C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Bir kitap tanıtımı: Cicero. “Tusculum Tartışmaları 1: Ölümü Küçümseme”

cicero_olumukucumseme

Cicero. Tusculum Tartışmaları 1: Ölümü Küçümseme. Çev. Çiğdem Menzilcioğlu. Doğu Batı Yayınları, 2016.

 

Marcus Tullius Cicero (İ.Ö.106-İ.Ö.43) Latin edebiyatının, belki de en büyük ismidir. Kariyeri Consul’luğa kadar uzanan, kimileyin darbeyi önleyerek yerleşik aristokratik sistemi kurtaran, kimileyin bu yüzden ve iç çekişmelerin bir sonucu olarak sürgün edilen, kimileyin geri çağrılan ve sonunda mevcut cumhuriyet rejimini korumak uğruna kellesini kaybeden büyük bir politikacı. Bir o kadar büyük bir hukukçu, söz ustası ve gençliğinden öldürüldüğü ana dek Yunan felsefesinin farklı konularını zihninde farklı ekollerin ve Roma’nın kendine has kültürel karakterinin filtresinden geçirerek ele alan, felsefeyi Latin diliyle yapılabilir bir hale getirmeye çalışan bir felsefeci. Cicero hem güncel politikanın hem de teorik olarak politika ve felsefenin içinde bulunmak bakımından, sadece Roma’da değil, aynı zamanda Yunan’da da eşi bulunmayan bir düşünürdür.

Günümüze dek farklı çağ ve dönemlerde farklı gerekçelerle kimileyin hatip kimliği ve söz ustalığı, kimileyin de politik ve felsefî görüşleri öne çıkarılarak övülen, sık sık okunan Cicero ne yazık ki ülkemizde üzerinde sıkça durulan bir düşünür olarak ele alınmamıştır. 1930’lardan günümüze (2016 yılı itibariyle) metinlerinden yapılan çevirilerin, hakkında yazılan kitap ve makalelerin ve tezlerin istatistik dökümü şöyledir (Detay için bkz. “Türkçedeki Cicero’yla ilgili metinlerin istatistiksel durumu [30’lardan bugüne]”)

  Çeviriler Kitaplar ve makaleler Tezler
30’lar-50’ler 4 2 0
50’ler-70’ler 2 2 0
70’ler-90’lar 5 3 17
90’lar-2016 25 27 11

 

Bu dökümden de görüldüğü üzere son dönemde Cicero’yla ilgili çalışmaların sayısı artmıştır. Burada özellikle de Cicero’nun metinlerinin tamamının çevrilmediğini, “Dostluk” (De Amicitia) ve “Yaşlılık” (De Senectute) gibi bazı metinlerinin birkaç defa çevrilmesinden ötürü toplam sayının yükseldiğini belirtmek durumundayız. Bununla birlikte metinlerin bir kısmı Latince aslından ya da tümüyle çevrilmemiştir. Cicero’nun hala Türkçeye çevrilmemiş olan birçok metni vardır; hukukî ve politik amaçlı olmak üzere savunma ve suçlama amaçlı konuşmalarının büyük bir bölümü, hitabet sanatıyla ilgili teorik metinlerinin tamamı ve felsefe metinlerinin de yarısından azı Türkçeye çevrilmemiştir. Burada ele aldığımız “Tusculum Tartışmaları 1: Ölümü Küçümseme. Çev. Çiğdem Menzilcioğlu. Doğu Batı Yayınları, 2016” künyeli çeviri de daha önce çevrilmemiş olan metinlerden biridir.

Tusculanae Disputationes ya da Türkçe çevirideki karşılığıyla Tusculum Tartışmaları, Cicero’nun ölümünden yaklaşık iki yıl önce, İ.Ö.45 yılında kaleme aldığı, beş kitaptan oluşan bir eserdir. Ele aldığımız çalışma bu beş kitaptan ilkinin çevirisidir. Cicero’nun hararetli çekişmelerin yaşandığı bir dönemde güncel politikadan sıyrılıp bu eseri yazmış olmasının birkaç nedeni vardır. Bunlardan biri, Caesar ile Pompeius arasındaki iç savaşı takiben Caesar döneminde ve onun ölümüyle başgösteren iç karışıklık durumunda Roma’nın geleceğiyle ilgili derin bir karamsarlığa kapılmış olmasıdır. İkinci neden, diğer çalışmalarıyla ortak bir amaç olarak, Latin dilinde de felsefe yapılabileceğini göstermek istemesidir. Üçüncü neden ise kızı Tullia’nın ölümünden duyduğu büyük acıya çare aramak için adeta felsefeye sığınmış olmasıdır. Nitekim bu son neden, aynı zamanda çevirinin alt başlığında da (“Ölümü Küçümsemek”) görülebileceği gibi eserin birinci kitabının da konusunu belirler.

Cicero’nun diğer birçok felsefe eserinde olduğu gibi, Tusculum Tartışmaları da diyalog tarzında yazılmıştır. Diyalog en az iki kişinin bir konuda görüş alışverişinde bulunduğunu gösteren bir konuşma tarzıdır. Bu konuşma tarzı, felsefede, Academia’ya özgü olan, felsefî bir tartışmada farklı görüşleri yansıtıp akla en uygun olanı okuyucuya bırakma anlayışını içerir. Kuşkusuz, metni kaleme alırken kurgusal bir diyalog yaratan yazarın, esas konuşmacısına, belli bir düşünceyi savunma ya da çürütme görevi vermesi de olasıdır. Örneğin Platon’un Devlet ya da Yasalar diyaloglarını okuyanlar, bazı düşüncelerin çürütülmek, bazı düşüncelerin de savunulmak için diyaloğa konduğunu hissedebilir. Bu durum, yöntemi Academiacı olmaktan çıkarmaz, aksine her görüşün bir şekilde savunulabileceğini ve çürütülebileceğini varsayan sofist yaklaşımın reddi anlamına gelir.

Cicero’nun De Finibus (Sınırlar Üzerine), De Natura Deorum (Tanrıların Doğası Üzerine), De Re Publica (Devlet Üzerine) ve De Legibus (Yasalar Üzerine) gibi eserlerinde de Academia, Stoa ve Epicurusçuluk gibi felsefe ekollerinin tartışılan konulardaki görüşleri aktarılırken, kimileyin olumsuzlanacak olan görüş incelenmek üzere ortaya konur. Sonra onu çürütecek olan aksi görüş uzun uzun savunulmak suretiyle okuyucuya hangi görüşün daha doğru olduğu adeta dikte edilir. Tusculum Tartışmaları 1’deki, A. ve M. konuşmacıları arasında geçen diyalogda da olan budur. Önce konuşmacılardan biri “ölümün kötü bir şey olduğu” yargısını paylaşır, sonra diğer konuşmacı bu yargıyı çürütmek ister ve böylece tartışma başlamış olur. Kitabın içeriğini bölümlerine göre şu şekilde özetleyebiliriz:

1-9, Giriş: Cicero’nun Latince felsefe metni kaleme almasının gerekçesi; Yunan ve Roma kültürleri arasında karşılaştırma; Latin edebiyatının kökeni ve hitabetin gelişimi; eserde izlenen yöntem ve gerekçesi.

10-18: Ölümün anlamına ilişkin temel varsayımlar; mitolojik-dinsel açıdan ölüm; ölülerin zavallı sayılıp sayılamayacağı.

19-119: Ruhun tanımı ve yeri üzerine farklı felsefe ekollerinin ve filozofların görüşleri; ölümden sonra ruhun başına gelenler; Yunan ve Roma kültüründe ruh ve tanrısallıkla ilgili inanışlar, görüşler; ruhun ölümsüzlüğü ve bu ölümsüz varoluşla kıyaslandığında bedensel varoluşun ve yitiminin önemsizliği.

 Metnin çevirisi ve Sunuş‘uyla ilgili tespitlerimiz şunlardır: Çeviri metnin Latince aslından yapılmıştır, bu sayede kendisi de bir çeviri (ve yorum) olan başka çevirilerden yapılmış ikincil çevirilerdeki anlama ilişkin sorunlarla karşılaşılma olasılığı azaltılmıştır. Kimileyin Eskiçağ metinlerinin çevirilerinde unutulan ya da es geçilen bölüm numaraları bu çeviride bulunmaktadır, böylece hem çevirinin metnin aslıyla kıyaslanabilmesi, hem de başka çalışma ve yazılarda metnin istenen kısmına daha kesin bir şekilde atıf yapılabilmesi sağlanmıştır. Sunuş bölümünde Roma’nın tarihine ilişkin kısa bir bilgi yanında, Cicero’nun yaşamı, eserleri ve felsefe duyuşuna değinildikten sonra, metnin, yine Cicero’nun farklı eserlerinden atıflarla örülü bir özeti sunulmuştur.

Sunuş’un sonunda ise “Çeviri Yöntemi” başlığı altında çeviride temel alınan Latince metnin, yararlanılan ikincil kaynakların künyeleri paylaşılmış, Yunanca ve Latince özel isimlerin standart kullanımı üzerine bilgilendirme yapılmıştır. Çeviri yöntemine ilişkin bu bilgilendirme, klasik metinlerden yapılan her çeviride olması ve örnek alınması gereken akademik bir uygulamadır.

Son sözümüz metnin önsözüyle ilgili. Metnin çevirmeni olan Çiğdem Menzilcioğlu duygulu bir önsöz kaleme almış. Yukarıda özetlediğimiz metnin içeriğine, yani özetle ölüm temasına kişisel yaşam gerçeğinden hareketle, babasının yitirmesinin ardından hissettiklerini yansıtarak yaklaşmış. Bazı kritikçiler, aynı zamanda akademik değeri olan bu tür çalışmaların kıyısında köşesinde yazarın ya da çevirmenin kendi yaşam deneyiminden duygusal bir kesiti görmek istemeyebilir. Ancak ben sadece bir okuyucu olarak değil, aynı zamanda “İnsanî bilimler” (Humanities) olarak adlandırılan bu bilim dalında gayret gösteren, dahası çalıştığı dönem, edebiyat ve felsefesinin büyük ölçüde insana özgü olan evrensel bir insancıllık ülküsünün (humanitas) varlığını savunduğunu bilen biri olarak, bu paylaşımın metni insanî olmak adına anlamlı kıldığını düşünüyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: