Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

“Aşırı hak, aşırı haksızlık(tır)”

Başlıktaki ifade bir Romalı deyişidir, Latincesi “summum ius, summa iniuria”.

İlginç olan şu ki, günümüzde modern dillerdeki torunlarının baskın anlamından hareketle Türkçeye “eşitlik” olarak çevirebileceğimiz aequitas terimi (İng. equity, Fr. équité, İsp. equidad, Por. eqüidade, vb.) klasik dönemin Roma hukuk sistemi bağlamında tümüyle “tarafsızlık” anlamındayken, klasik dönem sonrasında, erken dönem Ortaçağ’ında benignitas (iyilik) ve indulgentia‘nın (hoşgörü) eşiti gibi kullanılmıştır. Başka deyişle “eşitlik” kavramı insanların kafasında zaman içinde tarafsızlıktan, güçsüzün tarafında olmaya dönmüştür.

Bu dönüşümün temelinde, elbette ki, Hıristiyanlığın efendi-köle ayrımını ortadan kaldırıp güçsüze merhamet duymayı öğütleyen temel ilkesi yatıyor. Evrensel nitelikli bir ilk bakışta güçsüzle kurabileceğimiz empati bize bu dönüşümün “iyi” bir şey olduğunu düşündürebilir. Ancak “tarafsızlık”tan, “taraflılığa” dönüşüm, beraberinde “güçsüzden yana olanın gücünün ölçüsünün ne olacağı” problemini de taşır, en nihayetinde merhamet edebilmek ya da güçsüzden yana olabilmek için de belli bir güce ihtiyaç vardır. Tarih gösteriyor ki, Hıristiyanlığın bu temel ilkesinin en güçlü temsilcisi olan Kilise mevcut “merhamet etme” gücünü yaptığı eylemlerle bir problematiğe dönüştürüp, yüzyıllar boyunca, bu gücün ölçüsüz mü, yoksa ölçülü mü olduğunun tartışılmasına neden olmuştur.

Evvelce ekşi’de “tasmalı erk” başlığında ve blogda “Baconcı bilgi anlayışının erkle yüzleşmesi” başlıklı yazımda bu konuyu farklı açılardan değerlendirmeye çalışmıştım. Peki, bugün niye bundan bahsetmek istedim? Bu bahsin nedeni, bir süredir Aziz Yıldırım hegemonyası üzerine Facebook’ta ya da Twitter’da yazdığım yazılara gelen tepkilerin ve genel olarak kitlelerin “aşırı hak sahibi” olan tek-adamlara teslimiyetinin düşündürdükleridir. Evvelce de kadınlara dönük pozitif ayrımcılık meselesiyle ilgili olarak, başbakanın bir nikah töreninde evlilik cüzdanını geline verip “kadını onurlandıran” birtakım sözler sarf etmesinden bahsetmiştim. Egemen yapının “merhamet” ettiği ve “iyilik” yaptığı tekil “güçsüz”lerin, bu merhamet ve iyilik ile gerçekten de onurlandırılmış olup olmadığını düşünüp duruyordum. Cicero’nun De Officiis‘inde (1.33) karşılaştığım başlıktaki ifade de bana bunu hatırlattı bir kez daha.

Özetle, soralım: Merhamet etmek ve iyilik yapmak dahil olmak üzere, “aşırı hak” (summum ius) sahibi olan insan ya da kurum koşullar değiştiğinde “aşırı haksızlık” da (summa iniuria) yapamaz mı?

Bir hocamın “adalet” ile “eşitlik” arasında yaptığı kesin ayrımı ve ilkine duyduğu saygıyı, ikincisine duymadığını söylemesini hatırlıyorum. Hoca aslında aequitas‘ın klasik dönemdeki yaygın hukuk anlamını (“tarafsızlık”) benimserken, daha sonradan edindiği anlamı (“güçsüzden yana olma”) elinin tersiyle itiyordu. (O halde güçsüze yapılabilecek en iyi iyilik, adaletli olmaktır, öyle mi?) Bu benim için çok anlamlı bir tavırdı, zira ben de adalete ve tarafsızlığa meyletmenin daha anlamlı olduğunu düşünüyordum, mesela dünya kupası maçlarında güçsüzü tutmam, ben güçsüz olursam herhangi bir müsabakada, ben de sırf güçsüz olduğum için tutulmayayım. Ortada bir müsabaka varsa, ki her yerde var, o halde hak yerini bulsun ama gerçekten bulsun, isterim. Dolayısıyla ne kadar “iyi” ya da “merhametli” değerlerden bahsediyor olursa olsun, monarşik yapı monarşiktir ve aşırı hakla donandığı andan itibaren, iyi ve merhametli kimliği potansiyel tehdit unsurudur. Aşırı hakla donanmış bütün kimliklere karşı Brutus’un dediğini demek ve ayaklanmaya bununla başlamak şarttır: “… Caesar’ı daha az sevdiğimden değil, Roma’yı daha çok sevdiğimden.”

3 comments on ““Aşırı hak, aşırı haksızlık(tır)”

  1. On
    02/08/2012

    Güclü ve gücsüzün oldugu durumda tarafsiz kalmak benim adalet anlayisima denk dusmuyor. Gucsuzun yaninda olacak erk bu gucu dengelemeyi saglayacak, guc farkini sifira cekecek bir anlayisa sahip olmasi mumkun degil mi ?

    • jimi the kewl
      03/08/2012

      Peki, bu erkin ne kadar daha ve niçin erk olarak kalmasını istemeliyiz? Ya da güç farkını oluşturan da erkin kendisiyse?

  2. Geri bildirim: “DişiAslanlarVeAslanlar KarşılıklıTakipleşiyor” seksist bir hashtag mi? | jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: