Philosophia ancilla theologiae’dan hareketle kısa bir değerlendirme
Dün gece Twitter’da “Philosophia ancilla theologiae” meselesi açılınca üzerinde biraz durayım istedim, zira bu konuda iki kavramın bilhassa açıklanması/bilinmesi gerektiğini düşündüm. Philosophia ancilla theologiae yani “felsefe teolojinin hizmetçisidir” sözü ilkin … Okumaya devam et
Epikuros, Κυρίαι Δόξαι (Temel Görüşler) Çevirisi (C. Cengiz Çevik)
Diogenes Laertios ünlü filozofların yaşamlarını ve fikirlerini ele aldığı eserinde hazcı öğretinin kurucusu olan Epikuros’un birçok kitap yazdığını söyler, ancak bu kitapların çok ama çok büyük bir bölümü günümüze ulaşmamıştır. Roma … Okumaya devam et
Amafinius Roma’daki ilk Epicurusçu muydu?
Başlıktaki soru soruldu, “ben de öyle biliyorum ama hemen yanıt vermeyeyim biraz kaynak tarayayım” dedim. Yanlış bilmiyormuşum ama şerh düşerek söyleyeyim: Bu tür sorular kendi içinde bir nevi bilimsel bir … Okumaya devam et
Tavsiye: The State of Speech. Rhetoric & Political Thought in Ancient Rome
Bir süredir içine gömüldüğüm eserlerden olan Joy Connolly‘nin The State of Speech. Rhetoric & Political Thought in Ancient Rome başlıklı çalışmasını Roma’nın cumhuriyet devrinin son iki yüzyılındaki retorik ile politika … Okumaya devam et
Salisbury’li John’a göre kısaca kral – tiran meselesi
Önceki post‘ta Salisbury’li John’un “Tiran” tanımından bir parça sunmuştum. 1110-1180 tarihleri arasında yaşamış olan Salisbury’li John (Latincesiyle Ioannes Saresberiensis ve bundan sonra yazı boyunca “John”) genelde Ortaçağ’ın ilk önemli siyaset metni … Okumaya devam et
Salisbury’li John’un “Tiran” tanımı
“Tiranın kafası şeytanın kafasına benzer, ruhu kafir, bölücü ve günahkar keşişler içerir. Plutarchus’un deyişiyle tiran Tanrı’nın yasasına savaş ilan eden bir dinin uygulayıcısıdır. Sahtekar danışmanlardan oluşan kalbi adaletsizlik yapan bir meclis … Okumaya devam et
Modus mu, o da ne?
“Her şeyin bir modus‘u vardır” önermesi bana “her şeyin bir şeyi vardır” önermesini hatırlatıyor, ikincisi topu taca atmanın, lafı dolandırarak bir genellemeye sığınmanın apaçık örneği, içerdiği argümanın totolojik kimliği iddiayı … Okumaya devam et
Sokrates Daidalos’u atası olarak mı görüyordu?
Geçen gün bir arkadaş sormuştu, Sokrates’in Daidalos ile ne tür bir alakası var, “dedesi olarak mı görüyor” diye. Kendisine yazmıştım, buradan da anlatayım. Sokrates iki yerde Daidalos ile ilişkilendiriliyor. Birincisi … Okumaya devam et
Küçük Latinistler: Deniz ve Efe
Uzunca bir süredir Latinceyi, Eskiçağ’ı ve felsefe-bilim kültürünü öğretmeye çalıştığım akıl küpü öğrencilerimden Deniz ve Efe’nin fotoğraflarını görüyorsunuz. Nasıl bu kadar harika olabiliyorlar, kolay öğrenebiliyorlar bazen anlamıyorum. Birlikte her şeyi konuşabiliyor … Okumaya devam et