C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Hiyerarşiden (hierarchia) T. Eagleton’a…

Bugün Terry Eagleton’ın Ayrıntı Yayınları’ndan Mehmet Küçük çevirisiyle çıkan Postmodernizmin Yanılsamaları‘nının (Orjinali “The Illusions of Postmodernism”) bir yerinde görünce anımsadım, hiyerarşi melekler arasında derecelendirilmiş yapıyı işaret eder. T. Eagleton’ın ilgili ifadesini sona saklamakla birlikte “hiyerarşi” isminin kökenine bakalım.

Türkçede (matematik dilinde) “n nesnenin tanımlanmış bir düzende sıralanması” anlamına gelen sıradüzen isminin ya da felsefede “Kutsal sayılan kişilerin egemenliği; bu egemenliğin taşıyıcıları (rahipler) arasındaki düzen… Öğelerin önemine göre yapılan sıralama; aşamalar, basamaklar zinciri” anlamına gelen aşama düzeni tamlamasının karşılığı olarak kullandığımız hiyerarşi, Yunancadaki ἱεραρχία isminden gelir. Bu isim “ἱεράρχης’in gücü ya da yetkesi” anlamındadır, peki ἱεράρχης nedir?

Latincesi hierarcha olan ἱεράρχης Yunancada “kutsal ritlerin başrahibi” anlamında kullanılmakla birlikte “kutsal” anlamındaki ἱερός ile “yönetici -ilke-” anlamındaki -αρχης, -αρχος’un birleşiminden oluşur yani tam Türkçesiyle “kutsalın yöneticisi” anlamındadır. Bu anlamından ötürü Kilise dilinde hierarcha veya ἱεράρχης “baş-meleğin” (İng. archangel) ve “-göğün yöneticisi- İsa”nın da sıfatı olmuştur. [İlginçtir, evvelce blogda da incelediğimiz Eskiçağ paganizminin “hermetik düşünce tarihindeki” son mühim temsilcilerinden olan Iamblichusçu teorideki tanrısal düzenin hiyerarşik yapısından  hareketle İsa’nın da tıpkı bir pagan tanrısı / hermetik tanrısallığı gibi “gücün kaynağı” olarak görüldüğü söylenir, buna göre Hıristiyan ritleri İsa’dan gelir [S. K. Wear – J. Dillon, Dionysius the Areopagite and the Neoplatonist Tradition: Despoiling the Hellenes, Ashgate Publishing, Ltd., 2007, s.112.], tıpkı hermetik düşüncede tüm ritlerin Yunan Hermes’ten (Mısır’daki karşılığı: Thoth) gelmesi gibi.]

Bu durumda  ἱεραρχία da doğal olarak, yukarıda da bahsettiğimiz gibi, “kutsalın yöneticisinin elindeki güç” anlamındadır. [Geç dönem Latincesinde ierarchia ya da hierarchia‘nın başındaki sessiz harf (“i”) kimi Romans dillerde karşımıza “g” ya da “j” şeklinde çıkar, örneğin İtalyancada “gerarchia” gibi.] İfadenin yukarıda verdiğimiz “kutsalın yöneticisinin elindeki güç” anlamı da Pagan inanışında, bilhassa Dionysius Aeropagites (Διονύσιος ὁ Ἀρεοπαγίτης) kültünde Meleklerin üç kısmından her birini nitelemiştir, bu melekler tümüyle Paganist ilk ilke ya da arkhe düşünce sistematiğine uygun olarak evrendeki yaşamsal gücün ilkesel herbir unsuru anlamındadır. [Kilisenin kabul ettiği melekler ilkesel bir sembolizm olmaktan çok Tanrı’nın “işçileri” gibidir. Örneğin Matta 13.39’da “Biçim vakti, çağın sonu; orakçılar ise meleklerdir.” 13.49’da “Melekler gelecek, kötü kişileri doğruların arasından ayırıp kızgın fırına atacaklar.” vb.] Daha sonradan batı dillerine geçen hierarchia‘nın “insanların ya da şeylerin derecede, düzende ya da sınıfta diğerleriyle birlikte -belli bir ölçüye göre- dizilmesi” anlamına kavuştuğunu görüyoruz.

En başa, bu kısa analizimizi doğuran metne dönersek, T. Eagleton, “hiyerarşi” teriminin seçkinci bir zümre tarafından halka dayatılan ama “toplumsal olması gerekmeyen” değerler dizimi anlamına dönüştüğünü (kullandığı seçkinci örnekler ise W. B. Yeats, T. S. Eliots ve Benito Mussolini’dir) söyler. T. Eagleton’a göre, herkes böyle bir düzende hiyerarşisttir ama seçkinci olmak zorunda değildir. Yukarıdaki etimolojik çözümlememiz çerçevesinde söylersek, herkes “kutsal” değerler skalasında bir yer sahibidir ama seçkinci yani “üstünlük güden” değildir, hatta bunu günümüz Türkiye’sindeki “elitizm” tartışması kapsamında düşünürsek, laiklik, modernlik, kentlilik ya da “üstünlük sırası” belirleyen temel değer her neyse (dinî ya da ırksal bir seçkincilik de olabilir), baskıya maruz kalanlar bir şekilde hiyerarşist olmaya mahkumdur, düzen önünde laiktir ya da değildir, moderndir ya da değildir, kentlidir ya da değildir, vb.

Terry Eagleton - Postmodernizmin Yanılsamaları ve Brigitte Bardot

Terry Eagleton - Postmodernizmin Yanılsamaları ve Brigitte Bardot

T. Eagleton aynı yerde (s.114) demokrasinin söz konusu hiyerarşik yapıyı yani mertebelendirmeyi ortadan kaldıran bir siyasî yönetim şekli olmadığını aksine “toplum-karşıtı iktidar odaklarının çıkarları karşısında bir bütün olarak halkın çıkarlarına öncelik verilmesini gerektiren”, bu yüzden de kendi hiyerarşisini (“kutsalın yöneticisinin elindeki güç”?) dayatan bir sistem olduğunu ima eder. Böylece demokraside “görünen” ya da “saklı olan” eşitlik (çobanın ve mankenin eşit oy hakkının olması?) algısı kendine has bir “hiyerarşi”den muaf olmamış olur. T. Eagleton metnin devamında şöyle diyor:

“Herkes bir değerler hiyerarşisi benimser; bunun benliğin kurucusu olan bir bağlanma olduğu savunulabilir… Gerçekten ayrım gözetmeyen bir özne hiç de bir insan özne olmazdı; değer biçmenin ‘seçkinci’ olduğunu düşünen bazı postmodern öznelerin yalnızca kağıt üstünde var olabilmelerinin nedeni de budur belki.” (s.114)

T. Eagleton’ın Postmodernizm eleştirisine girmeyelim, konu fazla dağılmasın, belki sonra bakarız, olur mu? Bence olur.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: