C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Baconcı bilgi anlayışının erkle yüzleşmesi

Bilgi genelde herkes tarafından, her an farklı şekillerde ve ölçülerde yüceltilir, zira bilgi bize yaşadığımızı hissettiren varoluşsal zorunlulukların ve kaygıların giderilmesini ya da en azından boşlukları doldurmayı sağlar, dolayısıyla bilgi belli ya da belirsiz bir amaca dönük bir aparattır. Bacon da bu aparatlık anlayışından hareketle bilgi güçtür (Scientia potestas est) demişti, güç yani “bir şey yapabilme, etkide bulunabilme itkisi”.

José María Rodríguez García’nın kapsamlı makalesi şöyle başlıyor:

“Bacon’ın gerçekleşmemiş reform projeleri yeni deneysel öğrenmenin kurumsallaşması ve egemen devlet gücü haline gelebilmesi için deneysel bilim adamları sınıfına araçları ve gerekli otoriteyi ihsan etme fikirlerine dayanıyordu. Bacon’ın bu yaklaşımına karşılık, postyapısalcı düşünürler, özellikle de Louis Althusser, Michel Foucault ve Pierre Bourdieu, yeni kültürel formasyonda saklı olarak gelen yıkıcı ölçüden kurtulabilmek adına, yeni bilginin ürününü modern devletin aparatlarından ayırmaya çalışıyordu. Postyapısalcılar Bacon’ın bilgilerini deney yoluyla test etmekle birlikte insanlığın büyük bir bölümü için en iyiyi sağlamayı hedef edinmiş yararcı ilkeye göre  davranan iyi organize olmuş teknokratlar komünitesi tarafından yönetilen toplumun, en müşfik toplum olacağı yönündeki görüşe şüpheyle bakıyordu. Postyapısalcılara göre, modern devletin merkezî olabilmesi yani kendi gücünü yaratan bir güç olarak yaşayabilmesi için tek tek özneleri seçim özgürlüğünden ya da en entelektüel özgürlükten alıkoyan kontrol mekanizmaları geliştirmek zorundadır. Bacon ise bu modern kritiğin varsayımlarından farklı olarak devlet mekanizmasına şüpheyle yaklaşmıyordu, aksine, yeni bilim adamları sınıfının mevcut kurumlarda en üst konumlara getirilmesi fikrini savunuyordu.”  (“Scientia Potestas Est – Knowledge is Power: Francis Bacon to Michel Foucault”, Neohelicon XXVIII/1, Akadémiai Kiadó, Budapest, Kluwer Academic Publishers, Dordrecht, 2001, s.109-122)

Egemen yapı, tasmalı erk olsa da olmasa da (ipin ucunu devlete bağlamış ve devlete çalışan her bilim adamı biraz tasmalı erk değil midir?), bilgi kaynaklarının kullanımını insanlığın bekâsı gibi ulvî bir amaca dayandırmakla birlikte bu amaca uygun hareket edecek olan belli bir sınıfı yüksek devlet kademesine yerleştirdiğinde ondan kendi devlet çıkarını gözetmesi de beklenmez mi? Zira bir devlet belirlediği ya da kendisi dışında evrensel bir consensus ile belirlenmiş olan ulvî bir amaca hizmet etmek istediğinde, bunun sürekli olmasını istemek ve dolayısıyla bu sürekliliğin (ve bilim adamlarının gayretlerinin) “egemen” hamili olmak zorundadır.

Evvelce burada defalarca işlediğim kadına dönük pozitif ayrımcılık meselesini anımsıyorum bu noktada, zira devletin bilgi egemenliğini ve kullanımı hakkını bilim adamlarına teslim edişi ve onları koruma altına alması ile erkeğin kadına yukarıdan hak teslim etmesi birbirini andırıyor, burada asıl egemen ortadan kalkmıyor, sadece o egemen tasmalı erk olarak elindeki yetkinin kullanımı için eşyanın tabiatına uygun olarak “kendinden aşağıda olan” belli bir sınıfa hak “teslim” ediyor, buradaki vurgu “teslim” sözcüğünedir, zira bu hak istendiğinde “geri” alınabilecektir, kadına dönük pozitif ayrımcılığın içselleştirilemeyecek ya da bilim adamlarına dönük bu üst kullanım hakkının “gerçek” bir erk olamayacak olmasının nedeni işte bu “teslim” sözcüğünde yatmaktadır. Yukarıda da alıntladığımız gibi, postyapısalcılar işte bu çekinceden hareketle devletin merkezîleşme arzusu ve gücünden vazgeçemeyeceğini düşünmüştür.

Bacon ise böyle düşünemezdi. Zira gerek babasının gerekse kendi yaşamında yakından şahit olduğu gibi, bilim adamlarının ortaya koyacağı sınırlı bilgiden yararlanabilecek devlet erki, Foucault’nun, bilhassa sanayi devrimlerinden sonra genişledikçe genişlemiş ve tüm insanlığı bir kerede ortadan kaldırabilecek boyuta gelmiş bilimi kontrol altına almaya ve dolayısıyla merkezî olmaya güdümlü devlet erkine benzemiyordu. En nihayetinde Bacon’ın çağı da, amacı da farklıydı. Bacon’ın amacı, doğuracak, üretecek, geliştirecek yeni bir bilgi tutumu veya güç sağlayacak bir bilgi yolu oluşturmaktı. L. Wilkinson’ın dediği gibi, insanın doğa üzerindeki gücünü suistimal ettiğinde sebep olduğu kötülükleri bilen bizler için böyle bir amaç meşum görünebilir. Ancak Elizabeth çağında kimi yaşamsal problemlerin giderilmesinde Bacon’ın bu amacı önemliydi: Bebek ölümleri had safhadaydı, veba her tarafa yayılmıştı, taşımacılık ve iletişim yavaş ve zordu, gelir dağılımı düzensizdi, Avrupalıların çoğu kötü giyinmeye ve kötü beslenmeye mahkumdu. Kutsal Kitap’ın çizdiği, insanlığın doğaya egemen olduğuna dair profile inanan Bacon için bu durumda, düşlediği insan egemenliği (regnum hominis) gerçekten de kötü durumdaydı. Bu yüzden “Büyük Yenileme”nin (Great Instauration) peşine düşmüştü (L. Wilkinson, Earthkeeping in the Nineties: Stewardship of Creation, Wm. B. Eerdmans Publishing, 1991, s.157-158).O halde Bacon’a göre, doğa üzerinde egemenlik kurmadan başarı sağlanamaz, doğanın nitelikleri araştırılmalıdır. Bunu yapacak olansa devletleşmiş bilim adamları sınıfıdır, tıpkı Yeni Atlantis’te çizildiği gibi.

Peki, modern devletin, bilimi ve bilim adamlarını kullanabileceği bir saha olarak yaşamsal kaygıları ya da özde/sözde çözmek istediği problemler yok mudur? Elbette vardır, birçok problem içinde bir tanesi, bilhassa önem arz eder: İç ve dış tehdit ya da terör. Küresel egemenlik Büyük Devletlerin terör bahanesiyle etkin savaş yöntemleri geliştirme zorunluluğun hissetmiş ve bilim adamlarından oluşan ekipler ve onlara ayrılan bütçe eliyle savaş teknolojisini geliştirmiştir.

Bunun yanında bilimi salt tüketim aygıtları üretme mekanizması olarak algılamak durumunda bırakılan yeni bir nesille karşı karşıyayız, oksimoron gibi gelebilir ama android ya da apple’ın sanal marketlerini dolaşırsanız, “science & technology” etiketli web sitelerinin önemli bir kısmının bilimden anladığı şeyin gerçek ya da sanal, her daim daha fazla paranın ödendiği tüketim malzemesi üretme & pazarlama işlemi olduğunu görürsünüz. Devletin terörle mücadelede ve kapitalist iradenin tüketimi sürdürülebilir kılmada bilimden yararlanması bilimin muhakkak birileri tarafından yönlendirildiğini ya da yönlendirilmesi gerektiğini ortaya koyar. Bu yüzden, bana kalırsa Régis Debray “Matematikçilerden, fizikçilerden ve kimyacılardan oluşan bir toplum bile kursak, onlara yönetici bir figür, bir litürji, bir ritüel, bir angajman, bir program vermek gerekir” derken (Constantin von Barloewen, Bilgiler Kitabı. Çağımızın Önemli Düşünce İnsanlarıyla Söyleşiler, Çev. Işık Ergüden, Aylak Kitap) haklıdır.  Herhangi bir program da programcının varlığını gerektirdiğinden, öyle ya da böyle, “tek tek özneleri seçim özgürlüğünden ya da en entelektüel özgürlükten alıkoyan kontrol mekanizmaları” oluşturan bir üstün erk (programcı) insanlığın olduğu kadar bilimin de kaderidir, başka deyişle devlet insanların ne kadar kaderiyse, bilimin de o kadar kaderidir.

Reklamlar

2 comments on “Baconcı bilgi anlayışının erkle yüzleşmesi

  1. peyami
    11/03/2012

    Benjamin Farrington tarafindan yazilmis Francis Bacon biyografisini okumustum. Ilgilenenler olur belki diye buraya da kendi blogumdaki yazinin linkini birakiyorum.

    http://peyami.wordpress.com/2012/03/10/francis-bacon-pioneer-of-planned-science-benjamin-farrington-1963/

  2. Geri bildirim: “Aşırı hak, aşırı haksızlık(tır)” « jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: