C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Chrysippus ve Ensest meselesi

 

Ancak kar yağıp da tatil haberleri peyda olunca kendisinden haber alınan ilk ve orta dereceli okullar gibi, ancak son dönem yani Roma dönemi Stoacılığın seçkin isimleri avamdan birilerine bilhassa ahlâk ve teoloji dersi vermek istediğinde hatırlar ilk ve orta dereceli Stoacıları. Chrysippus da Roma dönemi Stoacılarınca ilk döneme de dahil edilir, orta döneme de. O anki ruh hallerine bağlı olarak değişir. Hakkında söylenecek çok şey var, ben bununla gireyim istedim, şimdi aşağıda bir şey anlatıp entiriyi kapatacağım.
Ama önce şunu söyleyeyim ki, Zeno, Cleanthes ve Chrysippus üçlüsü olmasaydı bugün dominus deus’umuz, god’ımız, lord jesus’umuz, allah’ımız kimdi bilmezdik şerefsiz olurduk. Niye mi? Aşağıda şey yapacağım.
Aranızdaki fakirler ya da en azından çocukken fakir olanlar bilir, eskiden soba olurdu evin içinde, onun da boruları. Sobayla duvardaki soba deliği arasındaki mesafeye bağlı olmak üzere borular döşenir, bazen boruların kıvrılması gerektiği noktada dirsek denilen küçük borucuklar takılırdı. Akordiyon gibi bükülmüş olan bu borucuk soba ve diğer borularla birlikte kömürlükten yukarı çıkarılırdı, şeklen hoşuma da giderdi kereta. Her neyse konu dağılmasın, ben bu Stoa üçlüsünü ve başlı başına Stoa’nın kendisini monoteizmin önce İsevî sonra da Muhammedî kollarının dirseği olarak görüyorum. Delik ise geçmişte yaşamış, şimdi yaşayan ve gelecekte yaşayacak olan milyarlarca hıristiyan ve müslümanın, farkında olsunlar olmasınlar, inanç âlemidir.
Nitekim Suriye Zeno’dan ötürü Stoa’nın doğu menşeeeini gösterir, dikkatinizi çekerim, Chrysippus da Tarsus’lu, öğreti hep bu taraflardan gitme Atina’lara, Roma’lara. Dirseği Stoa ve Anadolu, Mezopotamya’yı da soba olarak görürseniz içeriden deliğe yani bahsettiğim insanlara akıtılan dumanı monoteizm olarak okumanız mümkündür.
Neticede Mezopotamya ile tek-tanrıcılar arasındaki bu dirseğin üçüncü babası olan Chryisippus’u seviyor ve sayıyoruz. Ancak bazılarının da bileceği üzere bu ara empiricus’a ve kuşkuculara takığım. Chrysippus da dahil olmak üzere her türlü dogmatikten nefret eden  Empiricus’un bir metninde Chrysippus’la ilgili evvelce kanıtını görmediğim, duymadığım bir bilgiye rastgeldim. Bilgiyi kaydedip, sizlere aktarmak istedim.
Efendim, Empiricus’un anlattığına göre Chrysippus “annenizle ya da kız-kardeşinizle seks yapabilirsiniz, bunda sakınca yok” demiş güya. Olacak şey değil, gibi duruyor değil mi ilk duyuşta? Stoa düşüncesinin enseste cevaz verdiğiyle ilgili elimizde bazı kanıtlar olduğunu biliyordum ancak bu başlıkta incelenen zatın böyle bir cevaz verdiğini daha önce duymamıştım. Baş nereye giderse kıç da oraya gider derler ama Stoa düşüncesinin sonraki evrelerinde böyle bir ensesti makul karşılama durumu söz konusu değil, özellikle de Roma’da kesin yasalarla aile içi seksin yasaklandığını biliyoruz, zaten Empiricus da buna dikkat çekiyor Kuşkuculuğun Temel Esasları adlı eserinde. O halde Chrysippus neden böyle bir ensest candanlığına girişmiş? Ya da kıç niye başı follow etmemiş?
Eldeki kayıtlar ve öğretinin geçirdiği evrim incelendiğinde anlaşılıyor ki, erken dönem Stoacılarının içinde yetiştiği kültür ile sonraki Stoacıların içinde yetiştiği kültür arasında dağlar dağlar dağlar kadar fark var, bir kere Chrysippus ve öncesinde Zeno’nun kısmî ölçüde yamyamlığa bile cevaz verdiği söyleniyor, aile içi seksi mi yasaklayacaklar şakirtlerinden? Mümkün değil.
Empiricus’un Adversus Mathematicos’unu yorumlayan Richard Bett’in de bildirdiği gibi (S. Empiricus, Against the Ethicists: Adversus Mathematicos xi, Oxford University Press, 2000, s.208) başlıktaki zat da dahil olmak üzere ilk Stoacılar bütün değerlerden sıyrılan insanın mutlu olabileceğini öne süren köpeksi ekol kinizmin etkisindeydi. Bu yüzden ailevî değerleri de rahatlıkla öteleyebiliyorlardı.
Oysa sonraki Stoacılar, benim düşünceme göre, değişen toplum koşullarına ayak uydurarak kinizmin dalgalarının neredeyse hiç vurmadığı roma eyaletlerinde, idarî hukukun egemenliğinde ve atalardan miras kalan din ile ahlâk duyuşunun muhafazakâr şemsiyesi altında Stoacılığın baba tiplerini bir nevi törpülemiş ve onların öğretilerini daha kuralcı yeni dünya düzenine uygun kılmıştır.
Böylece kinizmin etkisinde enseste ya da kısmî yamyamlığa cevaz verecek ölçüde savruk Stoa tipi yerini Roma’da daha merkeziyetçi, toplum düzenini önemseyen ve günümüze göre ilkel bir dünya vatandaşlığı algısını aileden başlatıp devletin resmî diniyle barışık kılan Stoa tipine bırakmıştır. Başka deyişle mitosların uygarlaşma ve insanlaşma süreci gibi öğretilerin de uygarlaşma ve insanlaşma süreci vardır, Stoacılığın başına gelen de budur. Ben böyle görüyorum.
Kürtlerden cumhurbaşkanı bile çıktı savunması gibi, Stoacılardan imparator bile çıktı, enseste cevaz veren Chrysippus’tan koyu ahlâkçı Marcus Aurelius’a, Hostius Quadra’nın aynayla seksini anlatırken utanan Seneca’ya… Kabul edin etmeyin evrim mukadder! Ziyaret çarptı onları, onlar çarpılınca soba da harlandı, borudan akan duman delikleri boğdu. Boğulduk camları açın, ölüyoruz böhöööğğbööhöhöööö ööhhüüünkür… Kız-kardeşlerinize dokanmayın, çağ değişti, ööööhhhöööööğğğü, stoacıysanız öhhhöö camları açın. Chrysippus’u seven yellesin odayı. Monolitik monoteizme boğulduk.ö öhöhçhiğğüüü…
Not: “Ensest” konusunu bloğumuzda defalarca işledik.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: