Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Mitolojide gökten düşen objeler üzerine (4 Scythia’daki altın objeler)

Araya vakit girince (ki göreceli olarak sürekli bir vakit farklılığı olur) unuttum sandınız değil mi, unutmadım tabi ki.

scythiaSıradaki objeler Scythia’da bulunuyor. Efsanelere göre Avrupa’nın en eski ülkesiymiş Scythia, Carpathus ile Tanais arasında uzanırmış ilk başta. Sonradan -Ptolemaeus’a göre- Asia’da, Tanais ile Serica arasında uzanan ülkeye de Scythia Propria denmiş, bu ülkenin güneyinde de Sogdiana, Hyrcania, Margiana ülkeleri bulunuyormuş, vs.

Bazı Türkçe sitelerde Scythia adının yanında “İskitler” ifadesini gördüm, bunu doğru kabul edemeyiz, zira Scythia ülkenin adı, kavmin adı değil. Kavmin adı yani “İskitler” Scythae’dır (tekili Scytha ya da Scythes). Hiç olmadı, Scythialılar denebilir.

Kimi tarihçilerimiz tarafından Türk oldukları iddia edilen Scythialılar ya da İskitlerin Herodotus kaynaklı (4.5) en eski efsanelerinden birine göre Scythia’da, Targitaus’un oğulları olan, en eski üç hükümdar (Lipoxais, Arpoxais ve Colaxais) döneminde dört altın obje düşmüş gökten: Saban, boyunduruk, savaş baltası ve kupa. Herodotus’tan dinleyelim (Çeviri Müntekim Ökmen’e ait, özel isimlerin kullanım tercihi de ona ait. İş Bankası Kültür Yayınları 2006):

Skythler, kendilerini ırkların en genci sayarlar ve kökenlerini şöyle gösterirler: Bu ülke boştu, burada ilk olarak Targitaos adında bir adam doğdu. Bu Targitaos’un babası Zeus, anası da Borysthenes ırmağının kızıymış, öyle derler. –Benim aklım ermez, ama bana ne, efsane böyle diyor.– Targitaos’un kökeni buymuş demek; bunun üç çocuğu olmuş, Lipoxais, Arpoxais ve en küçükleri Koloxais. Bunların zamanında Skythia’ya, gökyüzünden altından yapılma zanaat araçları düşüyor, bir saban, bir boyunduruk, bir balta ve bir kupa. Bunları ilk olarak en büyükleri görüyor ve yaklaşıyor almak için; altın kızıl kor oluyor. O geri çekiliyor, ortanca ilerliyor, gene aynı şey oluyor. Maden öyle ateş saçıyor ki, uzaklaşmak zorunda kalıyor. Sıra üçüncüye, yani en küçüklerine geliyor, o zaman altın soğuyor, o da bunları alıp evine götürüyor. Mucizeyi gören büyükler, iktidarı en küçüklerine bırakıyorlar.

Burada açıkça yerleşik bir kavmin tarım ve savaş kültürüne ilişkin ipuçları görüyoruz. Başka deyişle, gökten düşen objelerin kavmin karakterini yansıttığını söyleyebiliriz. Sadece kavmin mi? Dumezil’e göre tüm Hint-Avrupa kavimlerinin… Ona göre bu dört obje (ama aslında boyunduruk ve saban birlikte değerlendirilirse, üç obje) üç işlevi simgeler: Boyunduruk ve saban tarımın, balta savaşın ve kupa festival ile tapınmanın simgesidir.(1) Dumezil buradan hareketle efsaneyi anlatan Scythialıların kendilerini yerleşik bir kültür olarak gördükleri sonucuna varır (kardeşin altınları “evine” götürmesi), bu önemlidir zira Yunanlar onları göçebe olarak görmüştür,(2) bu da Scythialıları Yunan gözlüğüyle değerlendirirken daha dikkatli olmamız gerektiğini bize düşündürür.

Bununla birlikte kimi incelemelerde anlaşılmıştır ki, iktidar adayı olan üç kardeşin isimleri bize yüceltildikleri unsurları hatırlatıyor: Lipoxais “Dağ Kralı”, Arpoxais “Derin<lik> Kral<ı>” ve Colaxais “Güneş Kralı” anlamındadır. (Küçük kardeşin durumu bizi burada ilgilendiriyor, isminin eski Pers dilinde Hvar-xsaya’dan geldiği düşünülüyor.)

Gökten düşen altın objelerin Colaxais’e huzursuzluk çıkarmaması, bu adamın Güneş’le ilişkilendirilmiş olmasıyla doğrudan alakalı olabilir. Yine Grantovskii ve Raevskii gibi uzmanlar tarafından dile getirildiğince (3), bu üç kardeşin mitolojik öyküsü bize üç kısımlı kozmik oluşum sürecini hatırlatıyor: Büyük kardeş yeryüzünün, ortancası yeraltının, küçük olansa göklerin oluşumunu simgeliyor.

Anlaşılan o ki, bu altın öbjeler öyküsünden hareketle Scythia ya da genel olarak aynı dönem eski Hint-Avrupa yerleşimciliğinin karakterine ilişkin bir toplum okuması yapılabileceği gibi, yine bu kültürün kozmik enkarnasyonu / evrenin oluşumu üzerine mitolojik bir değerlendirme yapılabilir.

Notlar:

1. G. Dumezil, Romans de Scythie et d’alentour, Paris, 1977, s.172. Bkz. F. Hartog, The Mirror of Herodotus. The Representation of the Other in the Writing of History, Çev. Janet Lloyd, University of California Press, 1988,  s.20-21

2. A.e.

3. A. V. Zaikov, “Alcman and the Image of Scythian Steed”, Pontus and the Outside World: Studies in Black Sea History, Historiography and Archaeology, Ed. C. J. Tuplin, Brill, 2004, s.79

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: