Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Mitolojide gökten düşen objeler üzerine (1 Palladium)

Gözünüzün önünde, gökten, bu dünyaya ait olmadığını sandığınız ya da en azından yaşadığınız muhite yabancı olduğunu bildiğiniz kocaman bir obje düştü, bunu umursamaz mısınız? Umursarsınız, sürekli olan bir olay değil bu. Muhtemelen objeyi korursunuz. Objeyi ne olduğu ve nasıl düştüğüyle ilgili analiz yapabilecek düzeyde bir bilgi birikiminiz yoksa ve böyle bir bilgi geleneği oluşturabilecek bir dönemde yaşamıyorsanız, objeyi önemseme tarzınızın onu yüceltme ya da lanetleme şeklinde olabileceğini düşünmek hiç de yersiz değildir.

Dinler ve düşünce tarihini okumaya meraklıysanız, (hipotetik “siz”den sıyrılıp okuyucu “siz”e sesleniyorum şimdi) demek istediğimi net bir şekilde anlıyorsunuz demektir.

İhtimaldir ki, (tekrar hipotetik “siz”e sesleniyorum) objenin düştüğü dönemi ve tarzını göz önünde bulundurarak, yerleşik kabullerinize uygun bir değerlendirme yapmış olursunuz. Objeyi “neden”selleştirip anlamlandırmak ve mümkünse en yakın numen (kutsal irade) temsili ile ilişkilendirmek en kolay yoldur, zira size yerleşik hayata geçtiğinize göre bu hayatın bir anlamı olduğu fikri aşılanmış demektir. (Evet, buradaki sarsılmaz kabul şu: Yerleşik hayat, hayatın bir anlamının olduğuna ilişkin yerleşik kabuller yatağı demektir.)

Yunan-Roma mitolojisindeki hipotetik insanlar da gökten bazı objelerin düştüğüne şahit olmuş ya da buna inanmıştır. Çoğu durumda öykülerin anlattığı ilgili objelerin “gerçekten” düştüğüne dair arkeolojik kanıtlar yoktur. Bize bu konuda yol gösterenler, büyük ölçüde edebî kayıtlardır. Şimdi birkaç yazılık seride bu kayıtlara bakarak gökten düşen mitolojik objelerden söz edelim.

Palladium

İlk göze çarpan obje, Ataşehir/Göztepe’deki AVM’ye adını veren Palladium’dur. (AVM’lerin hayatımıza düşüşünü temsilen belki de.) Yunancası παλλάδιον olan bu isim “Pallas’la ilgili / Pallas’a özgü” anlamındaki παλλάδιος sıfatının cinssiz halidir. (Yazıda Latincesini kullanacağım) Pallas, malumunuz, Zeus’un kendi başına doğurduğu, aklın ve kurnazlığın sembolü olan tanrıça Athena’dır. Gökten düşen Palladium ise, ismin etimolojisinden de anlaşılacağı üzere, Pallas’ın yolladığına inanılan taştır (= “Pallas’ın taşı”).

PalladiumMitolojide farklı öyküler anlatılmıştır bu taşla ilgili olarak. Belki de en meşhuru Pallas’a ilgili buraya kadar anlattığım köken öyküsünü tümüyle yıkıyor: Bu öyküye göre Pallas ile Athena iki farklı tanrısal figürdür: Triton kızı Pallas ile birlikte tanrıça Athena’yı da büyütürken, bir gün Athena ağlayıp zırlayan Pallas’ı susturmak (acısını dindirmek?) için ona vurur ve bu vuruş onu öldürür. Athena korkup Pallas’ın ahşap bir heykelini yapar ve Zeus’un yanına dikerek onu onurlandırır. Ancak Zeus Pleiades’ten olan Electra’nın peşinde koşarken, Electra bu heykele sığınır  ve Zeus heykeli dünyaya (Troia’ya) atarak Electra ile baş başa kalır (öykü için bkz. Pseudo-Apollodorus 3.12.3).

Çok sonra Ilus adında biri gelir Phrygia’ya (Frigya) ve burada kralın düzenlediği yarışmalara katılıp güreşte zafer kazanır. Kehanetlere uyarak kral Ilus’a bir inek verir ve ona inek nereye çökerse orada kent kuracağını söyler (karş. Muhammed peygamber ve devenin çökmesi olayı).  İneği takip eden Ilus onun Ate tepesinde durduğunu görür, bu arada Zeus’a bir işaret yollaması için dua eder. Tam bu sırada Palladium, yukarıda anlattığım olay neticesinde gökten düşer. Pseudo-Apollodorus Palladium’un ölümlülerce görülemeyeceğini, dolayısıyla Ilus’un düşüş yaşandığında kör olduğunu söyler, ancak sonra tanrılara sunular sunarak görme yeteneğini kazanan Ilus Troia kentini o yere kurar ve yine oraya bir Pallas tapınağı yaptırır.

Pallas taşının akıbeti tartışmalıdır ancak en çok dile getirilen öyküden söz edelim: Troia kalesindeki Pallas resminden bahsedilirken de Palladium deniyor; Troialılar yukarıda bahsettiğim taşla kimliklenen resmin Troia’yı koruduğuna inanmışlar, ortaya çıkan sonuç hazindir: Resim Troia’yı koruyamamıştır. Kimileri resmin / taşın kenti yıkan Achalar tarafından alınıp Atina’ya getirildiğini, kimileri ise yanan kentten çıkan Aeneas ve arkadaşları tarafından Roma’ya getirildiğine inanmıştır (Pausania 2.23.5). İlk görüşle ilgili olarak McCarter’ın güzel bir yorumu var, diyor ki, Achalar ile Troialılar arasındaki savaşta, Troialıların koruyucu tanrısına ait bir sembolün savaşı kazanan düşman tarafından çalınması, savaştaki zaferin olduğu kadar kazanan tarafın tanrılarının da, kaybeden tarafın tanrılarına karşı kazandığı bir zafer olarak değerlendirilmelidir (Bruce Louden, The Iliad: Structure, Myth, and Meaning, The Johns Hopkins University Press, 2006, s.223). Bu yorumu ilerleterek ikinci görüşü yorumlarsam, o halde Troia’yı kökü olarak gören Romalılar da Troialı Aeneas’ın Palladium’u diğer ocak tanrılarıyla (Penates) birlikte yanan kentten çıkarığ Roma’ya getirmiş olması da henüz “düşman” tanrılarının zafer kazanmadığına duyulan inancı ya da en azından Palladium’un Yunanlar tarafından kaçırıldığı yönündeki imana ve namusa dokunan, rahatsız edici söylentiye karşı geliştirilmiş bir reflekstir. Bir kentin kutsal emanetinin onun namusu olduğu açıkça görülüyor, savaşta silahlarını ya da bayrağını düşmana kaptıran bir ordunun onursuz hale geldiğinin düşünülmesi gibi bir şey bu.

Servius (7.188) Palladium’un Pessinus taşı, Ancilia, Priamus’un asası, Orestes’in külleri, Veii’den gelen tuğla zafer arabası ve Iliona’nın örtüsüyle birlikte yüzlerce yıl Roma’da “kutsal emanet” olarak korunduğunu söyler. Dahası bu emanetlerin imparatorluğu koruduğuna da inanılmış, acaba Selim’e teslim edilen kutsal emanetlerin de böyle bir niteliği var mıydı? Bilmiyorum, incelemek gerekir.

Son olarak bu yazının Palladium’da yazılmadığını ve gizli bir reklam içermediğini belirteyim. Belki de öyle bir niteliği vardır. Bilmiyorum, incelemek gerekir.

Reklamlar

One comment on “Mitolojide gökten düşen objeler üzerine (1 Palladium)

  1. cars
    23/05/2013

    Struggling to get your car paid off? Are you mad about the last deal you
    got? Perhaps you’re looking for an automobile now, and you’re not sure what to do differently.
    You’re in the same boat with many other people. Keep reading to find out information regarding what to do next time you enter a dealership.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: