C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Facultas fingendi

 

Pelin BatuBetimleme yetisi” veya “tahayyül yetisi” olarak çevirebileceğimiz bu şey, öyle bir şey ki, estetik kuramcısı Baumgarten bunun kişinin phantasia‘sına (fantezi, tahayyül) atfedilmesi durumunda, sanatsal işleyen kafadaki phantasia ihtiyacının iki katına çıkacağını düşünmüştür. Dahası ars analogi rationis yani aklın benzetim sanatından çok daha özgür olmasını istiyorsak, ki sağlam bir kafa bunu istemez -sıyırmış olması lazım, phantasia‘ya eklemlemek durumundayız. Yani phantasia‘daki o jartiyerli pelin batu imgesinin basit bir jpg veya kalitesiz çekilmiş avi dosyasında kalmamasını isteyen sanatsal ve bir o kadar masturbatif kişilik tahayyülündeki 3d gözlükleriyle sanki pelin batu odasındaymış gibi düşünebilirse, işte facultas fingendisini iyi işletebilmiş olur. Bu açıdan bakarsak facultas fingendi her phantasia‘nın kaçınılmaz bir parçası olmakla birlikte, herkese bir ölçüde sanatsallık katar.
Diyebilirsiniz ki bu noktada, “ooo ben evde tek başıma kaldığımda hep sanatsal mı oluyorum yani?” Evet canım. Zihnindeki fantezişinaslığın bir parçası olan facultas fingendi yani betimleme/tahayyül yetisi, seni sanatçı kılıyor. Ama salt teoride, pratikte değil. Buna zihnî sanatsallık da diyebiliriz. Belki elin de işliyor beri yandan, olabilir ama bu seni actu yani eylemde sanatçı kılmıyor, pelin batu imgesi karşısındaki o işini ziyadesiyle zanaatkârlığına ve insanlığına yoruyorum.
Tekrar facultas fingendi‘ye gelirsek, Eugenio de Caro’nun Ars analogi rationis başlıklı makalesinde kapsamlı bir şekilde işlenen konunun bir bölümü facultas fingendi‘ye ayrılmıştır. Yazar facultas fingendi‘nin üretici karakterde ve diğer aşağı bilişsel yetilerden (inferior cognitive faculties) daha fazla özgürlük alanına sahip olduğunu söylüyor. Dahası yazara göre söz konusu facultas yani yeti bir nevi poetica‘laşıyor yani şiirleşiyor. Çünkü alabildiğine özgür bir alanda salınıyor. Sadece jartiyer giydirmekle kalmıyor imgesel kadına, aynı zamanda onun geçmişte yani jartiyeri giymiş olduğu anda ve tahayyül edildiği şu anda ve buradan hareketle (hem geçmişten hem de şimdiden hareketle) gelecekte yapacağının hayal edildiği striptiziyle bir bütünlüğü doğuruyor. Böylece facultas fingendi fanteziden fanteziler üretilmesini sağlıyorken, beri yandan kişinin bu güçlü fantezişinas yönü, diğer bütün aklî faaliyetlerini örtüyor. O an hipnotize olmuş gibi saatlerce pelin batu‘ya bakıyor oluşunun nedeni, Baumgartencı doğal estetik anlayışına göre, budur. Facultas fingendi’nin phantasia‘ya eklemlenmesi!

Bana sorarsanız yine Baumgartencı sanatçı kişinin ‘tasavvura doğal yönelimi‘ (dispositio naturalis ad imaginandum) olmasaydı jartiyer bile icad edilemezdi. Madem ki geçmişin estetik kaygıları jartiyeri yarattı ve pelin batu onu giydi, söz konusu yetinin başka bir tezahürü olan internet gençliğinin zihnindeki versiyonunu öteleyerek bir yere varamayız.
Buradan da başka türlü betimlemeler/tahayyüller ve icadlar çıkmayacağının bir garantisi yok, ha çıkacağının da yok ama insan yine de ”madem ki gerçekleşmiş, o halde yapıyı çözmeye çalışayım, bir mana gizli olabilir altında” diye düşünmeye daha yatkın. önce yapıyı çözelim, sonra sökeriz.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 04/05/2010 by in Felsefe - bilim, Genel, Latince üzerine and tagged , , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: