Yargıcın yükümlülüğü üzerine (Francis Bacon)
Yargıçlar görevlerinin hak dağıtmak değil de hakkı söylemek yani demem o ki, yasa yapmak değil sadece yorumlamak olduğunu hatırlamalıdır. Aksi halde otoriteleri, Kutsal metinleri yorumlama kisvesi altında her defasında bir … Okumaya devam et
Genetivus Subiectivus / Obiectivus
Keats’in The Fall of Hyperion‘u ile birlikte yeniden düşünmek durumunda kaldım: Latincede genetivus yani –in hali özneye (subiectivus) ya da nesneye (obiectivus) dönük olarak farklı anlamlarda okunabiliyor, dolayısıyla metinde karşımıza çıkan … Okumaya devam et
(9) Bir Latinceden çevirememe örneği… (Urbi et Orbi)
Acarkent’teki çocuklara Latince öğretmeye giderken bazen yol üzerindeki Starbucks’ta durup kaave içiyorum, sonra yanındaki Migros’a giriyorum ve İş Kültür’ün bastığı çocuklar için hazırlanan “İş Çocuk Kütüphanesi” serisinden birkaç kitap alıp … Okumaya devam et
Phallos’u kalkık Hermes… Fallik ama ne için?
Herodotos ünlü tarih eserinin 2.50. bölümünde neredeyse bütün Yunan tanrılarının ismen, diğer barbarlar yanında özellikle de Mısırlılardan alındığını söyler, Poseidon, Hera, Hestia, Themis, Kharitler ve Nereidler hep Mısır’da da bilinen … Okumaya devam et
Blog blocklandı mı? Issız acur ıslandı mı?
Kurumsal erişim yasaklarına bayılıyorum, blog da nasibini almış, maaşallah:
Factio’dan parti’ye, siyasî anlam çatışması
Bacon’ın çevirisini bitirdiğim Sermones’ine yeniden dönünce, çevirisinden emin olmadığım (yapısını neredeyse hiç hatırlamadığım) için kontrol etmek istediğim denemelerden olan De Factionibus‘ta ilkin factio terimine takıldım. Zamanında bunu “parti” diye Türkçeleştirmişim, … Okumaya devam et
“Dicuntur” ve Academia Kuşkuculuğu
“Akademi”, “Akademik” ve “Akademisyen” kelimelerini bilerek duyanların aklına önce başka yazarlardan bol alıntının yapıldığı metinler ve konuşmalar gelir ya da belki de gelmelidir, zira “Akademi’deki akademik bir çalışmada akademisyen savunduğu görüşü … Okumaya devam et
Dövmeli ve tuhaf saçlı birine önyargılı davranmak ırkçılık mıdır?
Başlık her şeyi anlatıyor aslında. Soru var ama cevabını kendisi veriyor. Dövmeli ve tuhaf saçlı birine önyargılı davranmak elbette ırkçılık değildir. Irkçılığı İngilizcedeki racism olarak kabul edersek, Oxford’un verdiği “tek” … Okumaya devam et