Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Genetivus Subiectivus / Obiectivus

Keats’in The Fall of Hyperion‘u ile birlikte yeniden düşünmek durumunda kaldım: Latincede genetivus yani –in hali özneye (subiectivus) ya da nesneye (obiectivus) dönük olarak farklı anlamlarda okunabiliyor,  dolayısıyla metinde karşımıza çıkan genetivus‘un hangi anlamda olduğu kafa karıştırabiliyor, bir örnekle gösterelim:

Gallorum timor Caesaris.

Burada Gallorum ile Caesaris genetivus halde yani sırasıyla “Gallialıların” ve “Caesar’ın” anlamını veriyorlar.

(a) Gallorum‘u genetivus subiectivus, Caesaris‘i ise genetivus obiectivus olarak düşünürsek, bu ifadenin anlamı “Gallialıların Caesar korkusu” (=”Gallialıların Caesar’dan duyduğu korku”) oluyor.

(b) Gallorum‘u genetivus obiectivus, Caesaris‘i ise genetivus subiectivus olarak düşünürsek yani tam tersi olursa, bu ifadenin anlamı “Caesar’ın Gallialılar korkusu” (=”Caesar’ın Gallilardan duyduğu korku”) oluyor.

Bu örnekte iki genetivus bulunması anlamı güçleştirse de, bu gibi durumlarda önce yazılanı genetivus subiectivus kabul etme eğiliminin olduğunu belirtelim.

Kar!Keats’in The Fall of Hyperion‘una dönersek, buradaki “of Hyperion” için de benzer yorumlar yapılıyor, acaba bu genetivus subiectivus mu yoksa obiectivus mu diye. Anlamca (a) “Hyperion’un düşüşü” ya da (b) “Hyperion düşüşü” olabilir. Standart İngilizce okuyucusu ya da anadili İngilizce olan biri için ilk seçenek hemen kabul edilesi duruyor. Ancak ikinci anlam tercih edilirse, Hyperion subiectivus kimliğini yitirecek, böylece the fall yani “düşüş” subiectivus olacaktır. Açık ki, iki anlam arasındaki temel farklılık ise düşme eyleminin öne çıkarılıp Hyperion’u nesneleştirmesiyle ilgilidir. Scott Masson’ın Romanticism, Hermeneutics, and the Crisis of the Human Sciences adlı eserinde (s.208-209) bu konu “nesneye bağlı eylem” (action belonging to it) bağlamında tartışılıyor. Burada Hyperion’un “belli bir” düşüşü ile Hyperion’un düşme eyleminin kendisi arasında bir farklılık olduğu söylenebilir.

“Yasanın” prosedüre bağlı hükmünden söz ederken, yasanın genetivus obiectivus mu, yoksa genetivus subiectivus mu olduğunu kabul etmiş oluruz? (Bu soruyu J. Habermas soruyor: “Reply to Symposium Participants, Benjamin N. Cardozo School of Law”, Habermas on Law and Democracy: Critical Exchanges, Ed. M. Rosenfeld – A. Arato, University of California Press, 1998, s.415) Buyrun tartışmaya. Buradaki örnekte Hyperion ile eşleşen yasanın araçsallığı ister istemez prosedüre bağlı hükmü özneleştirmemizi sağlar, ancak genetivus subiectivus olarak düşündüğümüz yasa prosedüre bağlı hükmünün amaç bağlamında öznesi olarak karşımıza çıkar ve ister istemez yasanın kendisi odağa yerleşir. Tamlayanın tamlananın belli bir karakterini göstermesi ile tamlayanın tamlanan üzerinden odağa yerleşmesi şeklinde bir tartışmanın başgösterdiğini söyleyebiliriz özetle.

Türkçede ise yukarıdaki çevirilerden de anlaşılabileceği gibi tamlanan ile tamlayan net bir şekilde birbirinden ayrılıyor, dahası alternatif kullanımlar da mümkündür; “Gallialıların Caesar korkusu” = “Gallialıların Caesar’dan duyduğu korku” gibi.

Bu arada İstanbul’a yine kar yağıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: