C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Studium sapientiae

Cicero De Officiis‘in ikinci kitabının hemen başında, onca önemli problem varken niçin felsefe çalıştığını açıklar ve “devlet, her şeyi ele geçirmek isteyen ihtiras sahibi insanların (tabi ki öncelikli örnek Julius Caesar) eline düştü” minvalinde bir serzenişle birlikte resmî görevlerden uzaklaşmasını bir gerekçe olarak ortaya koyar.

Bu bölümde Cicero kanımca tüm külliyatındaki kendisinin ve cumhuriyetin geldiği noktayı gösteren en zarif siyasî durum tespitlerinden birini yapar: “Cum autem res publica, in qua omnis mea cura, cogitatio, opera poni solebat, nulla esset omnino, illae scilicet litterae conticuerunt forenses et senatoriae.” (I.3) “Bütün dikkatimi, düşüncemi ve çalışmalarımı adadığım devlet ortadan kalkınca, elbette forum ve senatus konuşmalarım da sessizliğe büründü.”

Diğer tüm yazıları gibi, De Officiis‘in ikinci kitabının bu bölümünden de anlaşılıyor ki, Cicero için felsefe okuması yapmak ya da bu alanda kalem oynatmak, onun için kamuya ve devlete hizmetten sonra gelir, ideal Romalı (vatandaş) resmî görevlerini yerine getirdiği ölçüde yaşadığı kentin (Roma’nın) gerçek bir sakini olur. Kişi için, ne zaman ki resmî görevler biter, işte o zaman felsefe çalışması önceliği alır. Cicero bu noktada en büyük felaketlerin ortasında, başka bir şey yapmayıp en değerli bilgileri taşıyan felsefeye yönelmiş olmasını övgüye değer bulur ve “Quid enim est, per deos, optabilius sapientia, quid praestantius, quid homini melius, quid homine dignius?” (“Tanrılar adına, bilgelikten daha tercih edilesi, daha seçkin, insan için daha iyi ve yine insan için daha değerli ne var?”) diye sorar, daha sonra da bilgeliğin peşinden koşana “filozof” dendiğini hatırlatarak (“hanc igitur qui expetunt, philosophi nominantur“), felsefeyi Latinceye “studium sapientiae” yani “bilgelik uğraşısı” (ya da “bilgelik arzusu”) olarak çevirir.

Burada karşımıza çıkan ve “bilgelik uğraşısı” olarak çevirdiğim “studium sapientiae” tamlamasının, ikincil dillere yapılan bazı De Officiis çevirilerinde farklı şekillerde düşünüldüğünü görüyoruz. Örneğin Walter Miller tarafından yapılan Loeb çevirisinde “the love of wisdom” denirken, M. T. Griffin ve E. M. Atkins tarafından yapılan çeviride  (Cambridge University Press) “the pursuit of wisdom” denmiş.

“Studium sapientiae” için ikinci çeviride kullanılan ifadenin (“the pursuit of wisdom”) daha muteber olduğunu düşünüyorum, zira “studium” kavramı -Modern dillere etkisi göz önünde tutulduğunda da anlaşılabileceği gibi- “sevgi”den ziyade “uğraş” anlamını verir. Zaten Cicero’nun Yunancada “bilgeliği/bilgiyi seven” anlamına gelen philosophia için Latincede yine “bilgelik sevgisi” karşılığını kullanması beklenemezdi, zira Cicero burada bilgeliğe / bilgilenmeye sevgi duyduğuna değil, tüm hayatını adadığı öncelikli uğraşısının ortadan kalkmasından sonra ikincil uğraşısına dönüşüne vurgu yapmak için “studium sapientiae” tamlamasını kullanıyor, aksi olsaydı, rahatlıkla “amor sapientiae” diyebilirdi.

Studium kavramının, -günümüze veyahut Renaissance’a nispeten- Cicero’ya tarihsel anlamda yakın olan Klasik Ortaçağ dönemine özgü Hıristiyan teolojisindeki karşılığı bile bu kavramın içinde “uğraş” anlamını ortaya çıkarır. Örneğin Ortaçağ Latincesinde studium “ahlaken ve ruhen kendini adama uğraşısı / arzusu” (mesela “spiritualia studia” “ruhsal uğraşlar” anlamına gelir) anlamındadır, kişinin kendisini neye adamakla uğraşacağı ise bu terimle birlikte kullanılan diğer bir terimle -değerle- gösterilir, “virtutum studia” dendiğinde bu “erdemleri edinme uğraşları” anlamına gelir. Richard of St. Victor’un ruhsal uğraşların (studia spiritualia) farklı aşamalarını betimleyen Benjamin Minor‘u bir “studium sapientiae” örneği sayılmış olup “bilgelik uğraşı” (Ortaçağ İngilizcesinde “the studie of wisdom”) şeklinde kabul görmüştür.

Studium teriminin Klasik / Ortaçağdaki bu kullanımı bize onun “güçlü arzu” anlamını da açık ediyor, mesela Augustinus’un De Doctrina Christiana‘sında geçen “studiosus” (aşırı arzulu) sıfatı studium teriminden gelmekle birlikte, “curiosus” (meraklı) sıfatından çok daha fazla “kendini adama” anlamını verir (N. Zeeman, “‘Studying’ and Piers Plowman”, New medieval literatures, Ed. by Wendy Scase,David Lawton,Rita Copeland, Oxford University Press, 2000, s.196). Augustinus’un kullandığı bağlamda studiosus, “Tanrı’yı aşırı bir arzuyla arayan insan / erkek” anlamına gelir, curiosus ise “Tanrı’yı merak eden insan / erkek” anlamındadır, buradan hareketle bu iki terimin modern dillerdeki torunları arasında, “kendini adama” anlamı nezdinde ne türden bir fark olduğu da anlaşılabilir.

Demem o ki, hem studium’un kavramının semantik derinliği, hem de Cicero’nun mevcut durumu “studium sapientiae”ı “bilgelik sevgisi” (“the love of wisdom”) olarak çevirmememizi gerektirir. Buradaki “studium” bilgiye ve bilgeliğe dönük artık eyleme geçmiş olan (çalışmaya / uğraşmaya sebep olan) aşırı iştahı işaret eder, bu iştah yeri gelince bilgeliğe de dönük olabilir, yeri gelince Tanrı’ya da; burada önemli olan, kişinin meyletmesine sebep olan sevginin değil, sevginin de (belki tek başına, belki diğer unsurlarla birlikte) güdülediği “hedefe ulaşma” / edinim eylemin gerçekleşmesidir.
Reklamlar

One comment on “Studium sapientiae

  1. Erdem
    23/10/2011

    o cordem meum cum amorem studiumque sapientiae imple, philosophia! quantumcumque sapientia tua saties me, nihil coram te morire in me est.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: