Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

De Fato’da Yunanca – Latince Felsefe Terminolojisi

Cicero’nun De Fato adlı eserinde, başka bazı eserlerinde olduğu gibi, kimi felsefe terimlerini Yunancadan Latinceye çevirdiğini görürüz. Kendisini her daim Roma’nın kültür mühendisi olarak gördüğüm Cicero Latincede felsefe terminolojisi oluşturma gayreti içindeydi, De Fato‘daki çeviri faaliyeti de bu çerçevede değerlendirilebilir.

Yunanca terimler sırasıyla şunlar: ἦθος, ἀξίωµα, περὶ δυνατῶν, Λογική, θεώρηµατα, ἐλάχιστον, ἀργὸς λόγος.

Şimdi bakalım Cicero’nun Latincelerine.

ἦθος  – mos “adet” (de moribus ve moralis)

Cicero De Fato’nun başında Yunancadaki hem “adet, gelenek, alışkanlık, kullanım” hem de “karakter, öznitelik” anlamlarındaki ἦθος [1] terimini Latincedeki aynı anlamları veren mos[2] terimiyle karşılar. Yunancadaki terim “bireyin özniteliği” ve “toplumun alışkanlığı” gibi davranışın ahlakî sorumlusunun kim ya da ne olacağına ilişkin bir tartışmaya neden olan iki anlam içerse de,[3] Cicero’nun bu terimi Latincede yine iki anlamı da veren mos terimiyle karşılaması, en azından Cicero’dan sonraki dönemde, Latince felsefe terminolojisi için bir kazanım olarak görülebilir. Y. Kenan Yonarsoy Cicero’nun burada Yunanca ἦθος terimini Latincedeki mos terimiyle karşılamasına ilişkin şu tespitlerde bulunur:

a)   Mos bir halk dili kelimesidir. Âdet, gelenek ifade eder. Parçada C.’nun çoğul olarak kullandığını görüyoruz. Çoğul olunca “davranış”, “tavır” anlamına gelir. “De moribus” “tavır, davranış hakkında” demektir.

b)  C.’nun parçadaki “appellare solemus” ifadesinden, moralis’i teşkil edinceye kadar “de moribus”u kullanmış olduğunu anlıyoruz. C.’nun zamanında her halde ethik anlamında Yunancası kullanılmıyordu. Zira ethos’un kullanılışına çok sonraları, Hristiyanlık devrinde rastlıyoruz. Bu bakımdan “de moribus”u ilk olarak C.’nun kullandığını kabul edebiliriz. Moralis’i C. teşkil etmiştir. Parçada “decet nominare” demesi bunu gösteriyor. Seneca[4] ve Quintilianus[5] bu kelimeyi kabul etmiştir. Moralis’i teşkil etmesinin nedeni, “de moribus”un kullanışsız olmasıdır.

c)   <Mos’un> Felsefî bir terim değeri yoktur. Çünkü sonradan kullanılmamıştır. Bunun yerine yine yukarıdaki parçada (De Fato 1) geçen “moralis” terim olmuştur.

d)  Parçada tanımlama yoktur. Bunun nedeni mores’in anlamının okuyucuya yabancı olmaması olsa gerektir.

e)   “De Moribus”ta bir anlam gelişmesi görülmemektedir. Doğrudan doğruya ethos için tertip edilmiş bir terimdir. Moralis için de ayni şey söylenebilir.

f)   Gerek “de moribus” ve gerekse “moralis” soyutturlar.

g)  Moralis’i C. mos’tan –lis ekiyle teşkil etmiştir.

h)  “De moribus” tutunmamış, moralis tutunmuş ve Fransızcada “morale”, İngilizcede “morality” şeklinde felsefî bir terim olarak yaşamıştır.[6]

Y. K. Yonarsoy’un buradaki tespitlerinin büyük bir kısmını tartışmasız kabul edebiliriz, bununla birlikte (tespit b) Cicero’nun felsefenin ἦθος’la ilgili kısmı (ea pars philosophiae) için moralis terimini kullanmasının nedeni olarak de moribus’un “kullanışsızlığı”nı göstermenin metinde açık bir delili yoktur. Yazarın “kullanışsız” betimlemesiyle neyi kast ettiği belirsizdir. Bununla birlikte Cicero’nun edat + isimden oluşan de moribus yerine moralis terimini tercih etmesinin nedeni aynı cümlede geçen augens lingua Latina yani “zenginleşen Latin dili”nin yeni bir terim bulma ya da isimlendirme yapma karakteridir, zira bu onun zenginliğinin bir göstergesi olacaktır.

ἀξίωµα – enuntiatio “önerme”

“Değerli düşünce, onur, ün, konum, değer, nitelik” gibi farklı anlamları bulunan ἀξίωµα terimi bilimde “kanıtın temeli, apaçık ilkesi”,[7] başka bir bağlamda ise “felsefî doktrin” anlamıyla[8] kullanılır.[9] “Değerli olmak” ve “değerli kılmak” anlamlarındaki ἀξιόειν fiilinden türemiş olan bu terimle ilgili olarak S. Schwartzman’ın şu tespiti de kayda değerdir: Hint-Avrupa dil ailesinde ag– kökünde “sürmek, sonuca götürmek” ve buna bağlı olarak “belli bir ağırlığı olmak” anlamı saklıdır, ἀξίωµα teriminde de aynı anlam baskındır ve matematik terimi olarak kullanıldığında “üzerine mantıksal bir sistem inşa edebileceğiniz ölçüde ağırlığı bulunan temel ilke” anlamını kazanır.[10]

Burada “söylemek, bildirmek, ifade etmek” anlamlarındaki enuntiare fiilinden (=nuntiare) türemiş olan enuntiatio teriminin kullanıldığını görüyoruz. Cicero’nun tüm külliyatı incelendiğinde görülecektir ki, buradaki enuntiatio mantıktaki önerme anlamındadır. (“Yargının sözlerle dile gelişi; doğru ya da yanlış olabilen bir anlatım”)[11] Yine Cicero De Fato 20’de diyalektikçilerin önermeye ἀξίωμα (ἀξιώματα’nın tekili) dediğini aktarır ve 19 ile 28. bölümlerde aynı anlamdaki enuntiatum terimini de kullanır. Bununla birlikte Cicero farklı eserlerinde “önerme” anlamında farklı terimler de kullanır, örneğin Tusculunae Disputationes 1.14’te pronuntiatum ve Lucullus 2.95’te effatum. İkinci örnekte “ifade edilenin doğru ya da yanlış olmasının diyalektiğin temel ilkesi olduğu”[12] söylenir, ki bu De Fato’nun devamında tartışılan bir konudur.

περὶ δυνατῶν – de eo, quod possit fieri aut non possit “gerçekleşip gerçekleşemeyecek olayla ilgili”

Yunancada “yapabilmek, muktedir olmak, güçlü olmak” anlamlarındaki δυνατέin[13] fiilinin temelinde yer alan δυνατός[14] sıfatı “olabilir olan” anlamına gelir, dolayısıyla περὶ δυνατῶν “olabilir olan(lar) üzerine” başka deyişle “olabilirlik / olasılık üzerine” anlamındadır. Cicero burada felsefedeki bu inceleme konusunu tanım yoluyla Latinceleştiriyor. Bu Yunanca ifade De Fato 17’de de aynı minvalde, “quid valeat id, quod fieri possit, anquiritur” yani “olabilirliğin anlamının incelendiği konu” olarak geçer. Cicero’nun δυνατός için –bilis’li (-ebilir) bir Latince karşılık bulmadığını görüyoruz, Y. Kenan Yonarsoy bu durumu şöyle açıklar: “amabilis, mirabilis gibi kelimelerde görülen –bilis ekiyle kelime türetmek Cicero’nun aklına gelmemiştir. Bu da sistemli bir türetme çalışması olmadığındandır.”[15] Δυνατός’a karşılık olabilecek possibilis sıfatını ilkin Quintilianus kullanmıştır.[16]

Λογική – ratio disserendi “açıklama yöntemi”

Yunancada “mantık” anlamındaki λογική, “söz, sözcük, konuşma, görüşme, deyiş, öykü, anlatı, düşünce, akıl” gibi birçok anlamı bulunan λόγος[17] teriminden türemiş olan ve bu anlamlara özgülüğü bildiren λογικός[18] sıfatından gelir. Cicero λογική’yi De Fato 1’de ratio disserendi olarak yani bir tamlamayla çeviriyor. Böylece Türkçede “hesap, düşünce, akıl, dürtü, temel, plan, şema, sistem, akledilebilirlik, yöntem, düzen, teori, doktrin, bilim, uslamlama yeteneği” gibi birçok anlamı bulunan ratio[19] terimini “konuşmak, açıklamak, incelemek, tartışmak” anlamlarına gelen disserere[20] fiiliyle birlikte kullanmış oluyor. Cicero felsefenin mantık bölümünü yani λογική’yi De Finibus Bonorum et Malorum 1.22’de bir eklemeyle çeviriyor: “quae est quaerendi ac disserendi, quae λογική dicitur” “<felsefenin> λογική denilen yani soruşturma ve açıklamayla ilgili olan bölümü…” Görülüyor ki Cicero burada λογική’yi çevirirken De Fato’dakinden farklı olarak “soruşturmak” anlamındaki quaerere fiilini de göz önünde tutuyor.

θεώρηµατα – percepta “ilkeler”

Yunancada “bakmak, gözlemlemek, izlemek” anlamlarındaki θεωρεῖν[21] fiilinden türemiş olan θεώρηµα[22] (çoğulu θεώρηµατα) “bakılan, gözlemlenen, izlenen, görülen, görünüş, manzara” ve buradan hareketle “varılan sonuç, kural, ilke” anlamındadır. Cicero ise De Fato 11’de bu felsefe terimini Latinceye “kavramak, toplamak, kazanmak, elde etmek, hissetmek, öğrenmek” anlamlarındaki percipere[23] fiilinden türemiş “kavranmış, toplanmış, kazanılmış…” anlamlarını veren perceptum (çoğulu percepta) olarak çeviriyor. Açık ki, buradaki iki terime temel oluşturan Yunancadaki θεωρεῖν ile Latincedeki percipere fiilleri arasındaki fark Türkçedeki “bakmak / izlemek” ile “kavramak” arasındaki fark gibidir, dolayısıyla bu iki fiilden türemiş terimler arasındaki fark da yine Türkçedeki “bakılan” ile “kavranan” arasındaki fark gibidir.

Cicero burada θεώρηµα için Latince bir terim yaratırken, daha sonra bu terim Latinceleşerek de (theorema) kullanılmıştır.[24]

ἐλάχιστον – minimum “çok küçük”

Cicero De Fato 22’de Epicurus’un atom teorisindeki atomun en / çok küçük bir alanda sapması durumundan bahsederken Epicurus’un “en / çok küçük” için “küçük” anlamındaki ἐλαχύς sıfatının superlativus’unu yani ἐλάχιστος’u[25] kullandığını söyleyip bu terim için Latincedeki “küçük” anlamındaki parvus[26] sıfatının superlativus’unu yani minimum’u kullanır. Bu Latincede yaygın bir halk kelimesi olan minimus sıfatının cinssiz hali olmakla birlikte yaygın bir şekilde kullanılıyor olmalıdır, bununla birlikte Latincede bu sıfat Epicurusçu felsefedeki atomun saptığı alanı betimlemesi bakımından ilkin Lucretius tarafından kullanılmıştır.[27] Dolayısıyla bu konuda herhangi bir yazılı kanıt bulunmasa da, Cicero’nun bu kullanımı Lucretius’tan aldığı da söylenebilir.[28]

ἀργὸς λόγος – ignava ratio “boş düşünce”

Cicero De Fato 28’de ἀργὸς λόγος tamlamasını olduğu gibi Latinceye çevirirken “boş, işe yaramaz, gereksiz” anlamlarındaki ἀργὸς[29] sıfatı için Latincedeki aynı anlamlara gelen ignavus[30] sıfatını kullanır. Λόγος – Ratio eşleşmesi ise “Λογική – ratio disserendi ‘açıklama yöntemi’” başlıklı kısımda incelediğimiz gibi, her iki terimin benzer minvaldeki çok anlamlılığı göz önünde tutulduğunda şaşırtıcı değildir. Dolayısıyla Yunanca tamlamanın iyi bir şekilde çevrildiği söylenebilir.


[1] Detaylı aktarım için bkz. http://goo.gl/6y7rH

[2] Detaylı aktarım için bkz.  http://goo.gl/N3eXi

[3] P. Allott, Invisible Power 2. A Metaphysical Adventure Story, Xlibris, 2008, s.363.

[4] Epistulae Morales 88.24.

[5] Institutio Oratoria 12.2.10.

[6] Y. Kenan Yonarsoy, Cicero’nun Felsefi Terminolojisi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, No: 2865, Edebiyat Fakültesi Matbaası, İstanbul 1982, s.23-24.

[7] Örneğin Aristoteles, Metaphysica 997a7, 1005b33.

[8] Metaphysica 1001b7.

[9] Detay için bkz. http://goo.gl/72WBN

[10] Bu tespit için bkz. S. Schwartzman, The Words of Mathematics: An Etymological Dictionary of Mathematical Terms Used in English, The Mathematical Association of America, 1994, s.32. [“axiom” maddesi]

[11] TDK, Felsefe Terimleri Sözlüğü (1975) “Önerme” maddesi.

[12] Lucullus 2.95: “fundamentum dialecticae est, quidquid enuntietur… aut verum esse aut falsum.”

[13] Detay için bkz. http://goo.gl/A3ox3

[14] Detay için bkz. http://goo.gl/K8K1r

[15] Y. Kenan Yonarsoy, a.g.e., s.122.

[16] Institutio Oratoria 3.8.25.

[17] Detay için bkz. http://goo.gl/xApqT

[18] Detay için bkz. http://goo.gl/tmnSV

[19] Detay için bkz. http://goo.gl/vpbx8

[20] Detay için bkz. http://goo.gl/uw4r9

[21] Detay için bkz. http://goo.gl/JYN6o

[22] Detay için bkz. http://goo.gl/dRz4R

[23] Detay için bkz. http://goo.gl/7a4EG

[24] Bkz. A. Gellius, Noctes Atticae 1.2.6; 1.13.9; 17.19.3.

[25] Detay için bkz. http://goo.gl/Vulwi

[26] Detay için bkz. http://goo.gl/yEyZD

[27] De Rerum Natura 2.244.

[28] Bu yaklaşım için bkz. Y. Kenan Yonarsoy, a.g.e., s.21.

[29] Detay için bkz. http://goo.gl/2GlkL

[30] Detay için bkz. http://goo.gl/F4krH

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: