Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Sinon’un “Shawshank Redemption” kaçışı mı? (Eripui, fateor, leto me…)

Önceki yazıda Palamedes’ten Yunan mitolojisinde haksızlığa uğrayan bir figür olarak  bahsetmiştim.

Başlıkta ismi geçen Sinon ise Vergilius’un Aeneis‘inde ismi geçen bir figürdür ve Palamedes’in gözde adamlarından biri olarak tanıtılır. Eserde ve Troia öyküsünde oynadığı rol hainliktir, kısaca özetlersem, öykü bildik: Yunanlar on yıl boyunca fethedemedikleri Troia’yı tahta at ile içeriden ele geçirmek ister, bunun için atı yapıp içini askerle doldurur ve onu Troia sahiline bırakırlar. Troialı Lacoon yurttaşlarını uyarmışsa da, onlar bunu dinlemeyip atın içeri alınmasını istemiş ve kral Priamus da bu yönde karar vermiştir. Vergilius bu öyküyü anlatırken Troialıları ve kral Priamus’u atı içeri almaya ikna eden bir Yunan esirinden söz eder ve bu esiri uzun uzun konuşturur.

Sinon’un anlatımına bakılırsa Odysseus’un hasedi, Palamedes gibi (bkz. “…nunc cassum lumine lugent” [Palamedes’in Savunması]) onu da vurmuştur Nitekim Agamemnon’un kızı Iphigeneia’yı kurban ederek Troia yolunda rüzgârları arkasına alması gibi, şimdi dönüş yolu için bir kurban istenmiş ve bu kurban Sinon seçilmiştir. Ancak bu anlatı kurgusaldır, zira Sinon Yunanların Troialıları ikna etsin diye onların arasına saldığı bir düzenbazdır, dolayısıyla Odysseus’un adamıdır.

Vergilius’un Sinon anlatımında (ki eserde 2.57-195 arası) üç dizelik bir kısım bana The Shawshank Redemption‘daki Andy’nin kaçışını hatırlattı. (Filmi izlemeyene sopiler olacak haliyle.) Paylaşmak istiyorum.

Sinon’un Troialıları etkilemek için anlattı öyküye göre, Troia’yı almaktan vazgeçen Yunanlar doğadaki birtakım alametlerin etkisiyle ve geri dönebilmek için ne yapmaları gerektiğini öğrensin diye Eurypylus’u Phoebus kehanet-evine gönderirler (2.114-115). O da orada bir Argosluyu yani aralarındaki bir Yunan’ı kurban etmeleri gerektiğini öğrenir. Odysseus da Sinon’a uyuz olduğundan, kâhini kurban edilecek kişinin Sinon olduğunu açıklamaya zorlar, kâhin de onun istediği gibi yapar (2.120-125).

“Lanet gün” (dies infanda) gelir (2.132) ve Sinon kurban töreni için hazırlanır. Vergilius bu noktada bize Eskiçağdaki insan kurban törenlerinin önemli bir detayını sunar:

—- mihi sacra parari,

Et salsae fruges, et circum tempora vittae. (2.132-133)

  • —- hazırlandı kutsal unsurlar benim için,

Tuzlu unlar ve şakaklarımı saran kurdele.

Sinon_AeneisOysa tuzlu hamurların hazırlanması ve kurbanın kurdele ile sarılması Yunan kurban törenlerinde görülmez, bu Roma adetlerinde vardır, dolayısıyla Vergilius aslında Roma’ya özgü bir adeti Yunan’a yakıştırmış oluyor. Bu adete göre kurbanın gözleri bağlanır ve kafasından aşağı tuzla karışık un dökülür. Açalım: Mola salsa yani “tuzlu un” Roma dinindeki önemli kurban unsurlarından biriydi; Vesta rahibelerinin kılçıksız buğday, yer buğdayı ve tuzu birleştirerek yaptıkları bir karışımdı. Hayvan kurban edilmeden önce boynuzlarının arasından dökülür ve sonra altardaki kutsal ateşe de serpilirdi. Vergilius yorumcusu Servius bu tuzlu unu pius ve castus olarak niteler, yani “dinen ve ritüelin saflığı için gerekli”. Latincedeki “kurban etmek” anlamındaki immolare fiili de buradan geliyor. Ancak görüldüğü gibi, Vergilius burada mola salsa‘yı değil aynı anlama gelen salsae fruges‘i kullanıyor.

Metnin devamında Sinon’un anlatımı sürüyor ve bana Redemption’daki ilgili sahneyi hatırlatan dizeler geliyor:

Eripui, fateor, leto me, et vincula rupi;

Limosque lacu per noctem obscurus in ulva

Delitui, —-

*

Kaçtım ölümden, itiraf ediyorum, kopardım zincirlerimi,

Gizlenip de gece boyunca çamurlu bataklıkta, saklandım,

Sazlıkta, —- (2.134-136)

Filmdeki Andy gibi Sinon da zincirlerini kırıp özgürlüğüne kavuşur, hem de çok pis bir ortamdan, çok pis bir yolu izleyerek kaçar. Filmdeki bu kaçış genelde özgürlük için gösterilmesi gereken çabanın güçlüğü ve bu uğurda her şeye katlanılması gerektiği şeklinde okunur, hatta filmdeki genel mesajın da sistemin kurduğu tuzaklardan -tuvalet yolunu izleyerek- kaçmak olduğu söylenir.

Aeneis‘teki Sinon ise bu kurgusal kaçışıyla, yukarıda da söylediğimiz gibi, Troialıların gözünde kendisini güvenilir biri kılarak onları kandırmak ister. Tüm kurgu Yunanların Troialılara oynadığı oyunun bir parçasıdır. Palamedes ve Yunanların ona yaptığı haksızlık ne kadar gerçekse, Sinon ve yine Yunanlar eliyle uğradığı haksızlık o kadar sahtedir. Her iki olay da aslında Yunanların savaşı kazanabilmek ve bireysel anlamda Odysseus’un kurnaz zekâsını övebilmek için kullandıkları siyaseten ve ahlaken gerekli birer unsurdur.

One comment on “Sinon’un “Shawshank Redemption” kaçışı mı? (Eripui, fateor, leto me…)

  1. Geri bildirim: Gece okyanustan mı gelir? (ruit oceano Nox) | jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: