Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Materia’yı (matter) nasıl Türkçeleştirmeliyiz? Ceviz kabuğunda fırtına

İlk defa felsefe metni okuyanlar “öz, töz, cevher, madde, arkhe, ilke, varlık, var oluş, ilinek (?)…” gibi kavramlarla karşılaştığında, ilahî ilhamın eşliğindeki keskin bir zekaları, duyuş güçleri ya da ilgili terimlerin anlamını kendi başlarına çıkarabilecekleri derin bir dil bilgileri yoksa dumura uğrarlar. Benim için de böyle oldu, hata “töz” ve “ilinek” gibi terimleri hala sevmem.

Dün gece Ceviz Kabuğu’nda büyük patlamaya ilişkin madde ve anti-madde kavramlarının tartışıldığı sırada “madde”nin İngilizcedeki matter için iyi bir Türkçe çeviri olmadığı söylendi. Daha önce ben de yapılmış çevirilerde ve kendi çalışmalarımda aynı sıkıntıyı yaşadığım için Hulki Bey’e bir mail attım, kendisi de canlı yayında okudu. Önce videosunu izleyelim:

Şimdi detaya geçelim.

Oxford English Dictionary‘deki matter maddesinde Latince materia‘nın prehistorik döneme ait dma– “dmateria” gibi) kullanımından söz ediliyor, örnek olarak Dor lehçesindeki “yeni inşa edilmiş” anlamındaki νεο-δµᾱ-τος gösteriliyor. Hint-German kökü olarak dem– ya da dom– düşünülürse, Latincedeki “ev” anlamındaki domus da buraya bağlanabilir.

Aynı sözlükte Yunancadaki ὕλη’nin (hyle: orman, kesilmiş tahta, madde, vs.) Latincedeki karşılığı olduğu söylenen materia ya da materies ilkin “bir şeyin, kendisinden meydana geldiği öz” anlamındadır, örneğin Cicero De Natura Deorum 3.39.92’de materia rerum, ex qua et in qua sunt omnia der yani Türkçesiyle “her şeyin kendisinden ve kendisinde meydana geldiği nesnelerin özü”. Burada “öz” olarak Türkçeleştirmemin nedeni, terimin bir şeyin “kendisinden” (ex qua) ve “kendisinde” (in qua) meydana geldiği yapı-kaynağını temsil ediyor olmasıdır. Daha sonra felsefede karşımıza çıkan bu kavramı Romalılar günlük kullanımda birebir anlamıyla “yapı-malzemesi” olarak da düşünmüştür, örneğin ahşap bir evin materia‘sı “tahta”dır. (Tekrar domus‘u düşünün.)

Sesli (Yazılı?) düşünelim: Bir şeyin yapı-malzemesi ya da özü o şeyin kinetik potansiyelini de taşımaz mı? Belki her zaman değil, zira kinetik potansiyelin dışarıdan alındığı da olabilir, eğer bir şeyin özünde (materia‘sında) bu potansiyel varsa, o vakit özü onun yakıtıdır. Ovidius Metamorphoses 8.876’da materia’yı bu anlamda kullanıyor: “consumere omnem materiam” (tüm yakıtını tüketmek).

Daha sonra materia Ortaçağ felsefesinde yine yapı-malzemesi ya da öz anlamında karşımıza çıkar: Lactantius 2.8’den örnekliyorum: Deus, ex materia ortus est, aut materia ex deo yani Türkçesiyle “Özden (madde?) doğan Tanrı ya da Tanrı’dan doğan öz” Parantez içinde öz için maddeyi kullanmamın nedeni, materia‘nın ve dolayısıyla ondan türeyen diğer kelimelerin (örneğin materialis, “maddeye özgü, maddî”) görünmeyen, soyut bir özden öte, görünen ya da somut bir madde alemindeki şeyleri de gösteriyor olmasıdır. Dolayısıyla Deus, ex materia ortus est, aut materia ex deo ifadesini “Maddeden doğan Tanrı, ya da Tanrı’dan doğan madde” olarak çevirmek de mümkündür. Ancak burada şunu belirtmek gerekiyor: ὕλη geç dönem Yunan felsefesinde νοῦς’un yani “akıllı ve bilinçli ilke”nin yani etken yaratıcılığın zıddı olan edilgen ilke ya da şey anlamında da kullanılmıştır, dolayısıyla materia‘yı da aynı şekilde “akıllı ve bilinçli ilke”nin yani ilahî olanın zıddı olarak düşünülebilir, yorumlarsak, akıl ya da bilinç tarafından oluşturulan ya da oluşturulmayı bekleyen edilgen şey materia olur.

Aynı programda Türkçedeki madde’nin İngilizcedeki matter’ı tam karşılamadığı söylenirken, örnek olarak İngilizcedeki “Whats matter?” deyişi gösterildi. Bu deyiş katılımcıların da söylediği gibi “<senin> Problem<in> / sorun<un> ne?” anlamında. İngilizcedeki matter gibi, Latincedeki materia’nın da “konu, başlık, konu başlığı, tema, (inceleme konusu anlamında) sorun” anlamları vardır, ihtimalen İngilizcedeki ilgili kullanım da buradan geçmiş durumda.

Bununla birlikte “neden, durum, kaynak, fırsat” anlamları da vardır materia‘nın, örneğin Sallustius Catilina tertibinde “tüm kötülüklerin kaynağı”ndan (materia omnium malorum) bahsederken kullanıyor.

Felsefedeki anlamını ya da yukarıda bahsettiğim “yakıt” anlamını pekiştiren bir anlamı daha vardır materia‘nın, o da “doğal yetenek, yeti, doğal eğilim”dir, buradan hareketle bir şeyin “doğal karakteri” anlamında da kullanılmıştır.

Yeri geldikçe materia üzerine konuşmaya devam ederiz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 22/12/2012 by in Felsefe - bilim, Genel and tagged , , , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: