C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Liberal-‘ gövdesinin “cömert-” manası üzerine

“Liberal-” Latincede “özgür” anlamındaki liber sıfatından geliyor, bu sıfat da Yunancadaki “arzulamak” anlamındaki λιφ-, λίπτω fili ve Sanskritçedeki “arzulu” anlamındaki lub-dhas sıfatıyla çağdaş ya da yakından ilişkili.

C. T. Lewis’in sözlüğünde liber için verilen ilk mana liber– kökünden türeyen bütün terimlerin “ilk” manasını özetler nitelikte: “kişinin kendi arzu ve keyfine göre davranması, kendisinin efendisi olması, özgür, sınırlandırılmamış, bağlanmamış, baskı altına alınmamış, zincirlerinden kurtulmuş, bağımsız, açık, özgür.” (Aynı maddede liber‘in “köle” anlamındaki servus‘un zıddı olduğu da söyleniyor.)

Liber‘den türeyen liberalis sıfatı “özgür, özgüre özgü”, liberalitas ismi ise “özgürlük” anlamındadır.

Ancak liber- kökünün bir de “cömert-” anlamı vardır. Peki, bu anlam nereden geliyor ve “özgür-” anlamıyla ilişkisi nedir?

Klasik dönem Latin külliyatına baktığımızda liber sıfatının “cömert” anlamında kullanılmadığını görüyoruz ancak bu kökten türeyen liberalitas‘ın “özgürlük, zincirlerinden sıyrılmışlık / sıyrılmış olma hali” anlamı yanında “cömertlik, eli açıklık” anlamında da kullanıldığını görüyoruz.

Örneğin Cicero De Officiis 1.7.20’de liberalitas‘ı beneficentia (iyilik yapma: bene + facere) ve benignitas (nezaket gösterme / iyi bir şekilde davranma: benigne + tas) ile bir görür (beneficentia, quam eandem vel benignitatem vel liberalitatem appellari licet).

C. T. Lewis’in sözlüğünde bu anlamın oluşumuyla ilgili net bir şey söylenmemişse de, terimin (liberalitas) anlamlarının sıralanışı bize bir fikir veriyor: “Özgür bir adama yakışır şekilde düşünme (yolu), soylu, nazik ya da dost karakteri / eğilimi / yaradılışı, soylu ruh, iyilik, cana yakınlık.” Burada liberalitas‘ın “özgürlük”ten “iyilik”e doğru anlam genişlemesi yaşadığını görüyoruz. Bu, açık ki, ikinci mananın ilk mananın bir niteliği olmasıyla alakalıdır, yani “özgür olmak demek, aynı zamanda karakter bakımından iyiliksever ya da soylu bir ruha sahip olmak demektir.”

Liberalitas ile kast edilen “iyilikseverlik”, doğal bir eğilim yani bir karakterdir (dispositio), çünkü Roma’da kişi “soylu” doğar, bu yüzden ondaki soyluluk da bir karakterdir, buna bağlı olarak iyilikseverlik de soyluluğun bir niteliğidir.

John Trusler’in eski bir eserinde (The Distinction Between Words Esteemed Synonymous in the English Language, 1783, s.126) İngilizcedeki (liberalitas ile aynı anlamı veren) liberality ismini yine yakın anlamlardaki generosity ve bounty isimleriyle kıyaslarken, benim burada liberalitas ile ilgili söylediklerimi liberality ile ilgili olarak söyler. Yazara göre liberality “doğal bir karakterdir” (natural disposition), generosity “duyarlılık artışından doğar” ve bounty ise “dinî güdülerden gelir.” O halde liberality, diğer ikisinden (generosity ve bounty) farklı olarak “sonradan” edinilen değil, bizzat kişinin içsel ve doğal karakterinin bir parçası olan bir iyilikseverliktir. Buna bağlı olarak J. Trusler liberality‘nin “ruhun özgürlüğü”ne işaret ettiğini söyler (Liberality denotes freedom of spirit), buna karşın generosity “ruhun yüceliği”, bounty ise (dinî mahiyetinden ötürü) “kalbin açıklığı”dır.

Bir şey doğuştan getiriliyorsa, o yazgının bir parçasıdır ve kişinin aslî (asıl kaynağından geldiği için) kimliğidir, istenildiğinde ya da bıkıldığında söküp atılamaz, (örneğin bounty’de dinî hassasiyet yitirildiğinde dinî güdülerle gerçekleşen yardım / iyilik etme eylemi ortadan kalkabilir). Liberalitas‘taki (ya da Alm. Liberalität, Fr. libéralité, İng. liberality, İsp. liberalidad, İt. liberalità, Por. liberalidade) özgür doğmuş olmaktan kaynaklanan “kaçınılmaz iyilikseverlik” durumu, bu mefhumun Roma’da “karşılıksız iyilikseverlik” anlamına gelmesini sağlamıştır. A. Berger’in “Encyclopedic Dictionary of Roman Law” başlıklı eserindeki (American Philosophical Society, 1953, s.563) Liberalitas maddesinde de yazdığı gibi, liberalitas bakanların (magistratus) ya da imparatorun iyilik erdemini simgelerdi. Örneğin Augustus’un halka para dağıtması ex liberalitate Augusti yani “Augustus’un iyilikseverliğinden / iyilikseverliğinin bir örneği olarak” manasını taşırdı.

Yine Liberalitas Hıristiyan teolojisinde karşımıza “karşıdaki kim olursa olsun, hatta bizim gibi düşünmeyen ya da inançsız biri olsun, ona iyilik etmemiz” anlamında çıkar (C. Buck, A theological dictionary, containing definitions of all…, Printed for W.W. Woodward, 1815, s.262 vd.). Hıristiyanlık soylu-köle (doğmuşluk) ayrımını kaldırdığı için, Hıristiyan teolojisindeki liberalitas da dolayısıyla Tanrı’nın tek tek, herbir kimseye sunduğu “doğal / tanrısal” iyilikseverliğin (lütfun) insandaki bir yansıması olur. Bu konuya başka bir yazıda değinerek liberalitas / liberality meselesinde dinî ve siyasî değişik yerlere varabiliriz.

Reklamlar

One comment on “Liberal-‘ gövdesinin “cömert-” manası üzerine

  1. Geri bildirim: Liberal-’ gövdesinin “cömert-” manası üzerine (2) « jimi the kewl resmi blog!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: