Cato nezdinde Seneca’nın bilgesi siyasete bulaşmamalı mı?
Başlıktaki soruya verilebilecek en kısa cevap, “evet, bulaşmamalı” olabilir. Zira Seneca kendisi “saray filozofu” damgası yiyecek kadar sarayda Nero’yla içli dışlı olup ona hocalık yaparken gününü gün etmişse de (abartıyorum) … Okumaya devam et
Marcus Porcius Cato (Genç Cato) Üzerine kısa bir konuşma
Roma’da İ.Ö. birinci yüzyılda yaşamış olan Stoacı Genç Cato üzerine konuşuyorum.
(1) Stoa felsefesinde kadının durumu ve Stoacı kadınlar üzerine
Stoa felsefesi yeryüzündeki küçümsenesi acılara karşı cesaret gerektiren bir duruş gerektiriyor, haliyle bu duruş için ruhsal olduğu kadar fiziksel kuvvet ve dayanabilirlik gerekir. Stoacıların övegeldiği kahramanların hepsi, örneğin Yunan mitlerinde … Okumaya devam et
(1) Tiranın hak ettiği ceza üzerine (Aquinas, De Regno 12.86-91)
Thomas Aquinas, De Regno 12.86 (86) (stabilitas potestatis, divitiae, honor et fama)… indebite adipiscenda declinat in tyrannidem princeps. Nullus enim a iustitia declinat nisi cupiditate alicuius commodi tractus. (87) Privatur … Okumaya devam et
Mariana, De Rege et Regis Institutione 1.6’dan çeviri
Buna tiranın vahşi, cüsseli bir hayvana benzediğini de ekleyebilirsin, elinden geldiğince her yanı kaplar, mahveder, yakar, dişleri, tırnakları ve boynuzuyla acı dolu katliamlara neden olur. Böyle bir durumda birisi kendi … Okumaya devam et
Philosophia ancilla theologiae’dan hareketle kısa bir değerlendirme
Dün gece Twitter’da “Philosophia ancilla theologiae” meselesi açılınca üzerinde biraz durayım istedim, zira bu konuda iki kavramın bilhassa açıklanması/bilinmesi gerektiğini düşündüm. Philosophia ancilla theologiae yani “felsefe teolojinin hizmetçisidir” sözü ilkin … Okumaya devam et
Amafinius Roma’daki ilk Epicurusçu muydu?
Başlıktaki soru soruldu, “ben de öyle biliyorum ama hemen yanıt vermeyeyim biraz kaynak tarayayım” dedim. Yanlış bilmiyormuşum ama şerh düşerek söyleyeyim: Bu tür sorular kendi içinde bir nevi bilimsel bir … Okumaya devam et
Salisbury’li John’a göre kısaca kral – tiran meselesi
Önceki post‘ta Salisbury’li John’un “Tiran” tanımından bir parça sunmuştum. 1110-1180 tarihleri arasında yaşamış olan Salisbury’li John (Latincesiyle Ioannes Saresberiensis ve bundan sonra yazı boyunca “John”) genelde Ortaçağ’ın ilk önemli siyaset metni … Okumaya devam et
Modus mu, o da ne?
“Her şeyin bir modus‘u vardır” önermesi bana “her şeyin bir şeyi vardır” önermesini hatırlatıyor, ikincisi topu taca atmanın, lafı dolandırarak bir genellemeye sığınmanın apaçık örneği, içerdiği argümanın totolojik kimliği iddiayı … Okumaya devam et
Arendt’in vita activa’sı üzerine…
Bu yazıdan alıntı yapmak mı istiyorsunuz? Blogdan alıntı yapma kılavuzuna buyrun. Geçen gün bir süredir Latince öğrenmeye çalışan birkaç çocuğa (yaşları 9-11) vita activa‘yı Arendt’in bağlamına şöyle bir değinip anlayabilecekleri seviyede … Okumaya devam et