C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Celal Şengör’e bir not: Nero’nun “zümrüt aynası” (smaragdus)

Yalçın Bayer Hürriyet‘te yayınlanan 25 Mayıs 2017 tarihli yazısında (“Osmanlı ve Cumhuriyet tarihine yeni satırlar”) Prof. Celal Şengör’ün sanırım kendisine ilettiği bir notu eklemiş. Bu notta cumhurbaşkanının stadyumlara “arena” adı verilmesiyle ilgili yadsıyıcı yorumuna destek veren Şengör şöyle demiş:

“Arena, spor dünyasındaki şöhreti kötü olan bir kelimedir. ‘Arena’, Latince kum kelimesinden gelir. Roma’da gladyatörlerin dövüştüğü ve birbirlerini halkın gözleri önünde hunharca öldürdükleri yerlerdi. Araba ve at yarışlarının yapıldığı yerlere hipodrom denirdi. Arenalarda, kumun görevi akan kanın emilerek kolay temizlenmesini sağlamaktı. Arenalardaki kum çok beyaz olduğundan göz kamaştırırdı. Bu nedenle, Plinius’un ‘Doğa Tarihi’ adlı eserinde anlattığı gibi, imparator Neron kanlı gladyatör oyunlarını bir zümrüt aynadan seyrederdi.” (kaynak)

Burada adı geçen Plinius, Yaşlı Plinius olarak da bilinen Gaius Plinius Secundus‘tur (İS 23/24-79). Plinius ünlü bir Romalı komutandı ve daha da önemlisi, Roma’da eşine az rastlanan bir doğa tarihçisiydi. Şengör’ün de andığı Doğa Tarihi adlı eseri (Naturalis Historia) evrenin yapısından yeryüzü doğasının spesifik unsurlarına kadar birçok konuda bilgi içerir, doğayla ilgili farklı ekoller tarafından daha önce dile getirilmiş olan görüşlerin bir derlemesidir.

Şengör’ün yazıdaki notunu görünce, Plinius’un, bu eserinin neresinde imparator Nero’nun “kanlı gladyatör oyunlarını zümrüt aynadan seyrettiğini” söylediğini merak ettim ve kaynağı araştırdım. Plinius, gerçekten de Naturalis Historia 37.64’te böyle bir şey söylüyor. İlgili cümle şu: “Nero princeps gladiatorum pugnas spectabat in smaragdo.” Türkçeye “İmparator Nero gladyatör dövüşlerini smaragdus’tan seyrediyordu” şeklinde çevirebiliriz. Peki, smaragdus nedir? Kelime Yunancadan geliyor, bire bir transliterasyon: σμάραγδος (smaragdos). σμάραγδος bazı yeşil taşlara verilen addır, zümrüt de bu taşlardan biridir. Nitekim Mısır’daki zümrüt madenlerine de Σμάραγδος demişler (Proc. Soc. Bibl. Arch. 31 [1909]. 323).

zümrüt.pngLatincesine bakarsak, 1879 tarihli Lewis and Short Latince-İngilizce sözlüğünde smaragdus şöyle tanımlanmış: “a transparent precious stone of a bright green color; including not only our emerald, but also the beryl, jasper, malachite, etc.” Neticede zümrüt ya da değil, parlak yeşil renkte, şeffaf değerli taşlar için smaragdus adı kullanılıyor. İmparator Nero’nun smaragdus‘unun zümrüt mü yoksa başka bir parlak yeşil renkte, şeffaf bir taş mı olduğunu bilmiyoruz. Plinius aynı yerde, ilgili cümleden hemen önce smaragdus‘ların genelde oyuk, konkav şeklinde olduğunu (plerumque concavi) ve bu sayede aldığı “görüntüyü sıkıştırarak yansıttığını (oyuğunda topladığını)” (visum conligant) söyler. Plinius, smaragdus‘ların bu fiziksel yapısından ötürü, insanların onların doğal halini koruduğunu ve işlenmesini (kazılmasını, kabartma yapılmasını, vs.) yasakladığını söyler. İskit ve Mısır smaragdus‘larının zaten darbeden etkilenmeyecek kadar sert olduğunu hatırlatır. Sonra şekil bakımından düz olduğunu bu sayede “tıpkı bir ayna gibi” (eadem qua specula ratione) “nesnelerin görüntülerini yansıttığını” (rerum imagines reddunt) söyler ve Nero’yla ilgili cümleyi kurar.

Eichholz’un Loeb’deki çevirisinde (Pliny, Natural History, 10 [Libri XXXVI-XXXVII], Harvard University Press, 1971: 214) Nero’nun smaragdus‘u “emerald” yani “zümrüt” olarak çevrilmemiş, smaragdus olarak bırakılmıştır. Çevirmen bu kelimeye düştüğü dipnotta Plinius’un smaragdus ile “yansıtan bir taşı” (a reflecting stone) kastettiğini söyler. Çevirmene göre, muhtemelen Nero gözleri arenanın parlaklığından etkilenmesin diye sadece bu taşa bakıyordu. Bu yorum Şengör’ün aktardığı anekdotla örtüşüyor, ancak taşın zümrüt olup olmadığı ise belirsizliğini koruyor. Kaldı ki, Plinius’a göre smaragdus‘ların on iki türü vardır. Farklı uzmanlar bu türleri ele alırken, zümrüt, malahit, porfiri, bazalt, şist ve jasperin taşları olabileceği fikri üzerinde durmuştur. Örneğin bkz. J. F. Healy, Pliny the Elder on Science and Technology [Oxford: Oxford University Press, 1999], 241-245. Healy aynı yerde, açık bir kanıt olmadığı sürece Nero’nun smaragdus olsun ya da olmasın, bir lens mi yoksa bir ayna mı kullandığı yönünde net bir sonuca varılamayacağını belirtir. Başka deyişle, sadece Plinius’un anlatımından, Nero’nun kullandığı smaragdus‘un zümrüt olup olmadığını, zümrütse bile zümrütün işlenmiş olup olmadığını ya da ilgili aracın zümrütten yapılmış bir ayna olup olmadığını bilmiyoruz. Şahsi kanaatim odur ki, Plinius öncesinde (yukarıda) smaragdus‘un aynaya olan işlevsel benzerliğine dikkat çektiğine ve burada sadece smaragdus dediğine göre, Nero’nun kullandığını söylediği aracın smaragdus‘tan yapılmış bir ayna değil, smaragdus‘un kendisi olması gerekir, ancak bu da sadece bir spekülasyondur.

Ayrıca smaragdus ya da parlak yeşil renkteki bir taşın Nero’nun gözlerini nasıl koruduğu konusu Plinius için belirsiz değildir. Bu sadece bizim Nero’nun niçin böyle bir taşı kullanmış olabileceğiyle ilgili bulduğumuz bir açıklama değildir. En azından Plinius’a göre sadece smaragdus‘lar, kendilerine bakıldığında gözleri yormayan bir görünüşe sahip olan değerli taşlardır (37.64). Bununla birlikte Nero sadece gözlerini korumak için değil de, smaragdus‘tan yansıyan görüntü hoşuna gittiği için de onun yansıtıcı karakterinden yararlanmış olabilir. Nitekim Plinius, Nero’yla ilgili anlatımından önce (37.63’te) smaragdus rengiyle kıyaslandığında “hiçbir rengin daha güzel bir görünüme sahip olmadığını” (nullius coloris aspectus iucundior est) belirterek onu bitki filizlerinin yeşiliyle kıyaslar ve onun renginin bu bitki yeşilinden bile “daha yeşil” olduğunu söyler.

Son olarak Nero’nun hayatını ele alan Suetonius, Tacitus, Cassius Dio gibi tarihçilerin Nero’nun gladyatör oyunlarını izlerken smaragdus kullandığıyla ilgili bir bilgi aktarmadığını da belirtelim, başka deyişle bu konuda tek kaynağımız Plinius.

Benzer spekülasyonlarla ilgili olarak ileri okuma için şu kaynaklara bakabilirsiniz:

-D. Woods, “Pliny, Nero and the ‘Emerald’ (NH 37, 64),” Arctos Acta Philologica Gennica 40: 189-196.

-A. Markovic, “War  Neros  Smaragd  ein  dioptrischer  oder  ein  katoptrischer
Gegenstand?” Wiener  Klinische  Wochenschrift 66 (1954): 811–14.

-D. Plantszos, “Crystals  and  Lenses  in  the  Graeco-Roman  World,” AJA 1 (1997): 451–64.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: