Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Kısaca: İlk Stoacılarda sevgi-av (Θήρα) meselesi

İlk Stoacılar Zenon ve Chrysippus ideal devlet anlayışlarını ziyadesiyle evrensel nitelikli bir sevgiye odaklıyor. Nerede sevgi varsa, orada ideal devlet vardır, diyorlar. Esasında özellikle de Zenon kinizmin etkisiyle bu düşünceye varmıştır, temel çıkış noktası ise mevcut Yunan kent-devletlerinin ama özellikle de Atina’nın geleneksel eğitim anlayışının yanlış olması ve insanların bir arada mutlu bir şekilde yaşayabilmelerini sağlayacak olan ortamı yaratamamasıdır. Bu çerçevede herkesi bir arada toplayacak olan evrensel bir sevginin varlığına inanırlar. Peki, bu sevgi nasıl bir şeydir?

İki aktarım bu sevginin niteliğine dair fikir veriyor. Birincisi Plutarchus’un, <Stoacılara Karşı> Temel Kavramlar’ında geçer (1073B)

“Sevgi gelişim göstermemiş ama doğuştan erdem bahşedilmiş bir genci avlamaktır.”

Bu sevgi anlayışının Platon’un iki eserinde karşımıza çıkan av metaforundan esinlendiğini düşünenler olmuştur. (Örneğin M. Schofield, The Stoic Idea of the City) Nitekim Platon Lysis 205e-206b’de (ve devamında) avcının avını ürkütmemesi gibi, insanın da sevgiyle yakınlaşmak istediği kişiyi ürkütmemesi gerektiği söylenir, nasıl ki avcı avını ürküterek işe başladığında “başarısız avcı” olursa, insan da seveceği kişiyi ürkütürse başarısız insan olur. Platon’un Stoacılara bu konuda esin kaynağı olduğunu düşünebileceğimiz ikinci eseri Symposium‘dur. 204D’de sevgi güzel şeylerin sevgisi olarak tanımlanır ve güzel şeyleri sevenlerin sevme yolunda deneyimledikleri sürecin mutluluk verdiği sonucuna varılır. Bu da avcının avıyla kurduğu ilişkiye benzer. Ayrıca bkz. Socrates’in çirkinliği, Alcibiades’in kahkahası, Zopyrus’un nemrutluğu ve Socrates ile Alcibiades Arasındaki Homoerotik İlişki Üzerine.

Stoacıların sevgi anlayışına dair ikinci aktarım daha yaygın bir şekilde dile getirilmiştir (bkz. Stob. 2.115.1-2; D.L. 7.130; SVF 3.721; Cic. Tusc. 4.72):

“Sevgi apaçık görünen güzelliğinden ötürü yeni serpilmiş genç biriyle arkadaşlık kurma girişimidir.”

Bu iki tanım da, Schofield’e göre, sevgi psikolojisiyle ilgili değildir, tavra ilişkin birer tanımdır. Odaklanılan konu bireyin sevdiği şeye güzel olduğunu varsayarak yönelmiş olması ve bu uğurda elinden geleni ardına koymamasıdır. Bu yüzden Yunancadaki θήρα kelimesi bu odağı çok iyi yansıtmaktadır. “Av”, “vahşi hayvanları avlama”, “balık tutma” yanında mecaz olarak “bir şeyi güçlü bir arzuyla talep etme” anlamındadır. Burada sevginin bir yaratım aracı olarak görülmesi de gerekebilir, zira Platon’da güzelliği imleyen gençlere dönük delicesine erotik sevgi (ἐρωμᾰνία, eromania) temel yaratma/doğurma gereksiniminden doğar, Stoacılarda da tanrılar ile insanların oluşturduğu evrensel uyum ortamının sağlanması için sevgi adeta bir tutkal görevi görür, yaratılan kutsal birlikteliktir. Av ve avcılık ilk duyuşta kötü bir etki bırakan, pasif ve kurban odağı imlese de, esasında kutsal amacı düşünüldüğünde -en azından Stoacılar için- iyi bir metaformuş gibi görünür.

Bu yaklaşımları ilk Stoacıların dostluğa yükledikleri anlamı da ortaya koyuyor, zira onlara göre “dostluk sadece erdemli insanlar arasında olur, zira birbirlerine benzerler.” (SVF 3.161.15-16; D.L. 7.124) Sadece birbirlerine benzeyen, erdemleriyle sevgi düzleminde uzlaşmış olan bilge nitelikli bireyler ideal devletin temel unsurlarını oluşturur, dolayısıyla bu ideal sevgi evreni kurgusunda değil bir kral ya da yöneticiye, görevli bir memura bile yer yoktur. Stoacılar bu tür bireylerin kendi evlerinin önünü sevgiyle süpürmekle bütün evren mahallelerini sevgiye boğabileceklerini düşünürler. Yanıldıklarını ya da aksini söylemek haksızlık olur, zira vardıkları sonuç ve bağlamları oldukça muğlak. Toplum ve politika okumalarındaki muğlaklık Roma dönemine kadar sürüyor, blogda Panaetius’la ilgili olarak anlattığım gibi, o dönemde de sevgi ziyadesiyle iktidarın sevgisi olduğundan, evrensellik iddiası samimiyetini yitiriyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 24/01/2015 by in Eskiçağ üzerine, Felsefe - bilim, Genel, Latince üzerine and tagged , , , , , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: