Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Aristokrasi adı üzerine (Mete Tunçay’a bir şerh)

en iyi

Mete Tunçay’ın İngilizceden çevirdiği ve bu yüzden garipsediğim (1, 2, 3, 4), Aristoteles’in Politika‘sının üçüncü kitabının yedinci bölümüne düşülen yıldızlı notlardan birini görüyorsunuz yukarıda (Politika, Remzi Kitabevi, Çev. M. Tunçay, s.81). Tunçay’ın “bu adla” derken kast ettiği ad, “aristokrasi”dir. Ancak bir sorun var, o da şu: Tunçay’ın “ya da” ile sunduğu alternatiflerden ikincisi yani ilgili siyasî rejimin “devlet ve bütün üyeleri için en iyi olanı amaçladığı için bu adla anıl<dığı>” varsayımı gerçeği yansıtmıyor, başka deyişle etimolojik ya da siyasî bir temele dayanmıyor. Açımlayayım.

Yunancada “yönetim” anlamındaki κράτος (kratos) isminden türemiş olan –κρατια (kratia) soneki “en iyi” anlamındaki ἄριστος (aristos) sıfatıyla birleşince ἀριστοκρατία yani aristokratia terimini doğurmuştur, yani “en iyi yönetim”. Ancak bu mana Tunçay’ın belirttiği gibi devlet ile bütün üyeleri için en iyi olanı amaçladığı için ilgili siyasî rejime verilmiş değildir, ilk alternatif doğrudur, rejimin temel iddiası bu rejimde “en iyi adamlar”ın yönetici olduğudur. Aktardığım bu bilgiye ilişkin Eskiçağ referansı verebilirim: Örneğin Platon Devlet Adamı‘nda (301a7) bunu açıkça ortaya koyar, rejimin adlanışının gerkeçesini yukarıda sunduğum gibi aktarır. Yine Aristoteles Tunçay’ın çevirdiğini söylediği Politika‘da bunun “en iyi” nin yönetimi olduğunu vurgular (4.1293b1: “ἀριστοκρατίαν μὲν οὖν καλῶς ἔχει καλεῖν…” Tunçay’ın çevirisinde klasik bölüm numaralandırması yerine “xkitap, ybölüm” sistemi kullanılmış, dolayısıyla tam yerini bulmak güç, hatta ilgili bölümü başta bulamadım. Yunancadan çevirmemiş olmanın zararlarından biri işte bu, İngilizce çeviriye bu kadar güvenmek büyük bir problem. Yine de çeviride bkz. s.121-122). Müsaadenizle, Tunçay’ın ilgili hatasını bahsi geçen Aristoteles aktarımıyla çürütürken kendi çevirisini kullanmak istiyorum:

“Bu yapıtta daha önce incelediğimiz aristokraki, pek yerinde olarak ‘en iyilerin egemenliği’ demektir; fakat doğrusu, bu adı yalnız erdemce mutlak olarak en iyi olanlardan oluşana vermek gerekir, yoksa kolayca rasgele bir ölçüte oranla alınırsa [ya da yetkin devlette], iyi adam ve iyi yurttaş bir ve iyi olanlardan oluşana değil. Çünkü ancak mutlak erdem ölçüt alınırsa [ya da yetkin devlette] iyi adam ve iyi yurttaş bir ve aynı olabilir; öteki örneklerde iyi adamlar ancak kendi toplum biçimlerine oranla iyidir.” (s.121)

“Aristokrasi” adının oluşumuna ilişkin Yunanca kaynaklar yeterli ancak Cicero’nun da aynı kaynaklardan hareketle benzer tanımlar kullandığını ve Roma siyaset terminolojisinde aynı mana gelişiminin görüldüğünü de hatırlatmak isterim. Cicero De Re Publica‘da aristokrasi için “en iyi olanların” (optimas: en iyi, optimates: en iyiler) tamamlayan olduğu kelime tamlamaları kullanır, örneğin 1.42’de arbitrium optimatium “en iyilerin yargısı” (optimas: en iyi) ve 1.43’te optimatium dominatus “en iyilerin yönetimi” gibi. Dahası aynı eserde Platon ve Polybius’un siyasî rejimler döngüsü (ἀνακύκλωσις) teorisinden hareketle en iyilerin yönetiminin zaman içinde “azınlığın yönetimi” (birkaç kişinin, birkaç ailenin) yani oligarşi’ye (ὀλιγαρχία) dönüşümünü bozulma örneği olarak sunar. Demem o ki, gerek “aristokrasi”, gerek “oligarşi” mevcut rejimlerde iktidarın kaç kişide olduğuna bağlı olarak oluşturulmuş/kullanılmış adlardır.

Tunçay’ın aristokrasi adına ilişkin sunduğu “devlet ve bütün üyeleri için en iyi olanı amaçladığı” gerekçelendirmesindeki yanlışlığı Aristoteles’in kendi siyaset teorisinden hareketle de gösterebiliriz, zira Aristoteles’e göre devlet, hangi siyasî rejimle yönetiliyor olursa olsun, zaten başlı başına bütün üyeleri için en iyi olanı amaçlama ideali üzerine kurulmuş bir yapıdır. (Zaten Aristoteles Politika’ya bu vurguyla başlar.) Bununla birlikte ona göre, Platon’un Devlet’indeki Socrates’in de söylediği gibi, her şey çürümektedir, dolayısıyla başlangıçtaki ortak yararı gözeten devlet ideali bozulur. Aristoteles’in kendi ideal devlet modeli olan “orta sınıfın egemen olduğu” siyasî rejimi bir kenara koyarsak, mevcut devlet örneklerini göz önünde tutarak “iyi/doğru” ve “iyiden/doğrudan sapmış” siyasî rejimleri sıraladığını görürüz. Ona göre mutlak adalete hizmet edip herkesin yararını gözeten her siyasî rejim doğru, sadece yöneticilerin yararını gözeten her rejim yanlıştır. (Bkz. Politika 3.6.1279a17-21) Doğru rejimler yasalara bağlı kalmak koşuluyla krallık, aristokrasi ve politeia’dır; bu üçünden saparak bozulmuş olan rejimler ise tiranlık, oligarşi ve demokrasidir. Dolayısıyla Tunçay’ın dipnotunda aristokrasiye, onun bizzat adından ötürü ona atfedilen “bütün üyeleri için en iyi olanı amaçlama” karakteri, Aristoteles’e göre, krallık ve politeia’ya da atfedilmektedir, dolayısıyla aristokrasi adının oluşumunda bu karakter belirleyici olamaz.

Haliyle, burada durup soluklanıyoruz, bari böyle bir sevmek‘ten bir Attila İlhan nefesiile kapatalım:

değiştir ki değişesin

karşıtınla çelişesin

bileşim yollar uğrağı

gelişim sınır tanımaz.

Reklamlar

2 comments on “Aristokrasi adı üzerine (Mete Tunçay’a bir şerh)

  1. Geri bildirim: ὀχλοκρᾰτία ya da Okhlokrasi nedir? (Zamanı mı şimdi?) | jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

  2. Geri bildirim: Aristoteles’in πολῑτεία’sı mı, o da ne? | jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: