Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

(1) Bir Lucilius fragmanının dilbilgisel ve felsefî analizi

Bu yazıdan alıntı yapmak mı istiyorsunuz? Blogdan alıntı yapma kılavuzuna buyrun.

archhh

İkinci bölüm için buraya buyrun.

Üçüncü bölüm için buraya buyrun.

Roma’nın en eski yergicisi olan Gaius Lucilius (İ.Ö.180-103) Scipio Çevresi’ne girmiş bir muhteremdi.  (Bkz. Ey Romalılar, Stoacı Panaetius ne etti size?) Giriş tarihi tam bilinmiyor, zaten mevcut çevre muhtemelen Moda’yı Koruma ve Geliştirme Derneği ya da Denizcilik Mensupları Derneği gibi giren çıkanın kaydının tutulduğu değil, nispeten entelektüel Romalı devlet adamlarının Yunan kültür ve edebiyatının etkisinde diyalog imkanı bulup bunu geliştirerek bir düşünce dinamizmi yarattığı (eski köye yeni adet getirdiği) adı konmamış bir toplaşmaydı. Genç yaşta yitirdiğimiz ünlü komedi yazarı Terentius’un (bkz. Latin edebiyatı) ardından çevreye katıldığı varsayılan Lucilius’un önemi Roma’da yergi türünü filizlendirmekle birlikte bunu edindiği felsefe bilgisiyle harmanlamış, böylece geleneksel Roma değerleri ile Yunan felsefe ilkelerini bir potada eriterek eleştiri yapabilmiş olmasıdır.

Ne yazık ki yazdığı yergilerin çok azı, sadece başka yazarların eserlerindeki atıflar yoluyla günümüze ulaşabilmiştir. Bu atıflardan biri yukarıda bahsettiğim harmanın güzel bir örneği olup filologlar tarafından içerikteki ilkesel tanımın hangi unsurla, Roma geleneğiyle mi, yoksa Yunan felsefesiyle mi yapıldığı sorunu temelinde defalarca tartışmaya açılmıştır. Atfın kaynağı Hıristiyan filozof (250-325) Lactantius, yeri ise Divinae Institutiones 6.5.2. Fragman şu:

Virtus, Albine, est pretium persolvere verum
quis in versamur, quis vivimus rebus, potesse,
virtus est homini scire id quod quaeque habeat res,
virtus scire homini rectum, utile quid sit, honestum,
quae bona, quae mala item quid inutile, turpe, inhonestum,
virtus quaerendae finem rei scire modumque,
virtus divitiis pretium persolvere posse,
virtus id dare quod re ipsa debetur honori,
hostem esse atque inimicum hominum morumque malorum
contra defensorem hominum morumque bonorum,
hos magni facere, his bene velle, his vivere amicum,
commoda praeterea patriai prima putare,
deinde parentum, tertia iam postremaque nostra.

Görüldüğü üzere Lucilius burada virtus yani erdemi tarif ediyor. İlk iki dizede erdemin “dahil olup [katkı sağlayıp] yaşayabildiğimiz [deneyimleyebildiğimiz] her şeye gerçek değerini vermek” olduğu söyleniyor. Buradaki persolvere fiili dikkatimi çekiyor, zira ilk anlamı “çözmek, serbest bırakmak” olsa da, daha sonra “borcunu ödeyerek kurtulmak, serbest olmak, insanın kendisini kurtarması” ve daha genel olarak “ödemek, vermek” anlamını da kazanmış. Bu son anlamı cümledeki sıfat tamlaması halindeki pretium…verum nesnesiyle birlikte Türkçedeki “değer vermek” deyimine, deyim yerindeyse, cuk oturuyor.

Bununla birlikte McDonell’ın da söylediği gibi (Roman Manliness: “Virtus” and the Roman Republic: 125) burada insanda beliren herhangi bir unsura ahlaken değer biçme yeteneğine vurgu olabilir, bu çerçevede düşünülürse Stoacı ἀξία (değer, ahlak değeri) kavramını hatırlamamız gerekir. Buna göre her şeyin ahlakî yargıda bir yeri, ederi ve değeri vardır, her şeye hak ettiği değeri vermek Stoacı bir erdemdir.

İkinci dizedeki çekimli versamur ve vivimus çekimli fiillerinin yani yüklemlerinin öznesi quis ve çekim mantığı üzerinden gizli bir nos yani “biz”dir. Buradaki erdem tanımının tüm insanlık için geçerli olan genel, ilkesel bir tarif sunduğu anlaşılmalıdır. Ayrıca yine ikinci dizenin sonundaki potesse, “-ebilmek” anlamını veren posse‘nin Plautus ve Terentius, dolayısıyla Lucilius’un döneminde rastgelinen bir kullanımıdır. Burada “elden geldiğince” dahil olunup deneyimlenme durumundan bahsedilmektedir.

Metnin devamındaki, 3-6. dizeler temelde bilmenin erdem olduğu varsayımına dayanır, esasında ilk iki dizede de bu varsayım söz konusudur, zira bir şeye, onun gerçek değerini bilmeden gerçek değerini vermek mümkün değildir. Üçüncü ve dördüncü dizede ilk iki dizede “biz” üzerinden genellenen tarifin adresi tek bir insan (homini) üzerinden genellemeye döner ve erdemin neyi bilmek olduğu konusunda bir tarif sunar. Daha genel bir anlayışla özellikle de ahlak düzeyindeki bilmenin başlıbaşına erdem olduğu (virtus… scire) yönündeki Socratesçi düsturun etkisini görmekteyiz, Stoa ahlakının Socratesçi  yaklaşımdan doğduğunu düşündüğümüzde bu şaşırtıcı değildir. Burada önemli olan bir nokta da felsefe eğitimi için Atina’ya giden ve muhtemelen Scipio Çevresi’nde filozof Stoacı Panaetius başta olmak üzere farklı kişilerle tartışmış olan Lucilius’un daha sonra bilhassa Cicero tarafından geliştirilecek ve incelenecek olan felsefe terminolojisine yaptığı katkıdır. Metindeki sırayı izleyerek bakalım.

İlk bilme nesnesi “insan için neyin geçerli olduğu”dur (id quod quaeque habeat res), geçerlilikten kastım insanın deneyimlediği durumun farklı unsurlarının topluca ifade ettiği şeydir. Örneğin “insan için erdem doğruyu bilmektir” (virtus scire homini rectum): Burada geçen rectus sıfatının cinssiz hali olan rectum‘u “doğru olan” olarak çevirmek mümkün, bu noktada bu sıfatın ilkin “dosdoğru ilerlemek” ve “rehberlik etmek” anlamlarından hareketle “yönetmek” anlamını kazanan regere fiilinden türemiş olduğunu hatırlamalıyız. (Cicero’nun De Finibus 4.6.15’teki tanımından hareketle söylersek rectum‘un Yunancası κατόρθωμα’dır [rectum est, quod κατόρθωμα dicebas].) Dolayısıyla rectum‘u bilmenin erdem olmasının nedeni, dosdoğru gitmenin doğru bir şey olduğunu kabul etmektir, dahası rectum yönlendirilen bir gidişi imler, yönlendirenin önem kazandığını düşünmeliyiz, zira bu bağlamda yönlendiren akıldır. Nitekim aklın yönetimindeki doğruyu bilmek bir erdemdir, Socrates’te olduğu gibi Stoacılarda da doğru aklın doğrusudur. Stoacılar özelindeyse doğru olan bizatihi doğaya göre yaşamaktır, bu akla uygun bir yaşamdır.

İkinci bölüm için buraya buyrun.

Bu yazıdan alıntı yapmak mı istiyorsunuz? Blogdan alıntı yapma kılavuzuna buyrun.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: