Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Gladstone’un Homeros çalışması

GladstoneWilliam Ewart Gladstone (1809-1898) modern İngiltere tarihinin ünlü politikacılarından biridir. Bizdeki milliyetçi tarihçiler onu genelde “Türk düşmanı” olarak niteler, zira özellikle de Bulgar isyanı sırasında anti-Osmanlıcı bir tavır takınmış ve Osmanlı’yı bol günah işlemiş azılı haydutlara benzetmiştir, bu bağlamda Rusya’yı bünyesindeki Hıristiyanlara kötü davrandığı gerekçesiyle Osmanlı’yı Balkanlardan kovmak için yüreklendirmişti. İngiliz siyasetinin bir gereği olarak böyle düşündüğünü ve adamın şahsında bir Türk düşmanlığı olmadığını kabul edebiliriz de, etmeyebiliriz de, aslında bu çok ilgimi çekmiyor, zira 1900’lerin arefesinde ulus-devlet fikriyatı ve kaşarlanmış kolonizasyon / emperyalist güdüleri zaten herkesi birilerine düşman kılıyordu, sonucu biliyorsunuz: İki dünya savaşı.

Gladstone aynı zamanda bir Homeros aşığıydı. Öyle ki 3 cilt halinde “Studies on Homer and the Homeric Age” başlıklı bir çalışma yayınladı. Bu eseri yazdığı sırada, politik ekibinden birinin onu “gece gündüz Homeros çalışıyorsun, politik gündem itakip etmiyorsun, ne biçim bir herif oldun çıktın!” minvalinde terslediği de söylenir. Gladstone’un dış-dünyadan soyutlanıp Homeros’un dünyasını tüm yönleriyle incelemeye alması yukarıdaki paragrafta genel bir şekilde temas ettiğim dünya buhranından bir kaçış olarak yorumlanabilir. Yabancısı olduğum bir durum değil bu. Özellikle de filoloji alanına has  bir durum olarak bile görülebilir, zira kimileyin tüm zamanını vakfetmeyi gerektiren, detaylı metin incelemesi, kaçınılmaz olarak, sürecin bir yerinde metinle bütünleşmeyi, ona bir çalışma nesnesi olmaktan öte anlam yüklemeyi sağlayabilir. Gladstone gibi popülist söyleme yatkın bir politikacı için bile bu durum böyledir.

Guy Deutscher’ın aktarımına bakılırsa, Gladstone’un Homeros çalışması, döneminde akademi camiasında ilgi görmekle birlikte tepki de çekmiştir. Alfred Lord Tennyson amatörce bulmuş onu, Edinburgh’da bir Yunanca profesörü şöyle demiş (G. Deutscher, Dilin Aynasından. Kelimeler Dünyamızı Nasıl Renklendirir?, Çev. Cemal Yardımcı, Metis, 2013, s.35): “Blay Gladstone bilgili, coşkulu, son derece maharetli ve incelikli bir Homeros uzmanı olabilir, fikirleri daima güzel ifade edilmiştir, hatta bazen oldukça parlaktır ama makul değildir. Mantığı zayıf, neredeyse çocukçadır; akıl yürütme taktikleri zarif bir canlılıkla, yer yer pırıltılarla doludur ama ciddiyetten, itidalden, hatta sağduyudan tamamen yoksundur.” Hatta, İngiliz filolojisinde okuyan ya da okutanlar ne kadar üzülür bilmem, Marx Engels’e yazdığı bir mektupta Gladstone’un Homeros çalışmasını “İngilizlerin dilbilim alanında değerli bir şey üretme yeteneksizliğinin karakteristik örneği” olarak görmüş (A.e., s.36).

Gladstone’u bilimsel bir Homeros okuması yapma arzusu içinde biri gibi görmemek gerekiyor, hele ki günümüz metodolojisiyle yargılamak çok yersiz, zira o dünyayı Homeros’un dünyasıyla yani Ilias ile Odysseia ile tarif etmeye çalışan bir muhteremdi (karş. Yasemin Çongar, Homeros’un renkleri ve dil kâşifliği, Taraf, 14.5.2011).

Heyecanı dönemi için özgün ve hatta radikal fikirler sunmasını sağlamıştır, örneğin Homeros’taki renk problemini henüz bilim literatüründe bilinmeyen “renk körlüğü” bağlamında çözmüştü, ona göre Homeros’un “şarap rengi deniz” ya da “mor saçlı Odysseus” türünden benzetmeleri Eski Yunan dünyasında belli renklerin doğrudan fiziksel olarak algılanamamasıyla değil (ki bu da bir etkendi), algılansa bile tanımlanamamasıyla ilgiliydi. Açalım:

Siyah ve beyaz gibi açık ve kapalı ton üzerinden renkler ifade ediliyordu. Ancak Homeros’un yaşadığı dönemde insanlar artık siyahın tonlarını (kırmızıya yaklaşan bordo, maviye yaklaşan mor, vb.) fark etmeye ve tanımlamaya başladı, zira Gladstone’a göre, Yunan’da sunî boya üretim teknolojisi gelişti, Homeros’un günümüz anlamıyla, tasvirlerinde renkleri birebir yansıtamamasının nedeni, yine günümüz anlamıyla, renk kavramının evrimini tamamlamamış olmasıydı.

Renk meselesi Gladstone’un dönemine göre radikal kaçan Homeros okumasına sadece bir örnek, başka örneklerden de söz edilebilir. Şimdilik bununla yetineyim.  En nihayetinde Gladstone’u Homeros’ta bir nefes huzur arayan biri olarak niteleyip geçerken, Archive.org’un Gladstone’un Studies on Homer and the Homeric Age‘ini okuyup indirmemize olanak tanıdığını da ekleyeyim:

1. cilt, 2. cilt, 3. cilt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: