” yerine calque’ı tercih etmiş ve anlamadım (ayrıca kelime ile ekfiil arasına parantez girmesi rahatsız edici bir görüntü oluşturduğu kadar, yanlıştır da), ancak bunu geçerek, gerçekten de res publica‘nın ta koinoia’nın (“ta” tırnak-dışı kalmış, oysa ta burada articulus görevi gördüğü için koinoia’yla (aşağıda göreceğiz, bu terim de yanlış yazılmış) birlikte kullanılmalıdır: ya ikisi de tırnak içinde ya da ikisi de tırnak dışında) karşılığı olup olmadığına bakalım:

Res publica’yı yazarın da bildirdiği gibi “kamu şeyi, malı” anlamında çevirebiliriz ilk etapta, daha sonra ise tamlamayı “kamuyu yani toplumu ilgilendiren, onun öncelikli sorumluluğu altındaki şey” şeklinde yorumlayabiliriz. Bu ikincil yorum tamlamanın ziyadesiyle siyasî içerik kazanmasından sonraki anlam hüviyetini yansıtıyor. Yazarın ta koinoia yazımı ise yanlıştır, gerçeği (“olsa olsa” desem mi?) κοινωνία olduğuna göre, Latinize hali koinonia olabilir. Yazarın κοινωνία’yı kast ettiğini varsayarak devam edersek (1), terim ilkin “birliktelik, topluluk, yoldaşlık” anlamındadır. Dahası terim dişildir, dolayısıyla τά (ta) değil, ἡ (e) articulus’uyla gösterilmelidir. Yazımla ilgili bu kadar yeter, içeriğe bakalım.

Yazar κοινωνία’nın res publica‘ya örnek teşkil ettiği kanaatini taşıyor. Yazıda kaynak yok, dolayısıyla dayanak noktasını bilmiyorum. Sadece şunu söyleyebilirim ki, klasik dönem Latince metinlerinde res publica’nın κοινωνία’nın taklidi, kopyası (calque) olduğuna dair bir yorum yok, dolayısıyla bu ancak sonraki dönemde kurgulanmış bir yakıştırma olabilir, ki modernlerin hiç yapmadığı şey değildir bu. Nitekim A. Dressler’in ilk nottaki aktarımında da bu iki kavram arasında bir ilişki kuruluyor, ancak bu yazarın da herhangi bir kaynak vermediğini görüyoruz, nedeni de basit: çünkü böyle bir kaynak yok. Bu noktada şu da söylenebilir: “illa bir Romalı çıkıp ‘şu Yunanca terimi, şu şekilde Latinceleştiriyoruz’ demeli mi?” Galiba demeli, zira denmiş örnekleri var. Misal Cicero Yunanca felsefe terimlerinin Latinceleştirilmesi konusunda bilhassa çalışmıştır. Onun ve başka Romalıların eserlerinde “Ut Graeci Appellant, vocant, nominant…” (“Yunanların dediği, seslendiği, isimlendirdiği gibi…”) kalıbını görürüz, bu kalıpla ifade edilen Yunanca terime karşılık bir Latince terim, kalıp ya da açıklama sunarlar. Ne yazık ki, κοινωνία için Latin literatüründe böyle bir karşılama yok.

Ancak bunun yerine başka tür bir ilişkiden söz eden başka modernler de vardır. Örneğin A. T. van Leeuwen κοινωνία’yı Latincedeki societas ve communitas ile eşitliyor (2): Latin alfabesi kullanan çağdaş batı dillerinin çoğuna geçmiş olan bu iki terimin (misal İng. society, community) anlamlarından hareketle κοινωνία’yla ne kadar ilişki halinde olabileceğini düşünebilirsiniz, keza Türkçe düşünmek de mümkün, societas Türkçede sosyete, communitas ise (zorlayarak da olsa) komünite olmuş. Bana kalırsa, κοινωνία’ya illa Latince bir karşılık aranıyorsa, societas ile communitas res publica‘dan daha uygun bir tercih olur. Zira terimlerin oluşumu neredeyse aynıdır: κοινωνία “eşlikçi, yoldaş, paydaş” anlamındaki κοινωνός‘tan (ya da kök için bkz. “ortak” anlamındaki κοινός) geliyor ve “toplumsal birliktelik” manasını, tek tek eşlikçilerin / yoldaşların / paydaşların bir araya gelmesinden kazanıyor. Societas da öyle, o da κοινωνός ile aynı anlamları ifade eden socius‘tan geliyor. Keza communitas da, üç aşağı beş yukarı κοινωνός ile aynı anlamları ifade eden communis‘ten geliyor. Bu kavramlar arasında hiç mi nüans yok? Elbette var, misal socius-societas daha çok “birliktelik”, communis-communitas ise “genel, ortalama” anlamının vurgulandığı bir çizgi izler. Bu nüanstan hareketlenirsek, κοινωνία için societas‘ın daha uygun olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim van Leeuwen de benim gibi düşünerek κοινωνία πολῑτῐκή’yi (kent toplumu, birlikteliği, vs.) societas civilis ile karşılıyor.

Ancak Aristoteles bağlamında düşünürsek burada bir problem çıkıyor, zira ona göre κοινωνία πολῑτῐκή = πόλις, Türkçe düşünürsek, kent toplumu = kent. (3) van Leeuwen buradan hareketle daha sonraki dönemde, bilhassa Rönesans’ta Avrupa siyaset geleneğinin (Thomas Aquinas ve Albertus Magnus’tan Bodin, Hobbes, Locke ve Kant’a kadar) Latince aktarımında semantik ayrımın ortadan kalktığını ve civitas, societas civilis ve res publica‘nın aynı anlamda kullanıldığını söylüyor. (4) (Bu, aynı zamanda Ercan İnal’a ait yazıdaki κοινωνία = res publica eşitliğinin de açıklaması oluyor, değil mi? Modernlerin kaktırmasıyla, neden olmasın?) Oysa bu terimlerin hepsi günümüzde daha da berrak bir ayrımla birbirinden uzaklaşır, Türkçe düşünüşle, civitas siteyi (kent-devlet), societas civilis sivil toplumu, res publica ise devlet ya da daha dar bağlamda cumhuriyeti temsil eder.

Burada durup soluklanıyorum.

Notlar:

1. Kast edilenin bu terim olduğuna ilişkin teyit için bkz. A. Dressler, “Oedipus on Oedipus: Sophocles, Seneca, Politics and Therapy”, A Companion to Sophocles, Ed. K. Ormand, The Blackwell Publishing, 2012, s.515.

2. Critique of Earth, James Clarke Co., 1974, s.112.

3. R. Koselleck, “The Temporal Structure of Conceptual Change”, Main Trends in Cultural History: Ten Essays, Ed. W. Melching – W. Velema,  Rodopi, 1994, s.8.

4. Benzer bir tavır için bkz. M. Riedel, Between Tradition and Revolution: The Hegelian Transformation of Political Philosophy, Cambridge University Press, 2011, s.36.

@addendum: Dictionary of Untranslatables: A Philosophical Lexicon başlıklı sözlükteki “civil society” maddesinde de buradaki konu incelenmektedir. İlgili maddeye buradan (pdf formatında) ulaşabilirsiniz.

One comment on “κοινωνία ve res publica meselesi

  1. Geri bildirim: Çeviren notu res publica’yı tanımlayamıyor mu? | jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: