C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

>Türkçe konuşan çocuklara Latince dersi verilebilir mi?

>

Bunu deniyorum. İki oldu, Doğa Koleji’nde fazlasıyla zeki olmaları bakımından diğerlerinden ayrılıp farklı bir sınıfa yerleştirilen bir grup öğrenciye, her an sıkılabilecekmiş gibi bir poz takınarak, Latince dersi veriyorum. Bu daha önce hiç yapılmadı, böyle bir şeye girişmeleri ve dahası bir şekilde benim gibi saygıdeğer, muhteşem, harikulâde, muhteşemin de muhteşemi birini (Ah sen yok musun sen! Sen mükemmmmeel değilsin ama olmak üzeresin!) bulmuş olmaları, kolejin onuru (son kısmı ciddiye almayın minvalinde açtığım sarkastik parantezi yeterli görmedim bir tane daha açayım dedim). Bana gelirsek (ne zaman benden uzaklaştık ki?), akıllı çocuklardan akıllı laflar işitmek keyifli. Üniversitede, arada sadece bir katın olduğu Klâsik Filoloji kürsüsüne uğramaya üşenen koca felsefe öğrencilerinin hayâlini bile kuramayacağı, öyle şeyler işitiyorum ki bu çocuklardan, “Türkçe konuşan çocukların Latince öğrenimi” konusunda optimistleşebiliyorum. Sonra yakamoz yakamoz çakıyor aklıma öğrettiğim şeyin ne derece Latince olduğu. Öyle ya, Latince bir soyut düşünme dili, üstün zekâlı da olsa, Locke’un deyişiyle “tabula-rasa’sıyla” karşıma gelen çocuk, çocukluğundan kaynaklanan kendi imgelem gücü elverdiğince ancak bir yere kadar bu dile nüfuz edebilir. Latincenin ölülüğünün bile bir ölçülülük göstergesi olduğunu ve batı modernitesi için bir tür gelenek taşıyıcısı rolünü üstlendiğini anlatamadığınız bir Latince dersi olabilir mi? 

Muhatabınız çocuklarsa, “olabilir” diye kabul etmeniz isteniyor.Oysa Latince salt bir gramer dili değil, grammatolojik açıdan verilerin sürekli değerlendirilmesi neticesinde yazı dilinin canlı tutulmaya çalışıldığı soyut düşünmeye dayalı bir dil. Çocuğa “What is your name” İngilizcesiyle, “Je suis élève” Fransızcasını öğretir gibi “Quod nomen mihi est?” (Senin adın nedir?) Latincesi öğretmenizin bir anlamı yok. Çünkü insanlık tarihinde Latince Latince yapan şey, günlük yaşamdaki “Quod nomen mihi est?” (Senin adın nedir?) veya “Ubi habitas?” (Nerede yaşıyorsun?) kullanımları değil, bunların öğretilmesinin çocuğa hiçbir faydası olmaz, çünkü “Senin adın nedir?” sorusunu sorabileceği bir Latinus olmayacak. 
Latinceyi Latince yapan şey, grammatolojik açıdan, kullanılan terimlerin içinde yetiştiği ve yetiştirdiği kültürde üstlendiği rol yani batı-insanlık belleği nezdinde bilim, din, felsefe, estetik gibi sahalarda gelenekle modernleri tek bir düzleme çekmesi ve böylece bir “yazı dili” olarak yaşamını sürdürmüş olmasıdır. Latincenin gündelik kullanımının, Latincenin öğrenilmesi gerekliliğinde hiçbir olumlu etkisi yok. Duvar yazıları, mezar-taşı yazıları, kupa epigramları gibi eskilerin gündelik yaşamına ilişkin fikir veren aktarımlar bile literal anlamda değerlendirilip kimi kere edebiyata, kimi kere tarihe, kimi kere de diğer sahalara yönlendirilir, ilgili sahalarda incelenen bu aktarımlar bile günün Romalısının nasıl Latince konuştuğu konusunda merak uyandırmaz, Latince üzerinde çalışan uzman halkın gündelik dilini bile “örneğin” yukarıdaki sahalardaki tezlerine yarar sağlayacak ölçüde değerlendirir. Bu yüzden “What is your name?” İngilizcesinden farklı olarak “Quod nomen mihi est?” Latincesi, bana, sonradan uydurulmuş gibi geliyor. Modern dillere baka baka, Latincenin de kolunu bacağını kesmek istemişler, gibi geliyor. Konuşulmayan, soyut düşünmeye ve yazmaya ilişkin bir dilde “Senin adın ne?” demeyi öğrenmenin ne anlamı olabilir? 

Peki, çocuklara ne verilmeli Latince niyetine? Çocuk soyut düşünme yeteneği konusunda çocukluk bariyerlerini aşabilmesini sağlayacak donanıma sahip olmadığına göre, Latincenin sui generis önemini kavrayabilir mi, hele ki Türkçe konuşan çocuk? Bana kalırsa çocuk Latincenin önemini kavrayabilir, ancak bunun için salt Latince gramerin verilmemesi, ardında yatan kültürün de öğretilmesi gerekiyor. Dahası yukarıda örneklediğim türden “Quod nomen mihi est?” kalıbının öğretilmesine gerek yok, çünkü -örneğimizden hareketle söylersek- soru kelimesi olan “Quod” dışında cümle öğelerinin yer değiştirebildiği bir dilde “What is your name?” öğretimindeki cümlenin öğelerinin de söz konusu öğretime dahil olmasından kaynaklanan bir gereklilik söz konusu değil. Çocuğa gramerle birlikte kültürün kendisini de vermek gerekiyor, Latinceyi besleyen ve Latincenin beslediği kültürü. Aksi halde Latince öğrenmenin bir anlamı yok, bunun din, bilim, retorik, felsefe ve tarih ekseninde bir medeniyet dili olduğunu çocuğun anlayabileceği ölçüde aktarmak gerekiyor. Batıda meşhur olan “Latin for kids” tarzı kitaplardaki kurbağalı, krallı, prensli, eşekli Latince dersleri, Latinceyi sanki Portekizceyi ya da İspanyolcayı ve diğer batı dillerini öğretir gibi öğretme hevesinden ötürü sınıfı geçemiyor benim gözümde. 
“Latinceyi bilinmesi gereken dil” yapan şey, ardında taşıdığı bilincin idrakiyle edinilecek olan kazanımlardır. Latince, ardındaki bilincin ötelenmesine rağmen öğrenilebilecek bir dil değildir, kolu kanadı kesilmiş olur, ruhu kaçar, yakamoz yakamoz vurur heba edilmiş zaman. Çocuk da bunun farkına varmadan….

Bana kalırsa kurbağalar eşliğinde Latinceyi değil Portekizceyi öğrenmek daha anlamlıdır, çünkü kurbağalar Latinceyi sevmez, samimi olamaz öğretimi konusunda. Önce o kurbağaların arkadaki bilinci idrak etmesi gerekiyor, ki üstün zekâlı çocuklar da beslenebilsin. 
Ancak tümden de ötelemek istemiyorum batılı (Cambridge’in ya da Oxford’un, benim örneklerim bunlar) Latince öğretim setlerini, çünkü neticede bu kitaplar benim yukarıda -yaralı parmağa dikkat çekmek adına- abarttığım “Quod nomen…” algısının ötesine taşıyor. Hatta söz konusu kitapların yarısını Eski Roma kültürünün tanıtımına ayırıyorlar, ama öğrencinin o tanıtım pasajlarını okumaya vakti olmuyor,  müfredat da genelde buna müsaade etmiyor. Bu yüzden çocuk, diyelim ki, servus’un da (köle) familia’nın (aile) bir parçası olduğunu ezberleyerek öğreniyor, muhakeme yeteneğinin işletilmesine imkân tanınmıyor, “neden o dönemde kölelik vardı da, şimdi yok?” sorusunun cevabı üzerinde düşünmeden, salt servus’un deklinasyonunu yani gramer çekimini ezberliyor. Oysa benim üstün zekâlı çocuklar, servus’u aileden sayan bir örnekten hareketle anlattığım Roma’daki kölelik sistemi konusunda yaşlarından değilse de zekâlarından “beklenebilecek” türden yanıtlar verebildiler, işte bu yüzden onlara Latince, kültürüyle birlikte öğretilmeli. Mesela biri dedi ki, “Bu kölelerin zengin aileler tarafından satın alınmasına ailesi neden izin veriyor? Köle olmak açlıktan ölmekten daha kötü değil mi?” Ben de içimden “oha” dedim haliyle, işte çocuk veriyi süzmeye hazır, böyle bir durumda dilin ardında yatan bilinci farklı açılardan düşündürüp aktarmaya başlar ve soyut düşünmeye dayalı dili “ölü” olmaktan kurtarabiliriz; yok bunu yapmadan servus’u çekip çocuğa “o seni aşar” muamelesi lâyık görürsek, haliyle çocuk da bir üst basamağa çıkmadan, muhakeme yeteneğini o üst zekâsıyla nemlendirmeden geçip gidecektir, geleceğe “küçükken Latince görmüştüm ben” deyişini miras bırakarak.
Neticede dil bir kültür ve insan olayı, ne birinden ne de diğerinden kopabilir, bu bağlamı “buralı” çocuğa aksettirmenin, bu kültürün müzesinde yani Avrupa’da yetişen batılı çocuğa aksettirmekten zor olduğunu biliyorum ama yine de aşılmayacak bariyer yoktur, diye de düşünüyorum.
Reklamlar

One comment on “>Türkçe konuşan çocuklara Latince dersi verilebilir mi?

  1. Geri bildirim: Bizim Latince öğrenen üstünler televizyona çıkmış (Doğa Koleji, Acarkent) « jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 24/06/2010 by in Eskiçağ üzerine, Felsefe - bilim, Genel, Latince üzerine and tagged , , , .
%d blogcu bunu beğendi: