Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Bona Dea ayini üzerine kısaca

Önce ayinin temelinde bulunan kutsallığı tanıyalım.

Bona Dea “İyi tanrıça” anlamındadır ve Roma’nın Yunan’dan ithal etmeyip yerel inanışlarından damıttığı dişil bir kutsallıktır. İnanışa göre bu tanrıça Iuppiter’in babası olan Saturnus’un (Yunan inanç yapısındaki χρόνος’un [Khronos] karşılığı) torunu olan Picus’un oğlu ve Latinlere ismini veren kral Latinus’un da babası olan Faunus’un (=Pan) karısı ve kız kardeşidir, bu yüzden kendisine Fauna, Fatua, Damia ve Oma da denir. (Farkındayım, mevzuya aşina olmayanlar için karmaşık bir secere oldu ama Google’da yapılacak basit bir aramayla ya da ilgili mitoloji kaynaklarında yapılacak araştırmayla bu karmaşıklık kolayca giderilir.)

bona_deaBu dört isimden Fauna‘yı, Faunus‘un dişil versiyonu (Octavius ile Octavia gibi), Fatua‘yı “kader” anlamındaki fatum‘un ya da “kader tanrıçaları” anlamındaki Fata‘nın arkaik hali olarak düşünebiliriz. Peki, Damia ve Oma ne oluyor? Acaba Damia‘nın kurban anlamındaki damium‘la, Oma’nın da “kehanet <işareti>” anlamındaki omen‘le bir ilgisi var mı? Bunlar üzerinde duracağım, zira bu etimolojik alakalandırma üzerinden Bona Dea adı verilen ve sadece kadınların katıldığı dinsel ayinin içeriğine ilişkin ipuçları elde edeceğiz. Omaomen alakalandırmasının kaynağını görmedim ama Damia-damium alakalandırmasının kaynağını gördüm, Paul., ex Fest. s.68,8 Müll.’de şöyle deniyor:

sacrificium, quod fiebat in operto in honorem Bonae Deae. Dea quoque ipsa DAMIA et sacerdos eius DAMIATRIX apellabatur…

Burada gizli bir yerde (in operto) Bona Dea onuruna kurban (sacrificium) kesildiği/sunulduğu ve ilgili tanrıçaya Damia, ayini yürüten rahibeye de Damiatrix dendiği söyleniyor. İlgili ayinin içeriğine ilişkin önemli bir ifade bu; her şeyden önce ayin gizlidir ve kurban ritüeli içerir. Ayinin hakkında bilgimizin az olması aslında çok basit bir nedene dayanıyor: Tarihi büyük ölçüde erkekler yazmıştır, ki Roma’da da durum böyledir, dolayısıyla sadece kadınların katılmasının “kesin bir şekilde” kabul edildiği (ve erkeklerin de çaresiz bir şekilde bu kurala ahlaken / dinen uyduğu) bir ayinle ilgili olarak, tarih yazan erkeklerin bilgisi azdı, dolayısıyla erkekler için bir nevi bir yer altı ayini olan Bona Dea ayiniyle ilgili erkeklerin bolca dedikodu yaptığını görüyoruz kaynaklarda. Yukarıda bahsettiğim kurban ritüeli de dedikodudan ibaret olabilir, tıpkı kadınların ayinde bol bol şarap içip eşcinsel ve ensest içerikli seksüel deneyimler kazandığının söylenmesi gibi. Kadınların ayinde erkek kanı akıttığı bile söylenmiştir.

Bu tür dedikoduların bilhassa elitler yani Patricii sınıfı arasında yayıldığını, hatta siyasî çevrelerde konuşulduğunu düşünmemiz için haklı bir nedenimiz var: Her yıl Aralık ve Mayıs aylarında düzenlenen ayinlerden Aralık ayındakine üst düzey bir idarecinin karısı evsahipliği (sahibeliği) yapardı. (Mayıs ayındaki ayin farklı, aşağıda göreceğiz.) Erkeklerin def ediliği, büyük bir kadın partisi düşünün, içinde her türlü aşırılığa yer olduğuna dair dedikoduların yayıldığını da, o dönemde yaşayan erkeklerin bir kısmı bu ayine katılmayı istemiş olmalı. En azından bir tanesini biliyoruz, İ.Ö.62 yılında kadın kılığına girerek ayine katılan ve içeride kimliği deşifre olan Clodius! Bu olaydan daha sonra, başka bir yazıda bahsetmek istiyorum (nitekim Ekşi’de bahsettiydim) ama şimdi ayinin içeriğine ilişkin bazı yer altı teorilerinden bahsetmek istiyorum.

1 Mayıs’ta düzenlenen ayine Vesta bakirelerinin (Hıristiyanlıktaki rahibeleri düşünün) katıldığı ve artık Roma’da (cumhuriyet devrinde) neredeyse tümüyle unutulmuş olan tanrıça Maia’ya özür dolu saygılarını sundukları söylenir. Evvelce blogda da bahsetmişim ama biraz yan-konu olmuş: Kimilerine göre Mayıs ayına da adını veren Maia “kutsal ana”dır, tıpkı Meryem gibi. Buda’nın annesi, bilindiği üzere bakire Maia’dır, Yunan mitolojisinde de Atlas’ın kızkardeşi olan Maia Hermes’in annesidir, başka deyişle sonraki çağların Hermetik düşün silsilesinde sık vurgulanan tanrıça figürü işte bu Maia ile eşitlenir. Bakireden doğan kahraman figürünün böyle bir düşünsel gelişimi olduğuna inanılır, ortada bir kahraman varsa ve o kahraman İsa gibi “baba”nın krallığını (regnum Dei) müjdeliyorsa ya da Hermes gibi onun haberlerini ileten bir interpres yani yorumlayıcı, başka deyişle peygamberse, mutlaka bu kahramanın anası bakire ve kutsaldır.

Tekrar Bona Dea‘ya gelirsem, Ovidius ve Macrobius bu ayinin 1 Mayıs’ta yapılmasını Aventinus tepesinin yamaçlarındaki (Sub Saxo / Kayanın altında-dibinde) Bona Dea tapınağının 1 Mayıs’ta inşa edilmiş olmasıyla açıklar. Macrobius Cornelius Labeo’yu kaynak göstererek Vesta bakirelerinin ayinde Bona Dea’ya hamile dişi domuz kurban ettiğini ve birtakım tuhaf ritüeller uyguladığını söyler. Bu, Mayıs ayininin içeriğine ilişkin ender kayıtlardan biridir. Bazı yorumcular Macrobius’un aktarımının Aralık ayininde olanlarla ilişkili olabileceğini söylese de, bu konuda tam ittifak yoktur. Macrobius’un aktarımının önemi erkeklerin niçin bu ayine alınmadığına ilişkin bize olası üç nedeni sunuyor olmasıdır: Erkekler Bona Dea ayinine alınmıyor, çünkü (1) -kimilerine göre- Bona Dea ile kimliklendirilen Medea kocası yüzünden çok acı çekmiştir, dolayısıyla hiçbir erkeğe bu ayinde yer yoktur. (2) Faunus’un kızı iffeti ve bekaretiyle öne çıkmıştır, dolayısıyla annesiyle ilgili bir ayinde erkekler olmamalıdır. (3) Hiçbir erkek kadınların tanrıçası onuruna düzenlenmiş bir ayinde hiçbir şey yememeli ya da içmemelidir.

Üç neden de aslında seksüel ve etik gerekçelere dayanan cinsiyetçi bir ayrım içeriyor, bunun nedenini anlamak güç değil, zira Bona Dea’nın karısı olan Faunus’un Yunan karşılığı Pan’dır ve yarı-insan, yarı-keçi olan Pan aşırı düzeydeki eril libidonun temsilidir, örneğin ormanın karanlık köşelerinde kızlara tecavüz ederek cinsel açlığını giderir. (Bkz. Pan’la ilgili bir bilgi ve resim seçkisi) Ortaçağ’da Hıristiyanların Şeytan figürünün arketipi olan Faunus ya da Pan’ın Fauna’dan yani Bona Dea’dan olma kızındaki iffet ve bekaret vurgusu ise burada incelenmeyi bekleyen kocaman bir kontrast yaratıyor. Bu, kesin bir şekilde çözülebilmiş bir sorun değildir. Ancak emin olduğumuz şu ki, kadınlara has bir dinsel ayinde erkeklere yer olmadığı gibi, ayinle ilgili en ufak bir kırıntının dahi erkeklere “haram” olmasıdır. Bu bize yine Hercules’e  yemek şöleni şeklindeki bir ayinde haram kılınan şarap kadehlerini hatırlatıyor, nitekim Hendrik H. J. Brouwer’ın eklemesiyle söylersek (Bona Dea. The Sources and a Description of the Cult, Brill 1989, s.370), bütün veriler bize Bona Dea ayininde şarap ve mersinağacı şurubunun erkeklere “haram” kılındığını göstermektedir.

Mayıs ayini ile Aralık ayini arasındaki farkın sınıfsal olduğuna da dikkat çekmek lazım, ilki Aventinus tepesinde Vesta bakirelerinin gözetiminde halktan kadınlara açıkken, ikincisi senatoryal sınıfın kadınlarına yani senator, pontifex maximus, consul gibi üst düzey yöneticilerin eşlerine açıktır. Bu durumu Ramazan’da zengin otel sofralarında ve kendi mutevazi sofralarında oruç açanlar arasındaki farka benzetebiliriz, aynı ritüelin sınıfsal gereklere binaen farklı şekillerde uygulanması durumudur bu. Başka deyişle Mayıs ayini nispeten pro populo yani “halk için”ken (halka dönük), Aralık ayini pro optimatibus yani “en iyiler için”dir (aristokratlar için).

Buradan hareketle şunu da aklımızın bir köşesinde tutalım: Ayine ilişkin konan yasakların ve mevcut saklılığın saygı uyandırmak gibi bir amacı da olabilir. Nitekim J. M. Good, O. Gregory ve N. Bosworth’un Pantologia‘sında (London 1819) geçen bir yorumda Paganların kalabalık dinî ritüellerinin genelde mağara gibi kuytu köşelerde sürdürüldüğü hatırlatılarak bunun avamın “ortalama” ilgi ve alakasını merak/korku karmaşasıyla manipule etmek olduğu söylenir. Eserde Yunan-Roma geleneğindeki bu saklılık karakteri Eski Mısır’daki rahiplerin avamı etkilemek için dinî ritüelleri kapalı kapılar ardına atıp dini bir nevi tekellerinde tutmalarıyla ilişkilendirilir. Bunun üzerine İbrahim peygamberin öğretisinin de bu saklılığın ortadan kaldırılması ve dinî huşu ile kendinden geçmenin rahip sınıfına özgü bir halka indirilmesi  olarak görülebileceğini düşünüyorum, acele fakat üzerinde düşünmeye değer bir görü sanırım.

One comment on “Bona Dea ayini üzerine kısaca

  1. Geri bildirim: Bona Dea’da seks skandalı: Clodius olayı | C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 08/10/2013 by in Eskiçağ üzerine, Felsefe - bilim, Genel, Latince üzerine and tagged , , , , , , , , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: