Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

“…nunc cassum lumine lugent” (Palamedes’in Savunması)

Yunan mitolojisi haksızlığa uğramış figürlerle doludur. Şu da iyi bir gözlemin ürünüdür ki, sıradan bireyin sıradan yaşamını aşarak bireyin yaşamına ilişkin yaptığı tanımları anlamlandırmaya çalışan mitolojik öyküler genelde bir tarafın başka bir tarafa “haddini aşarak” haksızlık yapması üzerine inşa edilir. Dünyanın oluşumuna ya da şekillenişine ilişkin kozmolojik veri ve çıkarımlardan, tarihsel anlatıların kökleşmiş efsanevî gerekçelerine kadar her mitolojik düzlemde neden-sonuç ilişkisinin bir gerilim yarattığını kabul edersek, haksızlık olarak yorumladığımız durumu da kaçınılmaz bir unsur olarak niteleyebiliriz.

Başlıktaki ifade üzerinden bakalım.

İfade Vergilius’un Aeneis‘inin 2.85. dizesinde yer alır ve kendisinden önce, aynı dizede “demisere neci” denir, dizeyi bütün olarak çevirirsek:

Karar verdiler öldürülmesine; şimdi ise ağıt yakıyorlar ışıkları söndü diye.

Öldürülmesine karar verilen ya da başka deyişle gerilim unsuru olan kişi Palamedes’tir. Elbette buradaki gerilimden (bir olay üzerine öldürülme kararının verilmesi) öncesini kapsayan / oluşturan, Eris’in düğüne çağrılmamasına ve hatta daha öncesine giden bir gerilimler silsilesi olduğu açık, ancak biz örneğimizdeki gerilimi meydana getiren silsilenin son halkasını yani bir önceki gerilime bakarak mitolojik kurgudaki hak ve haksızlık bağlamında seyreden gerilimin kaçınılmazlığını vurgulayabiliriz. Şimdi iki gerilim üzerinden öyküyü anlatalım:

Palamedes(1) Bir şekilde Achaialılar Troia’ya saldırma kararı aldı ve Yunan önderlerinin hepsini birliğe katmak istiyorlar. Bu amaçla kurnazlığıyla bilinen Odysseus’un da kapısını çalarlar ancak o karısından, çocuğundan ve yurdundan ayrılmak istemediği için deli numarası yapar, zira bir kahin kendisine, eğer Troia savaşına katılırsa, yurdundan 20 yıl boyunca uzak kalacağını bildirmiştir. Bunun üzerine Nauplis ile Clymene’nin oğlu olan Palamedes Odysseus’un rol yaptığını anlar ve yere onun oğlunu koyarak Odysseus’tan üzerinden geçmesini ister. Haliyle Odysseus bunu yapamaz ve deli olmadığı anlaşılmış olur. Burada haksızlığa uğrayanın Odysseus olduğunu kabul edelim, ancak Palamedes Nestor ve Menelaus’la birlikte kendisine verilen “Odysseus’u ikna etme” görevini üstlenmiş olmakla haksızlık yapan statüsüne geçmiş sayılır mı, bu tartışmalıdır. Dahası, bir yalanı ortaya çıkarmış olması da onu haksız gösteremeyeceğimiz anlamına gelebilir.

(2) Odysseus Palamedes’e duyduğu öfkeyi hiç dindirmez, onu asla affetmez. Bir plan yapar ve savaş esnasında Palamedes’in kölesine para vererek onun efendisi Palamedes’in yatağının altına bir mektup koymasını sağlar. Bu mektup Troia kralı Priamus’un ağzından yazılmış olup Palamedes’in Yunanlara ihanetini belgeler. Palamedes işlemediği bir suçtan ötürü ölüm cezasına çarptırılır ve böylece Odysseus intikamını almış olur. Burada haksızlığa uğrayan Palamedes mi? En azından mitolojik süreç bizi bunu anlatıyor. Homeros-sonrası yazarların Palamedes’i bir bilge, birtakım buluşların sahibi ve asıl Cadmus alfabesine θ, ϕ, ξ ve χ çift-sessizlerini ekleyen bir dil bilgini olarak yansıtması da gösteriyor ki, Palamedes Yunan dünyasında saygın bir karakterdir. Saygın olması, haklı olduğunu göstermez elbette ama en azından ilk gerilimde doğrudan haksız görülemeyecek olan misyon adamı Palamedes ikinci gerilimde haksızlığa uğramıştır.

Bu mitolojik gerilimler üzerine filozof Gorgias Palamedes’in savunmasını yazmıştır, literatürde daha çok Gorgiasçı savunma tekniğini gösteren bir örnek olarak değerlendirilmiştir. Gorgias’ın da haklı çıkardığı Palamedes’in savunma retoriğine bakalım:

[I] (Jüriye dönük) Mahkeme herkes için geçerli olan ölümle değil, onurla ilgilidir; onursuzluk yükü altında haklı ya da haksız bir şekilde öldürülebilirim. Davayı sonuçlandırma yetkisine sahipsiniz, isterseniz beni kolayca öldürebilirsiniz, benim hiç yetkim yok. Eğer Odysseus davacıysa, o benim barbarlar lehine Yunanistan’a ihanet ettiğimi biliyor ya da buna inanıyor demektir; dolayısıyla o ülkesinin, ailesinin ve tüm Yunanistan’ın güvenliğini düşünen en iyi vatandaştır Buna mukabil kötü bir niyetle bu davayı açmışsa, bir o kadar kötü bir insan demektir.

[II] Savunmama nasıl başlayacağım? Kanıtla desteklenmeyen bir dava korku uyandırır ve korku konuşmayı (savunmayı) güçleştirir. Beni suçlayan kişi (Odysseus) benim suçu işlediğimiz kesin bir şekilde bilemez, zira ben yapmadığımı kesin bir şekilde biliyorum. Buna karşın bir varsayıma dayanarak suçlama yapıyorsa, onun yanıldığını iki şekilde kanıtlayabilirim.

[III] Her şeyden önce bu suçu işlemiş olamam. İhanet eylemi bir görüşmeyle başlamak zorundadır, bir görüşme de bir toplanmayı gerektirir, bu da imkansızdır, zira kimse bana gelemez, keza ben de kimseye gidemem ya da mektuptaki gibi bir mesaj yazılamaz. Dahası, bir Yunan olan benim ile bir barbar olan düşman arasında bir iletişim olamaz, zira birbirimizin dilinden anlamıyoruz, arada bir çevirmen varsa, o da suç ortağı olurdu.

[IV] Buna karşın varsayalım ki arada böyle bir iletişim var, rehine ya da para türünden bir alış-veriş olması gerekiyor, ki bu imkânsızdır, zira küçük bir tutar böyle büyük bir olay için az kaçacak, büyük bir tutar ise  birçok müttefiğin taşıma yardımına ihtiyaç duyar. Paranın geceleyin taşınması, bekçilerden ötürü imkânsızdır, gündüz taşınması da herkes bunu göreceği için imkânsızdır. Ben de gidemem düşman kampına, düşman da gelemez bizim kampımıza. Dolayısıyla para almış olsaydım, bunu saklayamazdım.

[V] Bütün bunların olduğunu varsayalım, peki, suç ortağı var mıydı? Ya vardı, ya yoktu, değil mi? Var diyelim, bu kişiler özgür müydü, yoksa köle mi? Özgür biriyse, bırakalım o kişi konuşsun. Köleler ise her zaman güvenilmez kişilerdir, zira keyfen özgürlük kazanmak için suçlama yaparlar ya da işkence görüp ona göre konuşurlar. Düşman benim yardımımla kapılardan ya da surlardan geçmiş değildir, zira orada bekçiler vardı, dahası ordugahtaki herkes her şeyi görüyor. Dolayısıyla böyle bir olayın gerçekleşmesi benim için tümüyle imkansızdır.

[VI] Hangi güdü bana bunu yaptırmış olabilir? Zenginlik mi? Benim zaten malvarlığım yerinde, daha fazlasına ihtiyacım yok. Zenginlik çok harcayanlara lazım, kendi doğal hazlarının efendisi olan benim gibilerine değil. Benim geçmişimi incelemenizi talep ediyorum, ben hazlarımın kölesi değilim. Hırs mı bana bunu yaptırmış olabilir? Hayır, zira saygınlıkt erdemden kaynaklanır, Yunanistan’a ihanet etmekten değil. Benim zaten sizin nezdinizde bilgeliğimden kaynaklanan bir şöhretim ve saygınlığım var. Güvenlik de beni güdülemiş olamaz. Hain her şeyin düşmanıdır, yasanın, adaletin, tanrıların ve vatandaşların. Asıl güdü dostlara yardım edip düşmanlara zarar vermektir, ben bunun tersini yapamam ki.  Eğer ben Yunanistan’a ihanet etseydim, kendime ve sahip olduğum her şeye ihanet etmiş olurdum.

[VII] (Davacıya) Suçlaman bilgiye mi dayanıyor, yoksa varsayıma mı? Bilgiyeyse, bu bilgi ya senden gelir ya da sadece bir duyumdur. Senden geliyorsa, zaman, yer ve yönteme ilişkin bizi bilgilendir. Duyumsa, şahidini söyle bize. Şahitleri getirmek senin görevin, benim değil. Olmayan bir şeyin şahidi de olmaz, buna karşın bir şey olmuşsa, şahidini bulmak kolaydır. Yalancı şahit bile getiremezsin.

[VIII] Suçlamana ilişkin bilgi / kanıt sahibi olmadığın apaçık ortada. Dolayısıyla bu suçlama varsayımsaldır ve sen gerçekte olmayan bir olayı savunan en güvenilmez bir varsayımı savunduğun için en rezil insansın. Varsayım her şeyde her sonuca açıktır ve sen bunda herkesten daha bilge değilsin. İnsan gerçeğe inanmalıdır, varsayıma değil.

[IX] Beni iki zıt şeyle suçluyorsun: Bilgelik ve çılgınlık. Bilgelikse, evet ben zekiymişim, becerikliymişim ve donanımlıymışım; çılgınlıksa, ben Yunanistan’a ihanet etmişim. İmkansız, zararlı ve dostlara zarar verip düşmanlara yardım eden kötü bir davranışa girişmek çılgınlıktır. Tamam da, bir insan aynı konuşmada, aynı dinleyicilere, nasıl olur da, aynı şeylerle ilgili tam anlamıyla zıt bir şeyi savunabilir? Bir bilgenin aptal ya da anlayışlı olabileceğini düşünüyor musun? Diyorsan ki, bilge aptaldır, bu sana ait orjinal bir düşüncedir ama yanlıştır. Diyorsan ki, bilge anlayışlı ve sağduyuludur, o halde böyle insanlar çok büyük suçlar işleyemez ya da kötüyü sahip olduğu iyiye tercih edemez. Ben bilgeysem, yanlış yapmamışımdır; yanlış yapmışsam, bilge değilimdir. Açık ki, her iki durumda da yanıldığın kanıtlanmış oluyor. İşin tuhafı, karşı suçlamalar yapabilirim sana ama yapmayacağım.  Ben senin kötülüklerindense, kendi erdemlerim sayesinde temize çıkmaya çalışacağım.

[X] (Yunanistan için yaptıklarından bahsettikten sonra, yeniden mahkemeye) Eğer beni haksız bir şekilde ölüm cezasına çarptırırsanız, tüm Yunanistan’da ayıplanacaksınız, zira tanınmaz biri değilim, keza siz de meşhursunuz. Ayıplanan sizler olacaksınız, beni suçlayan Odysseus değil, zira kararı vermek sizin elinizde. Sizlerin birer Yunan vatandaşı olarak başka bir Yunan’ı haksız bir şekilde ölümle cezalandırmanızdan daha büyük bir suç olamaz.

Haksızlığa dayanan mitolojik gerilimin felsefe düzleminde, Gorgias eliyle ortadan kaldırılma girişimi, elbette sonuçsuz kalmış ve Palamedes yine ölüm cezasına çarptırılmıştır. Bunun tıpkı mitolojik gerekçelendirmedeki gibi, kurgusal bir savunma olduğunu belirtmekte fayda var. Önemli olan Gorgiasçı retorikte Palamedes’in haklılığının ve Yunan mahkemesinin mitolojik gerilimi haklı çıkaran haksızlığının tescil edilmiş olmasıdır. Vergilius’un retoriğinde ise bu durumun ifadesi “ışığın sönmesi”dir (cassum lumine).

Bu konuyla ilgili ileri okuma için bkz. Platon, Apologia 41a-b; Libanius, De Socratis Silentio 28; Hyginus 105; Servius, Com. ad Aen. 2.81; Euripides, Orestes 432

Reklamlar

2 comments on ““…nunc cassum lumine lugent” (Palamedes’in Savunması)

  1. Geri bildirim: Sinon’un “Shawshank Redemption” kaçışı mı? (Eripui, fateor, leto me…) | jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

  2. Geri bildirim: Gece okyanustan mı gelir? (ruit oceano Nox) | jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: