Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Romanum Forum ya da Roma Forum’u üzerine kısaca

Latincede Forum’un arkaik hali forus’tur, böyle kullanılmasının nedeni olarak “yer” anlamındaki locus’a uydurulması gösteriliyor kimilerince. Forus ya da Forum kelimesi kimi kaynaklara göre, Sanskritçedeki “destek” anlamını veren dhar– kökünden geliyor, (aynı dilde dharas da “dağ” anlamındadır) bununla birlikte yine Latincedeki “şekil, biçim” anlamındaki forma, “güçlü, cesur” anlamındaki fortis ve “dizgin” anlamındaki frenum’un da aynı Sanskrit kökünden geldiği düşünülür. Bütün bu kelimelerde bir “sınırı belirlenmişlik” ve “tutuculuk, bağlayıcılık” durumu vardır.

Forum da öyle, zira Latincede ilk anlamı “kapının dışı” yani “dışarısı”dır, dolayısıyla Forum aslında Romalının şahsî evinin zıddı olur. O halde Forum genele yani topluma ait bir alanı temsil eder, sınırı genele açık olmak üzere çizilmiştir. Bununla birlikte Forum günlük ve genel ihtiyaçların giderildiği ya da sorumlulukların alındığı bir kamu alanı olarak da tanımlanabilir, orada ihtiyaçlar giderilirken, kamu ve devlet yaşamının (bürokrasinin) işlerliğine alıcı ya da satıcı “göreviyle”, ülke ekonomisinin ayakta tutulması adına sorumluluk alma yoluyla katkıda bulunulur.

Orası bir Pazar yeri olduğu için, yiyecek / içecek ya da giyecek ürünleri satışa sunulurken, beri yandan idarî merkanizmaya ilişkin yönelimler, özgür Roma vatandaşlarının temel eğitim unsurlarından olan hitabet sanatı yoluyla toplumla paylaşılır. Başka deyişle Forum aynı zamanda fikirlerin ve ikna çabalarının da çarşısıdır. Mitsel Romulus’tan, Augustus’a, ondan da Konstantin’e kadar önemli liderlerin isimleri anılmıştır Forum’da, önemli tarihsel tanıklıkları vardır olaylara. Caesar’ın özgürlük adına katli, Marcus Antonius’un Caesar’ın ölüsü üzerinden yaptığı ünlü söylev, Cicero’nun konuşmalarıyla Catilina tertibini sonlandırması, imparator Galba’nın kafasının koparılması, vs. Başka deyişle Forum Roma’da, kuzeydeki emperyal kürsüden (Rostra), güneydeki Tanrısal Iulius Tapınağı’na (Templum Divi Iulii) kadar uzanan, basit bir taşlı alan olarak kalmamış, önemli bir siyaset meydanı olarak işlev görmüş ve hatırlanmıştır.

Romanum Forum

Dahası Forum halk temsilcisi olan tribunus’ların açık toplantı yeri ya da devletin bekası adına tanrılara kurban sunulan bir yer olarak da kullanılmıştır. Burada zafer alayları düzenlenmiş, savaştan dönen komutanlar mutlu haberin etkisiyle olduğu kadar dağıtılan ganimet için de mutlu olan halkı ihya etmiştir. Meydanın kamuya aidiyeti ve kullanışlılığı bize Romalıların niçin orayı çok sevdiğini gösteriyor, orada halkı rahatsız edecek hiçbir şey olmazdı, aksine düşman ya da tanrılar korkusu varsa orada giderilir (haber edinilen ya da dinî ritüel mekanı), mutlu şen bir haber alınacaksa orada alınırdı (şölen mekanı); insanlar, dinî ayinler sonundaki toplu yemeklerde olduğu gibi, Forum’da kenetlenirdi. Ünlü biri öldüğünde Forum’da cenaze ve anma töreni düzenlenir, halk yitip giden şahsiyete onurlar sunardı.

Buradaki tapınak yapılarının günümüzdeki kullanıma yakın olacak şekilde müze gibi işlev gördüğünü söyleyebiliriz, bu da buradaki kenetlenişin sosyal olduğu kadar dinî boyutunun olduğunu da gösteriyor, zira tapınak ziyaretlerinde tanrılara ait heykellerin ya da imajların seyredilmesi Roma’yla birlikte kendilerinin de tanrısal irade tarafından korunduğunu düşündürüyordu. Mos maiorum’un yani ataların geleneğinin bir parçası olan özgüvenin bizzat tanrılar tarafından korunuyor olmayla alakası düşünülürse, Forum’un önemi daha da iyi anlaşılır. Başka deyişle Roma Forum’u tanrısal iradenin altında özgüven kazanarak moral kazanma mekanıydı.

Siyasî açıdan bakarsak Roma’nın cumhuriyet devrinde, siyasî yaşamın temel niteliği gücün halk nezdinde gösterilmesiydi, dolayısıyla siyasî figürler kamu binalarında ve kır alanlarında olduğu kadar Forum’da da kitlelere fikrini açıklıyordu. Yukarıda da söylediğim gibi, halkın sosyal, ekonomik ve dinî gerekçelerle bir araya gelip kaynaştığı Forum aynı zamanda bir siyaset arenasıydı. Roma’da cumhuriyet idaresinin kendisine has olan karma rejim anlayışı Forum’u daha da önemli kılıyordu: Bilhassa Cicero’nun De Republica‘da ve Polybius’un evrensel tarihinde savunduğu, daha sonra da Macchiavelli’nin Livius’un tarih eserinin ilk on kitabı için yazdığı söylevde anlatageldiği bu karma sisteme göre monarşi, aristokrasi ve demokrasi kendi başlarına “kusursuz ve en iyi” rejimler değildir, her biri geçici süreyle halk arasında huzur ve barış ortamı sağlayıp, devletin bekasını mümkün kılıyorsa da (ki onun içni de “iyi ve doğru belirlenmiş” yöneticilerin olması şart) zamanla yozlaşırlar, monarşi tiranlığa, aristokrasi katı bir oligarşiye, demokrasi de çoğunluğun kendi yaşam kültürünü dayattığı kapalı bir rejime dönüşebilir. Dolayısıyla en iyi rejim, Cicero ve Polybius’a göre, Roma’nın cumhuriyet devrinde uygulanmış olan karma rejimdir. Bu rejimde bu üç siyasî rejimin de izi vardır: Consul’ler (=başkan, başbakan) monarşiyi, Senatus (elit meclisi) aristokrasiyi, Concilium Plebis de (Plebs/halk meclisi) demokrasiyi temsil ediyordu. Bu üç organ birbirini denetlediği için, Roma cumhuriyet idaresinin bir denge rejimi üzerine kurulu olduğunu söyleyebiliriz. Bu üç organdan sonuncusu yani Plebs meclisi Forum’da toplanır ve halkın rejime katılımı burada sağlanırdı.Consul’lerin Senatus’ta olduğu kadar Forum’da da halka hesap verdiğini biliyoruz ya da komutanların halka konuştuğunu.

Bununla birlikte aristokrasinin yeni sivrilmekte olan gençleri Forum’a getirilir, burada siyaset pratiğini görüp deneyimleyerek öğrenirdi, zira burada halka açık konuşmalar yaparak okulda öğrendikleri retoriği pratiğe dökerler ve halkın beğenisini kazandıkları ölçüde Roma kentinin önde gelen şahsiyetleri arasına yazılırlardı. Şüphesiz ki, bu eğitim gören Romalı çocuklar için aynı zamanda bir motivasyon kaynağıydı, dönemin halkın önünde popüler birer figüre dönüşmüş kişileri sanatçılar, sporcular ve gladyatör gibi fiziğiyle öne çıkan dövüşçülerle birlikte iyi konuştuğu için kendisine iyi bir kariyer yapmış olan avukatlar ve siyasetçilerdi. O halde Forum’u popülerleşme alanı ya da bir sahnesi olarak düşünebiliriz. Honos ya da honores, dignitas  ve auctoritas gibi “onur”lar, burada edinilirdi. Burada edinilen popüler bir onurun, Cicero ve diğer homo novus’lar (yeni insan ya da yeni elit) için ne kadar önemli olduğunu kariyerlerindeki Forum konuşmalarına ve onların etkilerine bakarak anlamak mümkündir.

Roma Forum’u denilince akla ilkin cumhuriyet döneminde ifade ettiği anlamlar geliyor, dolayısıyla o dönemin Forum ruhundan biraz söz etmek istedim. Şüphesiz, İ.S. beşinci yüzyılda (Ağustos, 410) barbar Alaric ve askerlerinin Roma’ya girip kenti talan edişini düşünürsek, Forum kentin kalbini temsil etmeye imparatorluk döneminde ve sonraki zayıf evresinde de devam etmiştir: Barbarların kıyıdan Forum’a ulaşması kentin ve dolayısıyla klasik Roma medeniyetinin yıkımı anlamına geliyordu. Barbarların Roma’yı talan ederken çıkardığı yangının felaket izlerini bugün bile yapılan kazılarda çıkan malzemelerden görebiliriz, örneğin eriyip de taşlara yapışmış olan sikkeler Forum’u yıkan bu yangının ürünüdür. Üzerinde Invicta Roma Aeterna yani “ele geçirilemez olan, ebedî Roma” yazan sikkelerin eriyişi Forum’la birlikte bir ebediyetin de eriyişini gözler önüne serer. Derler ki, Hıristiyan Azizi Jerome Bethlehem’de Forum’un ve Roma’nın barbarlar eliyle yıkıldığını öğrenince, üzerinde çalıştığı Ezekiel Üzerine Yorum metnini bir kenara koyup tam üç gün kimseyle konuşmamış ve bir arkadaşına şöyle yazmış:

“Tüm dünyanın boyun eğdiği bu kent yıkıldı. Eğer Roma bile yok olabiliyorsa, nerede güvenli olabiliriz?”

Yıkım gününde Roma’da olan Britanyalı keşiş Pelagius şöyle demişti:

“Her ev keder içinde, her tarafa yayılan dehşet bizi ele geçirdi.”

Yüzyıllar boyunca kentin adeta kalbini temsil eden ve yukarıda moral kaynağı olduğundan bahsettiğim Forum’un ve beraberinde tüm Roma’nın yıkımına ilişkin gayet açık tespit ve betimlemeler bunlar.

Reklamlar

2 comments on “Romanum Forum ya da Roma Forum’u üzerine kısaca

  1. agjskoez@gmail.com
    15/08/2015

    Good job here. I genuinely enjoyed what you had to say. Keep going because you absolutely bring a new voice to this topic. Not many people would say what youve said and still make it interesting. Properly, at least Im interested. Cant wait to see much more of this from you.

  2. agjskoez@gmail.com
    15/08/2015

    Good post. I be taught one thing more challenging on different blogs everyday. It would always be stimulating to read content from different writers and apply a bit of something from their store. I’d desire to use some with the content on my blog whether you don’t mind. Natually I’ll provide you with a link in your web blog. Thanks for sharing.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 21/06/2013 by in Eskiçağ üzerine, Genel, Latince üzerine and tagged , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: