C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Corrumpere pecunia ya da parayla yozlaştırmak (rüşvet)

Bir lider olarak, halkın beğenisini ve dolayısıyla desteğini kazanmak için elinizin biraz açık olması gerekir mi? Cevabınız evetse, Bacon “colere populum est coli” “halka yalakalık yapana [halk tarafından] yalakalık yapılır” derken haklı o halde. Cicero böyle düşünmüyor, ona göre halka para yedirerek (tercihen çuval çuval kömür ya da patates yardımı yaparak) onun size sadık olmasını sağlayamazsınız.

Cicero De Officiis 2.53’te Büyük Makedon fatih Philippus’un, halka para dağıtan oğlu Alexander’e yazdığı bir mektupta, buna karşı çıktığını söyler, Philippus şöyle der mektupta:

“Ah, hangi neden, sende parayla yozlaştırdığın bu insanların sana sadık kalabileceği beklentisine neden oldu? Makedonyalılar senin onların kralı değil de, bakıcısı ya da tedarikçisi olacağını düşünsünler diye mi bunu yapıyorsun?”

Ona göre, ideal lider halkının kralıdır, bakıcısı ya da tedarikçisi değil. Dolayısıyla halkı yönetmek demek, öncelikli olarak onların güvenliğini sağlayıp onları yönetmek demektir, gelip geçici beğenilerini okşamak ya da azdırmak değil. Cicero bu alıntının bulunduğu yerde, genel olarak halkın beğenisini kazanmak için yapılan gösterişli işleri eleştirirken, Caesar’ın halk dalkavukluğuna da dikkat çekmek istiyor gibidir, zaten uslanmaz bir cumhuriyetçi olan Cicero’nun Caesar’ın katlinden duyduğu memnuniyet, Caesar sonrası Antonius ve çevresinde rahatsızlık yaratmıştı. Neticede halkın beğenisini kazanmak isteyen ve dolayısıyla iç & dış siyasetini buna göre ayarlayan popülist siyasetçi modeline karşıdır Cicero.

Bağlamdan kısaca söz etmiş oldum.

Burada Cicero’nun söz konusu metnin ilgili yerinde kullandığı bir tabirden bahsetmek istiyorum.

Cicero, yukarıda “…parayla yozlaştırdığın” şeklinde çevirdiğim “…pecunia corrupisses” ifadesiyle açıkça rüşvet vermeyi kast ediyor, zaten büyük sözlüklerdeki  corrumpere fiiliyle (“yozlaştırmak, bozmak, mahvetmek”) ilgili yapılan açıklamalarda bu anlama değiniliyor, örneğin C. T. Lewis’in sözlüğünde “to gain to one’s self by gifts, etc.; to bribe, buy over” deniyor. Halkı neyle satın alacağınız / yozlaştıracağınız ise değişebiliyor, kimileyin Cicero’nun ifadesinde olduğu gibi parayla, kimileyin altınla (Sallustius, Bellum Jugurthinum 32.3) ya da kimileyin başka bir şeyle.

Metnin devamında Cicero semantik ve etik bir çözümlemeye girişerek, Philippus’un “halkını parayla yozlaştıran / satın alan” oğluna “sen bakıcı ya da tedarikçi misin?” diye sormasını doğru bulur, zira ona göre bir kral için bu dalkavukluk rezilce bir şeydir. Cicero’ya göre daha da iyisi, cömertçe / bolca para dağıtımının (largitio) “yozluk” yani corruptela olmasıdır. “Yozluk” olarak çevirdiğim corruptela, yukarıda bahsettiğim corrumpere fiilinden doğmuş bir isimdir, dolayısıyla corrumpere fiiline “yozlaştırmak” dersek Türkçede, corruptela‘ya da “yozluk” dememiz doğru olur.

Pecunia corrumpere / parayla yozlaştırmak deyişi, para verenin parayı alanı yozlaştırması olgusuna dayanıyor, yani parayı alan ([beğenisi] satın alınan), parayı verenden daha yozdur bu anlayışa göre. Oysa ilk düşünüldüğünde, sanki tersi geçerli olmalıymış gibi düşünüyoruz, sanki rüşvet verenin, haksız bir kazanca ya da değere (örneğin halkın beğenisine) konması daha kötüymüş gibi. Hangi tarafın daha yozlaşmış sayılabileceği, koşullara göre değişiklik gösterebilir, Cicero Caesar gibi örnekleri düşününce, rüşvet alanı (satın alınanı) yani halkı daha yozlaşmış buluyor olmalı, (cumhuriyetçi elitliğin kaçınılmaz vargısı olabilir mi bu?) zira reel politiğe ve popülizme güdümlü olmak “zaten” politikacıların karakterinde var, onlar için beğeninin nasıl kazanıldığı değil bizatihi kazanılması önemlidir. Gerçekten de, Cicero’nun verdiği örnekte baba Philippus oğlu Alexander’i, halkın beğenisini kazanmak için yaptığı hareketi etik olmadığı için değil, faydalı bir sonuç doğurmayacağı için eleştirir, zira ona göre, bugün Alexander tarafından satın alınan halk, yarın başka biri tarafından (Alexander aleyhine) satın alınabilir.

Şüphesiz, gören gözler için bu yazıda nice hikmetler vardır, deyip kapatalım bu bahsi.

Son olarak bir şeyden daha bahsetmek istiyorum, birçok yerde Cicero’ya atfedilen “cömertliğin dibi yoktur” sözü aslında doğrudan Cicero’ya ait değil, o sadece sözü aktarandır. Cicero De Officiis 2.55’te bakın ne diyor:

“Çoğun vatandaşlarımız tarafından, bir atasözü olacak ölçüde kullanılmış olan bir deyişi hatırlayalım: Cömertçe dağıtmanın sonu yoktur.”

Dolayısıyla “largitionem fundum non habere” “cömertçe dağıtmanın sonu yoktur” bir Romalı deyişidir, Cicero’nun kendi sözünden ziyade. Cicero’nun bağlamda bahsettiği ise şudur: Hayırseverlik uğruna müsrifçe yapılan yardımlar, zamanla insanları yoksullaştırarak kötülük yapmaya iter.

Reklamlar

One comment on “Corrumpere pecunia ya da parayla yozlaştırmak (rüşvet)

  1. Geri bildirim: Bir Marcellinus kıyası olarak: Parayla mı, sözle mi kandırmak? | jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: