C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Gözyaşı Entelektüel Bir Şeydir: Duygunun Anlamları

Melike Çakan ile birlikte çevirdiğimiz Jerome Neu’nun “Gözyaşı Entelektüel Bir Şeydir: Duygunun Anlamları” başlıklı çalışma Kabalcı Yayınevi’nden çıktı!

Bir gün hocam Prof. Dr. Çiğdem Dürüşken, Jerome Neu’nun A Tear is Intellectual Thing adlı eserini Kabalcı Yayınevi’nden çıkmak üzere çevirip çeviremeyeceğimi sordu, ben de içeriğine bile bakmadan çevirebileceğimi söyledim. Çevirmeye başladım. Klasik filolojinin -Latincenin- bir gereği olarak ve kendi ilgi alanım için yaptığım okumalardan farklı olarak ilk defa profesyonel olarak İngilizceden çeviri işine girdim, bir ara işlerimin yoğunluğundan dolayı sıkıldım (neticede benim işim çeviri değil, çeviri benim aracım) ve kitabı bırakmak istedim ancak Melike devreye girerek kitabı bitirebileceğime inandırdı ve çeviriye dahil oldu, böylece beraberce çalışmaya ve çevirmeye başladık.

Sonunda kitap çıktı.

Melike’yle bu çeviriyi bilhassa Moda’daki Cafe Nero’da yaptık (ondan önce de Beyoğlu’ndaki Gloria Jean’s’te ve Capitol Starbucks’ta çok çalıştıydım, ne yazdı be!), oranın üzerimizdeki güdüleyici etkisini yadsıyamayız. Kaaveye olan düşkünlüğümüz psikanalitiğe olan ilgimizle birleşince kitabın çevirisi hızlandı. (Onca iş güç arasında, bu hacimli eserin bitmiş olması bana hiç şaşırtıcı gelmiyor da değil, o kadar da değil!) Kitabın arkasındaki ve basın bültenindeki tanıtım yazısı bana ait, şöyle demişim:

“California Santa Cruz Üniversitesi’nde felsefe, psikoloji ve psikanaliz alanlarında çalışmalarını sürdüren Jerome Neu bu eserinde farklı konularda derlediği yazılarıyla duyguların farklı anlamlarına ve yorumlarına keyifli bir yolculuk yapıyor. Bu yolculuğun her durağında Neu’nun akademik bilgi birikimine karışan içten heyecanını duyumsayabiliyorsunuz. Neu bu heyecanla, Eskiçağ’dan Ortaçağ ve Rönesans’a, oradan da günümüze dek, insani duyguları anlamaya çalışmış olan büyük filozofların, düşünürlerin, edebiyatçıların ve akademisyenlerin görüşlerini olabildiğince önyargısız bir şekilde ve sade bir dille anlatırken kendisine “düşünmek bilinen şeyi değiştirebilir” düsturunu temel alıyor ve eserin bir yerinde şöyle diyor: “Duygulara sahip olunabilir, duygular ifade edilebilir, duygular işlenebilir, duygular bastırılabilir… Ben de burada onlar hakkında düşünmeyi istiyorum, onlar hakkında düşünmenin onları dönüştürebileceğine inanıyorum.”Neu ilkin OUP tarafından 2000 yılında basılan bu eserinde duygulara ilişkin mitoloji, felsefe, psikoloji, psikanaliz, biyoloji ve antropoloji gibi farklı kaynaklardan süzülen açıklamaları “entelektüel” olduğu kadar edebi bir duyuşla da okuyucuya sunarken, eserini İngiliz şairi William Blake’in bir dizesiyle adlandırıp taçlandırıyor.”

Bu tanıtım yazısında gerekeni özetlemişim. Burada söyleyebileceğim şeylerden biri, bütün çalışmalarım içinde büyük ihtimalle tek İngilizceden çevirinin bu olacağıdır. (Prof. Hine ile yaptığım İngilizce söyleyişiyi de Türkçeleştirmiştim gerçi.) Böyle bir renk olsun, çeşitlilik olsun, bir gün dönüp de geriye baktığımızda “vay be, 2011’in ortasından 2012’nin ilkbaharına nasıl bittiydi koca eser” diyebiliriz. Yukarıda da söylediğim gibi, evdeki çalışmalar dışında büyük ölçüde kaavecilerde çalıştığımız için insan içine çıkarak (“insan içinde”) bu eseri bitirdiğimiz söylenebilir. Tam da böyle bir eser bu, insan içinde, onlara bakarak okunabilecek bir eser (böyle olmayan bir eser var mı acaba? “Non alienum puto…”). İnsanî duygulara ilişkin psikanalitik ve felsefî  çözümlemeler, düşünce tarihinin imbiğinden dökülür gibi yayılıyor sanki; Neu akıcı bir dille ve sorgulamayla, anlaşılması zor olan konuları, yerleşik kabullerden ötürü ilk bakışta kabullenilmemeliymiş gibi görünen argümanları sıralayarak gerçekten de “duygular hakkında düşünmenin onları dönüştürebileceğine inandığını” gösteriyor.

Şahsım adına söylersem, bu çalışmamız ilgimi çeken ve geçmişte de irdelediğim birçok hususla ilgili yeniden düşünmemi sağladı. Bu yeniden düşünme seanslarının kimi neticelerini blogumda da görebilirsiniz. (Arama kısmına “Jerome Neu” yazabilirsiniz mesela!) Örneğin Socrates ile Alcibiades arasındaki homo-erotik ilişkiyi, Platon’un Symposium‘unda geçen (Aristophanes’e atfedilen) diğer “homo-” yarısını arayan insan düşüncesini, Diotima’nın sevgi ideali anlayışını, Sartre’ın her duyguyu bir eylem görmesini, Freud’un Küçük Hans vakasını (“çiş organı” olayı!), fanatik taraftarlardaki özgüven sıkıntısını, Lévi-Strauss’un şamanizm düşüncesini, Ibsen’in vahşi ördek meselesini ve şu an aklıma gelmeyen nicesini yeniden ve yeniden düşünmemi sağladı bu çalışma. Dolayısıyla bu çalışmaya ayırdığım vakti kayıp olarak görmüyorum, aksine düşündürdükleri ve tazeledikleri -çeviri parasına ek olarak- bir kazanç oldu.

Yayınlanmış olan her çalışmamla ilgili gözümün önüne bazı sahneler gelir, genelde o çalışma esnasındaki durumumla ilgili sahnelerdir bunlar. Gözyaşı Entelektüel Bir Şeydir ile ilgili gözümün önüne gelen ilk sahnede Melike netbook’un başında, ben ise ipad’in başındayım, etrafımız kağıtlarla dolu, kaave içiyoruz. Gerçi her zaman kaave içiyoruz, çünkü kaaveyi seviyoruz, kaave muhteşem bir şey.

Kitabı çoğu kitapçıda bulabilirsiniz, güzel okumalar şimdiden herkese!

Satın alma linkleri:

http://www.kabalci.com.tr/

http://www.idefix.com/

http://www.kitapyurdu.com/

http://www.alkim.com.tr/

http://www.kitapturk.com/

http://www.pandora.com.tr/

http://www.ilknokta.com/

http://www.hermeskitap.com/

http://www.kitapadresi.com/

http://www.yenisayfa.com/

http://www.limonkitap.com/

http://hikmetkitap.com/

http://www.kitapagaci.com/

http://www.edgeakademi.com/

http://bkmkitap.com/

Reklamlar

2 comments on “Gözyaşı Entelektüel Bir Şeydir: Duygunun Anlamları

  1. Anonim
    23/05/2012

    elinize sağlık güzel bir çeviri olmuş. kitabı kabalcı’da gördüm oldukça ilgi çekici bir konusu var. böyle bir konunun altından kalkmak kolay bir şey değildir. yazarın iddia ettiği gibi duygular hakkında düşünmek onları dönüştürebilmeyi sağlar mı bilemesek de hayatı anlamlandırmak adına büyük katkısı olduğu bir gerçek.
    ilgimi çeken bir şey oldu yazarı google’da aratınca pek bir şey bulamadım hakkında wikipedia’da başlığını görmeyince şaşırdım biraz. ama tabi bu iyi bir yazar olmadığı anlamına gelmiyor. nitekim her popüler olan da pek derinlikli olamayabiliyor. uzun sözün kısası okunası bir kitap gibi görünüyor.

  2. Geri bildirim: Annesi tarafından terk edilen filin ağlaması üzerine | jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: