Factio’dan parti’ye, siyasî anlam çatışması
Bacon’ın çevirisini bitirdiğim Sermones’ine yeniden dönünce, çevirisinden emin olmadığım (yapısını neredeyse hiç hatırlamadığım) için kontrol etmek istediğim denemelerden olan De Factionibus‘ta ilkin factio terimine takıldım. Zamanında bunu “parti” diye Türkçeleştirmişim, … Okumaya devam et
“Dicuntur” ve Academia Kuşkuculuğu
“Akademi”, “Akademik” ve “Akademisyen” kelimelerini bilerek duyanların aklına önce başka yazarlardan bol alıntının yapıldığı metinler ve konuşmalar gelir ya da belki de gelmelidir, zira “Akademi’deki akademik bir çalışmada akademisyen savunduğu görüşü … Okumaya devam et
Materia’yı (matter) nasıl Türkçeleştirmeliyiz? Ceviz kabuğunda fırtına
İlk defa felsefe metni okuyanlar “öz, töz, cevher, madde, arkhe, ilke, varlık, var oluş, ilinek (?)…” gibi kavramlarla karşılaştığında, ilahî ilhamın eşliğindeki keskin bir zekaları, duyuş güçleri ya da ilgili … Okumaya devam et
Prometheus’un kamıştaki ateşi ya da fallik sembol
Ateşle ilgili Türk deyim ve atasözlerine bakınca, aklıma Freud’un ilkin Civilization and its Discontents‘teki bir dipnotta bahsettiği -daha sonra The Acquisition and Control of Fire‘da genişlettiği- Prometheus mitinin fallik boyutu geldi. (“Fallik” … Okumaya devam et
Platon sonrasında Roma dönemine kadarki Yunan felsefe okulları kronolojisi
Platon sonrasında Roma dönemine kadarki Yunan felsefe okulları (Academia, Lyceum, Stoa, Kepos, Pyrrhonculuk ve Küçük [Bağımsız] Socratesçiler) kronolojisi hazırladım ve bloğumda paylaşıyorum, güle güle kullanmayın, ciddi olun: Platon sonrasında Roma … Okumaya devam et
συµπάθεια için contagio ya da cognatio (Cicerocu duyuş)
συµπάθεια (sumpatheia) modern dillerde de karşımıza çıkan bir terim, örneğin İngilizcede sympathy, Fransızca ve Almancada sympathie, İtalyancada simpatia, İspanyolcada simpatía ve Portekizcede simpatia. Türkçeye ise sempati şeklinde geçmiş. συµπάθεια’nın ilk … Okumaya devam et
Diodorus’un Temel Argüman’ı (κύριος λόγος)
Diodorus’un literatürde “Temel Argüman” (κυριεύων ya da κύριος λόγος)[1] olarak bilinen mantık tezi onun kader ve zorunluluk anlayışıyla yakından ilgilidir. Bunu biliyoruz, dahası bu tez hakkında başka bir çok şey … Okumaya devam et
Socrates ve Socratesçilerden kalanlar (fragmanlar – açık kaynak)
Bilindiği üzere Socrates kendisinden sonraki diyalektikçilerin çoğu gibi düşüncelerini yazmaktan ziyade sözlü bir şekilde ifade etmeyi tercih etmişti. Dolayısıyla onun görüşlerini yazıya aktaranlar ondan etkilenen öğrencileri ya da sonraki dönemde … Okumaya devam et
Materyalist de peygamberini putlaştırır mı? (Lucretius bağlamı)
Başlıktaki “materyalist” Epicurusçu / atomcu Lucretius’u, “peygamber” ise Epicurus’u işaret ediyor. “Putlaştırmak” sözcüğünü ise “materyalist” ve “peygamber” sözcüklerindeki provokatif dozu arttırmak için kullandım. Pagan dünyalarında putlaştırma eyleminin esası farklılık gösterir, … Okumaya devam et
Epicurus’un σύμπτωμα’sı ve Lucretius’ça zaman
Sextus Empiricus, Epicurus’un zamanı σύμπτωμα συμπτωμάτων olarak adlandırdığını söylüyor (Adversus Mathematicos 10.219), yani Türkçesiyle “semptomların semptomu” ya da “ilineklerin ilineği”. Türkçede “semptom” dediğimiz σύμπτωμα (symptoma) esasında “denk gelen” anlamındadır, başka deyişle “belirti” ya … Okumaya devam et