Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Aristoteles’in πολῑτεία’sı mı, o da ne?

πολῑτεία (politeia) Aristoteles’in siyaset felsefesinde önemli yer tutan, bununla birlikte Türkçeye çevrilirken çoğunlukla sorun yaratmış olan bir terimdir. Benim karşılaştığım kadarıyla kimileyin “devlet”, kimileyin “hükümet”, kimileyin “siyasal yönetim”, kimileyin de “anayasa” olarak çevrilmiş olan bu terime başka çeviri ve çalışmalarda başka türlü de rastlayabilirsiniz. Burada terimi hem kökeni, hem de Aristoteles’in siyaset anlayışı bağlamında masaya yatırmak istiyorum. (“Masaya yatırmak” da güzel deyimmiş, bu arada.)

Aristotelesπολῑτεία “kent” anlamındaki πόλις’ten geliyor. Ancak P. Simpson πόλις’in “kent” anlamının, kendisinden türemiş olan πολῑτεία’yla ilgili fikir vermekten uzak olduğunu söylemekte [Philosophical Commentary on the Politics of Aristotle, University of North Carolina Press, 2002, s.xxv] haklıdır, zira πολῑτεία salt “kent” anlamını aşıp vatandaşlar, vatandaşlık ve yönetim  bağlamında da anlam kazanır. Terimin LSJ’deki ilk anlamı “vatandaşlık”tır. (Herodotus 9.34) Bununla birlikte “bir vatandaşın günlük yaşamı” (Andocides 2.10), dolayısıyla “yaşam <deneyimi>” (Polybius 18.43.6), “vatandaşların oluşturduğu yapı/sınıf” (Aristoteles, Politica 1292a34) ve coğrafî düzlemde civitas‘a denk gelir şekilde “site” anlamı da vardır. En nihayetinde denebilir ki, πολῑτεία ilkin vatandaşların kentteki yaşam deneyimini ifade eder.

İkinci olaraksa bu deneyimin kontrolünü sağlayan, hüküm sahibi olan (hükümet) “yönetim”i ifade eder  (Xenophon, Memorabilia 3.9.15), bu mana çerçevesinde kamu görevi hakkını imler. Üçüncü anlam ise ilk iki anlamın bir kavuşum noktası gibidir, kent-devletin ya da herhangi bir devlete bağlı olan sivillerin idaresini üstlenmiş olan siyasî yapıyı yani rejimi ifade eder (Platon, Republica 544b; Aristoteles, Politica 1289a15). Buradan hareketle özgür halk idaresini temsil eden, cumhuriyetçi yönetim anlamında da kullanılmıştır (Ethica Nicomachea 1160a34; Politica 1293b22).

Yukarıda kabaca özetlediğimiz anlam zenginliği πολῑτεία’nın salt verdiğimiz örneklerdeki gibi düşünülemeyeceğini, “kent”, “vatandaş<lık>” ve “yönetim” bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bununla birlikte bir şeyden daha eminiz. O da, P. Simpson’ın aynı yerde belirttiği gibi, πολῑτεία’nın kesinlikle “anayasa” (constitution) olarak çevrilemeyeceğidir, zira aynı yazarın şu tespiti de yerindedir: anayasa yazılı olsun ya da olmasın yasaların birliğidir, (TDK Türkçesiyle söylersek “Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa”dır) dolayısıyla zengin ya da fakir tüm insanların, kenti oluşturan sınıfların, kontrol altındaki bireylerin üzerindedir, onlar için bağlayıcıdır. Oysa πολῑτεία -yönetim anlamı öne çıkarılırsa- anayasal düzleme sadık olan yöneticilerin sınıfını ifade eder, onların bağlı olduğu yasaları değil. Bu yüzden Aristoteles πολῑτεία’yı πολῑ́τευμα kavramıyla birlikte düşünür, bu ikinci kavram ise “yönetme işi, eylemi” anlamındadır. Başka deyişle Aristoteles’e göre (Politica 1278b11) πολῑτεία yönetici kesimin eylemini ifade eder, o kesim için bağlayıcı olan ilkeleri yani yasaları değil.

P. Simpson terimin, bire bir transliterasyonu olduğu için polity olarak İngilizceleştirmekte sıkıntı olmadığını ancak kendisinin “regime” (rejim) ile karşıladığını hatırlatır, zira ona göre regime, polity‘den farklı olarak “yaşam tarzını” da belirtir. (Politica 4.1295a40-b1’de bunu açıkça dile getirir.) Sanırım aynı mantıkla, biz de πολῑτεία için Türkçede “rejim”i tercih edebiliriz. (TDK Türkçesiyle “rejim”: Yönetme, düzenleme biçimi, düzen… Bir devletin yönetim biçimi.) Bununla birlikte Mete Tunçay’ın çevirisindeki tercihi izleyerek “siyasal yönetim” tamlamasını kullanabiliriz. Ancak Tunçay yukarıda bahsettiğimiz hataya düşerek terimin “anayasayla aynı” olduğunu da söyler (Aristoteles, Politika, Remzi Kitabevi, altıncı basım, 2002, s.81). [Kendisini “Aristokrasi adı üzerine (Mete Tunçay’a bir şerh)”  başlıklı yazıda da eleştirmiştik.]

Şunu da belirtmek gerekiyor:  Aristoteles πολῑτεία terimini hem genel olarak bütün devlet türleri için kullanır, hem de onu spesifik olarak monarşi, oligarşi, demokrasi ve aristokrasiye ek olacak şekilde beşinci bir tür olarak ele alır. Bu beşinci tür, ilk üç ama özellikle de ikinciyle üçüncünün karışımıdır. Bu eklemesinin ardında demokrasiyi bir tür çete rejimi olarak görmesi yatar, ona göre beşinci tür olarak πολῑτεία egemen olan halkın yasaya boyun eğerek monarşik ve aristokratik eğilimleri törpülemiş olur.

Bu noktada duruluyor ve nefes alıyoruz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: