Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

(2) idol’un kavramsal tarihi ve manası (Latince: idolum, 1)

Önceki bölüm: (1) idol’un kavramsal tarihi ve manası (Yunanca: εἴδωλον)

Yunancadaki εἴδωλον Latinceye idolum olarak geçmiştir. Klasik dönemde daha çok felsefe metinlerinde Yunancası kullanılmıştır, örneğin Cicero, De Finibus 1.6.21’de Democritus’un felsefe terimlerinden bahsederken atomus ve inane (boşluk) ile birlikte Yunanların εἴδωλον’un çoğulu olarak εἴδωλα dediği imagines‘ten bahseder (imagines, quae εἴδωλα nominant). Buna göre Cicero εἴδωλον’u imagines‘in tekili olan imago ile karşılamış olur. Türkçedeki “imaj”ın da atası olan imago (Alm. Image, Fr. image, İng. image, İt. immagine, Por. imagem) εἴδωλον gibi “kopya, benzerlik, hayalet, fikir” vb. anlamlara sahiptir. Bu da Cicero’nun iyi bir karşılık bulduğunu ya da bulunmuş bir karşılığı kullandığını düşündürür. Karş. Epistulae ad Familiares 15.16.1 ve 2

Daha sonra Genç Plinius Epistulae 7.27.5’te birden görünen “hayalet”ten bahsederken (mox apparebat idolon) idolon kelimesini kullanmıştır. εἴδωλον’dan türemiş olan bu Latinceleşmiş kelime Latin edebiyatında kalıcı olmamıştır. Hatta kendisi bile aynı metinde “hayalet” için idolon‘un yanı sıra imago, monstrum, simulacrum ve effigies kelimelerini kullanmıştır. (Bkz. D. Felton, Haunted Greece and Rome: Ghost Stories from Classical Antiquity, Univ. of Texas Press, 1999, 71.)

Hıristiyanlık döneminde önceki yazıda da bahsettiğimiz hakikî tanrı ile sahte tanrı arasındaki farkı gösterme amacını taşıyan Tertullianusçu ayrım öne çıkar. Bu ayrım Ortaçağ’daki idolum algısını iyi özetlediğinden biraz üzerinde durmak istiyorum: Bu ayrımdan bahsedilirken, sahte tanrı imajına idolum denir. Bu minvalde Tertullianus “her form (forma) ve şekle (formula) idolum, her idolum‘a hizmet ve tapınmaya idololatria denir” der (De Idololatria 3.4). (Elbette idolum‘u “put” olarak çevirirsek, idololatria da “putçuluk” olur.) Tertullianus’un idolum‘u Hıristiyanca bir duyuşla yasaklanması gereken bir unsurdur. Der ki, “<hakikî> Tanrı idolum‘un olmasını da, ona tapılmasını da yasaklamıştır.” (4.1: “Idolum tam fieri quam coli deus prohibet”) Gerekçesi ise basit bir mantık oyununa dayanır: “Tapınılabilir olan bir şeyin öncelikle olması gerekirse, aynı şekilde tapınılmaması gerekenin de olmaması gerekir.” (4.1: “Quanto praecedit, ut fiat quod coli possit, tanto prius est, ne fiat, si coli non licet”) Ona göre tanrısal yasa şöyle buyurur: “idolum yapmayacaksınız, gökte, yerde ve denizde olan şeylerin bir benzerini yapmayacaksınız, bu tür işler tüm dünyanın Tanrı’ya tabi olduğu gerçeğini reddeder.” (“ne feceris idolum… neque similitudinem eorum, quae in caelo sunt et quae in terra et quae in mari, toto mundo eiusmodi artibus interdixit servis dei.”) Yine Tertullianus peygamber/kâhin Enoch’un öngörüsünden bahseder, buna göre daemon’lar ve ruhlar, yani terk edilmiş melekler dünyaya ait her nesneyi, gökyüzünde, denizde ve yeryüzünde yer alan her şeyi putçuluğun nesnesi yapacaktır, böylece bütün bu şeyler <hakikî> Tanrı’ya karşı tanrıymış gibi kutsanacaktır. Yine Tertullianus peygamber/kâhin Enoch’un öngörüsünden bahseder, buna göre daemon’lar ve ruhlar, yani terk edilmiş melekler dünyaya ait her nesneyi, gökyüzü, deniz ve yeryüzünde yer alan her şeyi putçuluğun nesnesi yapacaktır, böylece bütün bu şeyler <hakikî> Tanrı’ya karşı tanrıymış gibi kutsanacaktır. Ona göre bu bir insan hatasıdır, insan her şeyin yaratıcısı (conditor) yerine, gider de yukarıda bahsedilen her şeye tapar hale gelir. Özetle imaginum consecratio idololatria‘dır, yani “putçuluk imajlara tapınma”dır (4.2).

Charles A. Kennedy’nin de bildirdiği gibi (“The Semantic Field of the Term ‘Idolatry'”, Uncovering Ancient Stones: Essays in Memory of H. Neil Richardson, Ed. Henry Neil Richardson, Lewis M. Hopfe, Eisenbrauns, 1994, 203) Yunancada  olumlu anlamda “tanrı/tanrıça”, “ruh” ve “bireylerin kaderini kontrol etme gücü” olarak düşünebileceğimiz δαίμων’un (daimon) Hıristiyan literatüründe “kötücül ruh, cin” anlamını kazanarak salt olumsuz olması gibi, idolum da Tertullianus’la birlikte kaçınılmaz olarak olumsuz anlamdaki teknik bir terime dönüşmüştür. “Put” kelimesinin İslamî literatürde çağrıştırdığı anlamı düşünün, işte Hıristiyanlar için de idolum o olmuştur. Burada odaklanılması gereken konu (Leslie Ross, Medieval Art: A Topical Dictionary, Greenwood Publishing Group, 1996, 127) yukarıda Enoch’un kehanetiyle ilgili olarak söylediğimiz gibi, her idolum‘un daemon’lar ya da bizatihi şeytan tarafından parlatıldığıdır. Ortaçağ Hıristiyan resimlerinde şeytanın parlatmasıyla insanı çeken idolum‘un kötülüğü genelde pagan heykeli önünde dizleri üstüne çökmüş insan figürüyle betimlenir. Yok olup gidecek olan bir şeyin önünde eğilmenin yanlışlığına dikkat çekilir. Aquinas’ın dediği gibi, Hıristiyana düşen “idolum‘un evrensel <hakikî> Tanrı olmadığını” söylemek (Summa 1.q.13a.10.ad5: “catholicus dicens idolum non est Deus”) ve hakikî Tanrı’nın önünde eğilmektir.

Latince idolum‘a devam edeceğim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 12/07/2014 by in Eskiçağ üzerine, Felsefe - bilim, Genel, Latince üzerine.
%d blogcu bunu beğendi: