Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Epicurus’un σύμπτωμα’sı ve Lucretius’ça zaman

Sextus Empiricus, Epicurus’un zamanı σύμπτωμα συμπτωμάτων olarak adlandırdığını söylüyor (Adversus Mathematicos 10.219), yani Türkçesiyle “semptomların semptomu” ya da “ilineklerin ilineği”. Türkçede “semptom” dediğimiz σύμπτωμα (symptoma) esasında “denk gelen” anlamındadır, başka deyişle “belirti” ya da burada Türkçeleştirdiğim gibi “ilinek”.

Nişanyan’ın sözlüğünden de görülebileceği üzere “ilinek” eski Türkçeden günümüz Türkçesine kadar gelebilmiş olan ilişmek fiilinden türemiştir. Bu açıdan bakarsak, Yunancadaki σύμπτωμα’yı “ilişen” (asılan, tutunan) ya da “ilişmiş olan” (asılmış, tutunmuş olan) şeklinde Türkçeleştirebilir miyiz? Bu durumda, Epicurus zamanı “ilişenlerin ilişeni” olarak tanımlamış olmuyor mu? Peki, ilişenler nedir, ki zaman onlara ilişmiş olan olsun? İlişenler madde alemindeki hareketler olabilir mi? Gezegenlerin hareketi ya da yeryüzündeki nesnelerin hareketi olmasa, zamanın farkına varabilir miyiz ya da zaman diye bir şey olabilir mi? (Karş. Stobaeus, Eclogae Physicae 1.46-47)

Yukarıdaki soruların cevabını Epicurus’un izinden gittiğini söyleyen Lucretius’un doğa şiirinde bulabiliriz, sadece üç dizesini alıntılamak istiyorum:

Tempus per se non est…

Nec per se quemquam tempus sentire, fatendum est

Semotum ab rerum motu, placidaque quiete. (1.459; 462-463.)

Zaman diye bir şey yok kendi başına…
Yazgısı değil insanın zamanı hissetmesi kendi başına,
Nesnelerin hareketinden kopmuş halde, dingin ve huzurluyken.

Anlaşıldığı üzere nesnelerin hareketinden kopmuş olan insanın (semotus ab rerum motu) zamanı (tempus) kendi başına (per se) kavraması (sentire) mümkün görünmüyor Epicurusçu düşüncede. Nesnelerin hareketinden kopmakla dingin ve huzurlu bir hale geçmek eşitlendiğine göre, hazcı öğretinin söz konusu kopmayı salık verdiğini de düşünebilir miyiz? Cum grano salis (tuz taneciğiyle= kuşkuyla) yaklaşalım.

Reklamlar

One comment on “Epicurus’un σύμπτωμα’sı ve Lucretius’ça zaman

  1. anonim
    30/10/2012

    Hareket deyince aklıma Elealı Zenon geliyor. Achilleus ve kaplumbağa paradoksu’nu hatırlayalım. Achillus hızlı olmasına rağmen kendinden önce yola çıkan kaplumbağaya hiçbir zaman yetişemiyor. Yine ok paradoksu var. ”Uçan ok durmaktadır” Hareket onun dediği gibi bir yanılsamaysa eğer şu an hareket dahi etsem aslında durmaktayım ve hareketten kopmuş olan da zamanı algılayamıyor Lucretius’a göre. Zaman tek başına yok, hareketle algılıyoruz diyor.Hareketi kaldırırsak zamanın da bizim için olmadığını söyleyebilirmişiz,o halde. Epicurus’a göre birey mutlu olabilmesi için nesnel gerçeklik hakkındaki yanlış(göreli)tasarımlardan kurtulmalıdır. Hazcı öğreti bence bu nesnelerin hareketinden kopmayı salık veriyor olmalı aksi durumda bu öğretinin peşinden gidenler zamanın kıskacında yaşayan ve sürekli çeşitli kaygılar duyan (yaşlanma korkusu,ölüm korkusu) ”sıradan” insanlar olmalıydı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: