Dr. C. Cengiz Çevik – Blog

KLASİK FİLOLOG

Category Archives: Felsefe – bilim

>Baumgarten, Aesthetica 72.

>

13/05/2010 · Yorum bırakın

Tribus Anticyris caput insanabile, ama kimin?

  Deyimleşmiş dizelere örnek olarak Horatius’un ‘Tribus Anticyris caput insanabile‘sini gösterebiliriz. Ars Poetica (Şiir Sanatı) adlı eserinin 300-301. dizelerinde geçen bu ifadeyi Türkçeye “Üç Anticyra’yla bile düzelmez/şifa bulmaz kafa” şeklinde … Okumaya devam et

12/05/2010 · Yorum bırakın

>apparens, ama kime?

> Fenomenal hatice: Apparens Yunancadaki phaenomenon ya da phenomenon‘un Latincesi olmakla birlikte Türkçede zaten “fenomen” şeklinde adlandırabildiğimiz şeye bir de üstüne “görüngü” diyebilmiş olmamızı da şahsım adına makul kılar. Gayet … Okumaya devam et

11/05/2010 · Yorum bırakın

>Hegel ve mistik

>… Felsefenin gizem kültleri içinde yer aldığını söylemek manasız değildir; ancak bu, daha kayda-değer tasarımlara ilişkin duyumsal tavırda, söz konusu gizem kültleri sembolik / tasvirler içermemesi dışında, izlenesi hedefin kendisi … Okumaya devam et

08/05/2010 · Yorum bırakın

>Progressive

> İleri doğru, öne doğru hep bir fazla, hep bir öteye taşma telâşını gösteren bir sıfat olarak karşımıza çıkmasının nedeni pro– önekinin adım, hamle gibi anlamlara gelen gressus‘a eklemlenmiş olmasıdır. … Okumaya devam et

08/05/2010 · Yorum bırakın

>Mütedeyyin Bireye İslamî Ortodoksi Eleği

> Bundan seneler seneler evvel ana rahmine düşer gibi zihin rahmime düşmüş bir düşünceydi, sonra araya zaman girince ara ara varlığını belli eder gibi ağrılar yapmaya başladı, çünkü çok sık … Okumaya devam et

07/05/2010 · Yorum bırakın

>Robert Burton… ama Latincesi yakıyor!

> Kendisini İngiliz Atina’sında görüp Democritus’un bir küçüğü olarak değerlendiren Robert Burton şöyle diyordu: “Ben yoksul değilim, ben varlıklı da değilim; nihil est, nihil deest, ben azım, hiçbir şey de … Okumaya devam et

05/05/2010 · Yorum bırakın

Quos tulit!

    “Quos tulit ad scenam ventoso gloria curru, Magnum opus aggressis eadem det gloria vires.” * “Şöhret kimleri rüzgârlı bir arabayla taşımışsa sahneye, Yine o şöhret güç vermeli büyük … Okumaya devam et

05/05/2010 · Yorum bırakın

Facultas fingendi

  “Betimleme yetisi” veya “tahayyül yetisi” olarak çevirebileceğimiz bu şey, öyle bir şey ki, estetik kuramcısı Baumgarten bunun kişinin phantasia‘sına (fantezi, tahayyül) atfedilmesi durumunda, sanatsal işleyen kafadaki phantasia ihtiyacının iki … Okumaya devam et

04/05/2010 · Yorum bırakın

>İbn-i Sina’dan

>

04/05/2010 · Yorum bırakın