Dr. C. Cengiz Çevik – Blog

KLASİK FİLOLOG

Author Archives: C. Cengiz Çevik

Bossuet’nin tarih anlayışı

Jacques-Bénigne Bossuet’nin (1627 – 1704) tarih algısına meylediyorum kimi kereler (ziyadesiyle nedenlerle uğraşmak istemediğim zamanlarda), kimi kereler de bu algının insanı nasıl süprüntü bir canlıya dönüştürdüğünü düşünüyorum. Bu tarih algısına … Okumaya devam et

11/09/2011 · Yorum bırakın

Sahaftan iki kitap…

Bugün yolum Beyazıt’ta sahafa düştü. İki kitapla çıktım sahaftan. Iris Murdoch’un daha önce Türkçeye çevrildiğini bilmediğim Ateş ve Güneş. Platon Sanatçıları Niçin Dışladı? başlıklı eseri (1992) ve Metis Yayınları’ndan çıkan … Okumaya devam et

06/09/2011 · Yorum bırakın

Langeweile

Almancadaki langeweile‘nin (lange= uzun, weile= süre) İngilizcedeki tam karşılığı “long while”dır, Türkçedeki ise “uzun süre”. Jerome Neu da A tear is intellectual thing başlıklı eserinde bu eşitlemeyi yaparken “sometimes too … Okumaya devam et

02/09/2011 · Yorum bırakın

Adulatio: Köpeğin kuyruk sallaması

“Yaltaklanma, dalkavukluk” şeklinde Türkçeleştirebileceğimiz Latincedeki adulatio (İng. ve Fr. adulation, İsp. adulación, İt. adulazione) isminin aynı anlamdaki adulari fiilinden türetildiği açıktır. Adulari fiilinin ilk anlamı hayvanlara (bilhassa köpeklere) has “sevindiğini, … Okumaya devam et

01/09/2011 · Yorum bırakın

Non putaram: Latince ve Türkçe yakınsaması mı?

Yukarıdaki Latince paragraf Cicero’nun De Officiis‘inden (1.23.81) alındı. Cicero yukarıdaki paragrafta şöyle diyor: “Bunlar [zor durumlardan sarsılmadan / alnının akıyla çıkabilmek, serinkanlılığını korumak vs.] [yetkin] bir ruhun niteliğidir, buna karşın düşünce … Okumaya devam et

30/08/2011 · Yorum bırakın

Lucanus’un scelus’u ve nefas’ı

Eskiçağ düşün geleneğinde soyut kavramların, kimileyin irade sahibi varlıklar gibi düşünüldüğünden bahsetmiştik, örneğin Seneca herhangi birinin gösterişinden bahsederken, doğrudan kişinin gösterişli kimliğinden ziyade bizzat gösterişin (luxuria) kendisini aktif kılarak insanı … Okumaya devam et

28/08/2011 · Yorum bırakın

Suyu şaraba dönüştürmek mi? (Boethius) – 2

Birinci kısım için bkz. Suyu şaraba dönüştürmek mi? (Boethius) Yeni Ahit’te İsa’nın şarabı suya dönüştürdüğünden bahsedilir. Gerçekten böyle bir olay olup olmadığı mühim değil, benim için mühim olan İsa’nın “varı … Okumaya devam et

27/08/2011 · 1 Yorum

Suyu şaraba dönüştürmek mi? (Boethius)

“Nitekim kutsal öğretideki inancı çürütmek için felsefî kanıtlardan yararlananlar, şaraba su katmış değil, suyu şaraba dönüştürmüş oluyorlar.” (In Boethii de trinitate, [ed. Decker] prooem q. II. art. iii. ad 5) … Okumaya devam et

25/08/2011 · 2 Yorum

Bağışlayıcılık mı?

“Babacan bir rahip ölüm döşeğindeki Heine’ın başucuna oturur ve Tanrı’nın bağışlayıcılığından bahsederek ona geçmişte işlediği günahların silineceği umudunu aşılamaya çalışır, Heine şöyle cevap verir: ‘Bien sûr qu’il me pardonnera: c’est … Okumaya devam et

24/08/2011 · Yorum bırakın

Sivil toplum ama ne için?

Christopher Chantrill, American Thinker’da “Riots and Civil Society” başlıklı bir yazı kaleme almış ve Londra / merkezî Avrupa temelli bir sivil toplum anlayışını gerek kendi okumaları gerekse referanslarıyla ortaya koymaya … Okumaya devam et

21/08/2011 · Yorum bırakın