Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

συµπάθεια için contagio ya da cognatio (Cicerocu duyuş)

συµπάθεια (sumpatheia) modern dillerde de karşımıza çıkan bir terim, örneğin İngilizcede sympathy, Fransızca ve Almancada sympathie, İtalyancada simpatia, İspanyolcada simpatía ve Portekizcede  simpatia. Türkçeye ise sempati şeklinde geçmiş. συµπάθεια’nın ilk anlamı “ortaklık / yakınlık duygusu”dur (Liddell-Scott sözlüğünde fellow-feeling). Terimin morfolojisini çözümlersek:  συν ile πάθος’un birleşiminden oluşur, συν (eski Attica dialektiğinde ξύν / ksun) eklemlendiği yapıya öncelikli olarak “birlikte<lik>” anlamını katar, πάθος “-maruz kalmaya bağlı- duygulanım” ya da daha ileri aşamada “tutku” olarak çevrilebilir ancak anlamını belirleyen temel unsur “bir etkiye maruz kalmışlık” (suffering) durumudur, dolayısıyla πάθος bir edilgenlik hali olmakla birlikte, daha sonradan Cicero tarafından perturbatio animi yani “zihin karmaşası / rahatsızlığı” olarak tanımlanmıştır. O halde hadsizlik olur mu bilmem, πάθος’u acziyet göstergesi olarak bile yorumlayabiliriz. Son kertede συµπάθεια “birlikte maruz kalmışlık, ortak duyuş, birliktelik duygusu” olarak yorumlanabilir.

συµπάθεια aynı zamanda Stoacıların merkezî kavramlarından biri olmuş, evreni oluşturan nesneler arasındaki uyumu yani birliktelik duygusunu ifade etmiştir. İnsan da bu evrendeki nesnelerden biri olduğu için, hatta tek akıllı nesne  olduğu için, her şeye nüfuz eden evrensel aklın yüceliği karşısında sarsılmadan durabilmek için diğer her şeyle bir birliktelik duygusuna ihtiyaç duyar, Stoacılara göre. Başka deyişle, insana συµπάθεια bilincini kazandırmak, ona evrendeki yerini ve haddini bildirmek anlamına gelir.

Cicero De Fato adlı eserinin iki yerinde συµπάθεια’yı naturae contagio (5) ve rerum contagio (7) olarak Latinceleştirir. Contagio (=contagium) İngilizcedeki contact ile Türkçedeki kontakt hallerinden anlayabileceğimiz gibi, ilkin “dokunma, temas” anlamındadır. Dolayısıyla Cicero συµπάθεια’yı çevirirken ilkin “doğadaki temas / dokunma durumu”na, sonra da “nesnelerin birbirine teması”na vurgu yapmış olur. Metinle ilk karşılaştığımda contagio‘nun συµπάθεια için iyi bir çeviri olmadığını düşündüm, ki hala aynı kanaatteyim. Daha sonra araştırınca gördüm ki, bu çeviri benden önce metni yorumlayan başkaları tarafından da sorunlu bulunmuş. Örneğin George Luck da benimle aynı kanaati taşımış zamanında “On Cicero, De Fato 5 and Related Passages” başlıklı makalesinde (The American Journal of Philology, Vol. 99, No. 2 [Summer, 1978], s. 155-158) bu çeviriyi eleştirmiş. “A Commentary on Cicero’s ‘De Fato’” başlıklı doktora tezini yazan D. P .Marwede de Cicero’nun burada kötü bir çeviri yaptığını düşünmüş, ancak Luck gibi o da, elyazmalarına dayalı yanlış bir okuma yapılmış olabileceğini de eklemiş.

Her iki yazar da Cicero’nun burada συµπάθεια için contagio değil, “ilişki, bağ, kan bağı” anlamındaki cognatio‘yu kullanmış olabileceğini söylemiş. Contagio’dan farklı cognatio da “doğuştan gelen / doğal bir bağ” vurgusu vardır, dolayısıyla bu terim Stoacıların evrendeki nesnelerin birbiriyle olan “doğal” olduğu için “kopmaz” ilişkisini betimlerken kullandıkları συµπάθεια terimini karşılayabilir.

Ancak Cicero’nun contagio çevirisine şu açıdan da bakılabilir: Metinde contagio teriminin geçtiği yerde, Cicero Stoacı Posidonius’un doğa, talih ve kader anlayışına değinir. Posidonius’un bu üç kavramı içeren temel görüşü kehanet fikrini de içerir. Cicero’nun özellikle de De Divinatione adlı eserinde eleştirdiği Posidoniusçu kehanet anlayışına göre, madem doğadaki her şey bir birliktelik duygusu içinde, o halde her şey birbirini bir neden – sonuç ilişkisi çerçevesinde etkiliyor, başka deyişle her şey birbirine “dokunuyor” olmalıdır. Cicero’nun De Divinatione‘de Posidonius’a karşı çıkarken, nesneler arasında bir συµπάθεια olsa bile, bir kurbanın iç organlarının kayıp hazineyle ya da görülmüş bir rüyanın ileride kazanılacak bir zaferle ilgisinin olmadığını yani bu kehanet anlayışının saçma olduğunu söyler. Dolayısıyla Cicero’nun De Fato‘da De Divinatione‘de bahsettiği bu Posidoniusçu “nesnelerin birbirine dokunması” (=συµπάθεια) olgusunu contagio terimi ile karşılamış olması şaşırtıcı olmamalıdır. Nitekim ben de metni çevirirken kullandığım Latince baskıyı da göz önünde tutarak contagio‘yu doğru kabul edip, bunu “temas” şeklinde Türkçeleştirdim. (Hala Contagio‘nun bizzat συµπάθεια’nın Latincesi olamayacağını düşünüyorum.)

Posidonius da Ortodoks Stoa çerçevesinde değerlendirilemeyecek biri, onu inceleyen bir yazı şart. Uygun bir vakitte değinelim kendisine.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: