C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Roma’nın Eleştirel Kartaca Yüzleşmesi [ya da Özrü]

Bilindiği gibi, Roma ile Kartaca arasındaki çekişme [savaşlar] dünya tarihinin en önemli siyasî hakimiyet mücadelelerinden biriydi.

Ülkeler arası cereyan eden siyasî hakimiyet mücadelelerinin hem evrensel, hem de bölgesel neticeleri olabilir, aslına bakılırsa bu ikisi birbirinden ayrılmayabilir, zira hakimiyet güdüsü ve kaygısının ardında yerel – evrensel etkileşimi yatıyor olabilir, bölgeye hakimiyet evrensel hakimiyetin stratejik anahtarı ya da gereği olabilirken, beri yandan yerelde hakimiyet mücadelesine girişen taraflardan birinin (ya da herbirinin) bekâsı da söz konusu çekişmeyi güdüleyebilir.

Bazen ülkeler varlığını sürdürebilmek adına genişlemek mecburiyetini hissedebilir. Roma’nın Kartaca karşısında yaşadığı da, bu şekilde açıklanabilir. Michael P. Fronda’nın “Between Rome and Carthage. Southern Italy during the Second Punic War” başlıklı eserinde (Cambridge University Press, 2010) detaylı bir şekilde incelediği gibi, Hannibal’in ve dolayısıyla Kartaca’nın sonunu getiren, Roma’nın 2. Kartaca Savaşı’nda (“Punicum Bellum” savaşın isimlendirilişinde Roma perspektifinin kullanıldığı ve kast edilenin aslında “Roma’nın Kartaca ile Savaşı” olduğu açıktır, kazanan, daima “isimlendirme” hakkını da kazanır) elde ettiği zafer, sadece Roma’nın Akdeniz’e ve dolayısıyla dünyaya hakimiyetini değil aynı zamanda Italia yarımadası kapsamındaki “yerel” hakimiyetini de sağlamıştır. Bu sayede Roma Italia’nın “yerel diplomatik ve siyasî” gücü olmuş, Kartaca Savaşı öncesinde “Roma hakimiyeti”nden özerk bir biçimde söz hakkı olan Italia halkları, söz konusu zaferle birlikte özerkliklerini yitirmiş ve Roma hakimiyetine girmiştir.

Bu yazıya “Roma’nın Eleştirel Kartaca Yüzleşmesi [ya da Özrü]” başlığını koymamın nedeni, farklı çağlarda yaşamış iki Romalı yazarın, Roma’nın Kartaca ile yaptığı hem evrensel hem de yerel anlamlar taşıyan savaşa eleştirel yaklaşmış olmasıdır. Yaklaşımları, günümüz Türkiye’sinde sık karşılaştığımız “geçmişle yüzleşme” ya da “[geçmişteki bir olaydan ötürü] özür dileme” (başlıktaki “özür”, eksiklik ve güdüklük anlamında da düşünülebilir) olgularına örnek teşkil edebilecek olan bu iki yazardan biri Cicero, diğeri tarihçi Velleius Paterculus’tur.

Cicero yükümlülük / officium kavramını irdelediği De Officiis adlı eserinin 1.35. bölümünde “ne zaman savaşa girişmeli?” sorununu ele alırken, devletin savaş hukukunu gözetmesi gerektiğini ve devletler arasındaki uzlaşmazlıkların iki şekilde sürebileceğini söyler, birincisi tartışma/müzakere yolu, diğeri ise kaba kuvvet yoludur (unum per discreptationem, alterum per vim). Cicero’ya göre bu yollardan ilki insana, ikincisi vahşilere özgüdür; ikinci yola, ancak ilki işe yaramadığında başvurulmalıdır (illud proprium sit hominis, hoc beluarum, confugiendum est ad posterius, si uti non licet superiore).

Yine Cicero’ya göre, zafer kazanıldığında da, söz konusu savaşta vahşi ve hırçın olmayanlar korunmalıdır (parta autem victoria conservandi ii, qui non crudeles in bello, non immanes fuerunt), zira Cicero’nun Romalı ataları da “Tusculani, Aequi, Volsci, Sabini ve Hernici kavimlerini bu şekilde vatandaşlıklarına almıştır.” (ut maiores nostri Tusculanos, Aequos, Volscos, Sabinos, Hernicos in civitatem etiam acceperunt) Buna karşın aynı Romalı atalar, yukarıda bahsettiğimiz iki etaplı Kartaca savaşı sonunda “Kartaca’yı ve Numantia’yı yakıp yıkmıştır.” (at Carthaginem et Numantiam funditus sustulerunt) Öz itibariyle, Cicero’ya göre, aslolan barıştır ve düşman savaşta ne kadar vahşi ise, savaş kazanıldığında ona (ve halka) yapılacak muamele de o kadar vahşice olur ya da tam tersi. Anakronizme düşmemek adına, Cicero’nun bu yaklaşımında idare hukuku ve siyaset bakımından günümüzdekinden farklı bir devletçi anlayışın belirdiğini söylemeliyiz. Cicero idaresi, irades, içeriği ve dolayısıyla hukuku belli olmayan soyut bir “barış” anlayışından ziyade, Roma’nın yönettiği bir barış ortamını savunur ve Kartaca’ya uygulanan sertliği (yakıp yıkmayı) Kartaca’nın savaştaki sertliğiyle ilişkilendirir.

İkinci aktarımın sahibi olan Velleius Paterculus kaleme aldığı kısa Roma tarihinin 1.12.2. bölümünde “Romalıların Kartacalılar hakkında inanılası (makul) mesajlar iletildiği için değil, söylenenlere inanmak istediği için, senatus’un Kartaca’yı yıkmaya karar verdiğini” söyler (quia volebant Romani, quidquid de Carthaginiensibus diceretur credere quam quia credenda adferebantur, statuit senatus Carthaginem exscindere). Devamında ise (1.12.5) Roma’nın komutanı Scipio’nun (ve elbette ki Roma devletinin) Kartaca’yı “Roma ismine dönük sergilenen hasetten çok, hakimiyet kıskançlığından ötürü Kartaca’yı temelden yıkıma uğrattığını” dile getirir (eamque urbem magis invidia imperii quam ullius eius temporis noxiae invisam Romano nomini funditus sustulit). Açık ki, Paterculus’a göre, Roma’nın Kartaca’yla Savaşı bir hakimiyet mücadelesidir, başka deyişle, Kartaca savaş öncesinde Roma (ismi) için bir tehdit unsuru değildir, savaş nedeni “hakimiyet kıskançlığıdır.” (invidia imperii)

Paterculus’un kaleme aldığı bu kısa tarih eserinde öznel yorumlara pek rastlanmıyor, genelde yazar Roma aydınları arasındaki “genel” kanaati yansıtıyor, bu yüzden burada da Roma’nın hakimiyet kavgasına girişmesini eleştirdiği ve döneminde bu eleştirinin “genel” bir nitelik kazandığı düşünülebilir. Ancak yukarıda da söylediğimiz gibi, “bazen ülkeler varlığını sürdürebilmek adına genişlemek mecburiyetini hissedebilir.” O halde Roma’nın Kartaca ile giriştiği savaşı güdüleyen üç “olası” nedenden bahsedebiliriz: (a) Evrensel ve yerel hakimiyet kaygısı, (b) Roma devletinin bekâsı, (c) Her ikisi.

Yeterli motivasyonum olursa, ileride, modern yorumcuların bu konudaki analizlerinden bahsedebilirim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 14/12/2011 by in Eskiçağ üzerine, Genel and tagged , , , , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: