C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Bir çırpıda Latincenin Tarihi

Latince ama ne için? sayfasına dönmek için tıklayınız.

Graecia’da (Yunanistan) ve Yunan unsurların ağırlık kazandığı coğrafyalarda farklı dönemlerde farklı lehçelerin öne çıktığı tek bir Yunancadan söz edebiliyoruz, ancak Eskiçağ Italia’sı için başlangıçta aynı durum söz konusu değildi ve birçok dile evsahipliği yapıyordu. Bu dillerden bazısı Hint-Avrupa dil ailesine (bundan sonra HA kısaltmasıyla) mensup değildi, bazısı mensup olmakla birlikte bu ailenin Italik koluna dahil değildi, bazısı da Latinceye benzeyen dillerdi.

Etrüsk kültürü erken dönem Roma medeniyetini her açıdan (sosyal, siyasî, dinî, vs.) derinden etkilemiş bir kültürdü, bu kültürün dil anlamında taşıyıcısı da haliyle Etrüskçeydi. Arada kurulan uzak bağlantılara rağmen, yine de Etrüskçe apaçık şekilde HA’ya dahil değildir. Eğer kurucu ata Aeneas’ı Etrüsk soyuna iliştirmek mümkünse, Etrüsklerin bilhassa mitolojik anlatımlara göre (örneğin bkz. Vergilius, Aeneis) Anadolu ama özellikle de Lidya kökenli olduğunu söylemek mümkün olur, hatta kimi araştırmacılara (ve dolayısıyla araştırmalara) göre Etrüsklerin Hitit kökenli olduğu da söylenebilir.

Başka bir tanesi ise Liguria dilidir. Epigrafik kanıtlar yetersiz olduğu için bu dille ilgili kesin çıkarımlar yapmak güçse de, Genoa Körfezi’nde konuşulan Liguria dilinin Italik ile Kelt dili arasında yer almakla birlikte HA’ya dahil olduğunu söyleyebiliyoruz. Lepontik (İng. Lepontic) denilen Kelt koluna mensup dille ilişkilendirilen Liguria diliyle ilgili temel kanıt Kuzey Italia Gölü yöresinde bulunan yazmalardır, bunları Gallia dilinin (İ.Ö.550-150) arkaik kullanımını örneklediği düşünülür.

Adriyatik Denizi başında, Venetia’da bulunan üç yüz kadar Veneti dili yazması ve Calabria’da bulunan iki yüz kadar Messapi dili yazması, her iki dilin de HA’ya dahil olduğunu gösterir. Uzunca bir süre bu dillerin Illyria ile ilişkili olduğu da düşünülmüştür, ancak bu da henüz tam anlamıyla kanıtlanmış değildir. Veneti diliyle ilgili filolojik sorun ise bunun Sabellia dili ve Latince gibi Italik bir dil mi, yoksa HA’nın ayrı bir koluna bağlı bir dil mi olduğunun henüz anlaşılamamış olmasıdır.

Kelt kavimleri kuzeyden gelip İ.Ö. 4. yüzyılın başlarında Roma’yı talan ederek kuzey Italia’ya (Gallia Cisalpina) yerleşirken, Yunan kolonileri de Italia’nın güney bölgesini, özellikle de kıyı şeridini neredeyse tümüyle kaplamış ve buranın geç döneme kadar Magna Graecia olarak anılmasına neden olmuştur. Dolayısıyla Italia’nın kuzeyinde Kelt, güneyinde Yunan etkisi görürüz.

Köken Bakımından Hint-Avrupa Dil Ailesi başlıklı bölümde de değindiğimiz gibi, HA’nın Italik kolu iki ana gruba ayrılıyor: Sabellia (Osca ve Umbria dilleri) ve Latin-Falisc. Gramer yapısı ve sözcük dağarcığı bakımından iki grup arasında muazzam fark vardır, hatta Andrew L. Sihler bu kolu HA’nın bir alt kolu olarak değerlendirmenin yanlış olabileceğini dile getirir, zira taban tabana farklılık içeren iki gruptan oluşmuş bu kolu meydana getiren diller dilbilimsel kanıtlara değil, sadece coğrafî yakınlığa göre aynı kol altında buluşmuştur. Sihler’in alternatifine göreyse Latin-Falisc HA’ya mensup dilleri konuşan toplulukların Italia’ya göçüyle öne çıkmış bir grup, Sabellia ise daha sonra bölgeye ulaşmış olan bir grup olarak bölümlenmelidir.

Sabellia grubu Osca ve Umbria dillerini içerdiği için Osca-Umbria (İng. Osco-Umbrian) olarak da adlandırılabilir, ancak merkez Italia’da konuşulmakla birlikte hakkında az delil sahibi olduğumuz başka diller de bu gruba dahil edilir. Bünyesinde bulunan lehçeleri sayarsak: Paeligni, Marrucini, Vestini, Volsci, Marsi, Sabin, Güney Picenia ve Aequi. Aralarında az çok farklılık bulunan bu lehçeler klasik bir dialect continuum (devamlı lehçe) oluşturur, başka deyişle dilin yapısında ve işlevselliğinde devamlılık arz eder.

Fibula

Diğer gruptaki, daha sonra merkezî hale gelecek olan Latinceye bakarsak, en eski Latince yazı Praeneste’de, altın bir fibula yani toka üzerinde bulunmuştur (İ.Ö.600’ler): MANIOS:MED:FHE:FHAKED:NVMASIOS “Manius beni Numerius için yaptı” Eski Latince örneği olarak bulunan yazılardan Duenos da yine 6-7. yüzyıl olarak tarihlenir. Metinde 125 kadar harf bulunur ve kelimeler arasında boşluk yoktur, bu okunmasını güçleştirir.

İ.Ö. 550’lerle tarihlenen bir Forum yazısı ise sadece birkaç kelime içerir. Lavinium’da bulunmuş olan Castor-Pollux’a ithaf edilmiş bir tablette iki satır halinde CASTOREI:PODLOVQVEIQVE QVROIS “Castor ve Pollux’a <Dios>kouroi” yazılıdır. Bu tabletin tarihi ise İ.Ö.500’ler olarak gösterilmiştir.

Roma’nın 30 mil kadar doğusunda bulunan Satricum’da yapılmış bir tapınakta, taş üzerinde bir yazı bulunmuştur, yine Corcolle sunak yazıları ile Ardea yakınında bulunan sunak yazıları yanında, İ.Ö. 5. yüzyılla tarihlenen bir Tibur sütun yazısı da vardır.

İ.Ö. 3. yüzyıldan kalan, Scipio’nun mezartaşı yazısı gibi birçok kısa Latince yazı örneği vardır. 1-2 yüzyıl sonrasıyla tarihlenen (İ.Ö.186) Senatusconsultum de Bacchanalibus önemli eski Latince örneklerinden biridir. Edebî anlamda ise Livius Andronicus, Naevius, Ennius, Yaşlı Cato, Plautus ve Terentius’un metinlerinden günümüze ulaşan Latince örnekleri mevcuttur.

Latincenin yayılışı Roma hakimiyetinin yayılışıyla paraleldir. Latince ilk hakimiyetini Latium’un dışındaki yerel lehçeler ve Sabin dili üzerinde göstermiştir: Aequi, Volsci, Marsi ve diğer lehçeler zamanla unutulmuştur. Daha sonra Latince Umbria, Etrüsk ve Veneti dilleri üzerinde de egemen olmuş, İ.Ö.100’lere gelindiğinde Italia yarımadası, Osca dili ve Yunanca hariç, tümüyle Latince konuşulan bir yer haline gelmiştir. Beri yandan Roma yayılmacılığının neticesinde Hispania, güney Gallia ve Illyria’ya da ulaşan Latince zaman içinde buralardaki yerel dilleri de bastırmıştır. Doğu Graecia’da ise, Yunan prestijine ve saygınlığına bağlı olarak Yunanca konuşulmaya devam etmiştir.

Elbette Latin edebiyatı kapsamında okuyup incelediğimiz yazarların Latince metinleri ile halkın konuştuğu Latince arasında sosyo-eğitimsel ve bölgesel nedenlere dayanan bir fark vardı. Latin edebiyatında halk Latincesinin etkisini en fazla edebiyatın erken döneminde yazmış olan Plautus ve Terentius’un eserlerinde görürüz, bununla birlikte imparatorluk döneminde Petronius’un Satyrica‘sında ve Hıristiyanlık dönemi metinlerinde bu halk dilinin yansımalarını sezebiliriz.

Klasik dönem sonrasında, Hıristiyanlığın erken dönemindeki Tertullianus gibi Kilise babalarının yazıları, Eski-Yeni Ahit’in Latinceleri (Itala olarak da anılırlar), Mulomedicina Chironis ve Peregrinatio ad loca sancta başlıklı metinler, Tourslu Gregorius’un Historia Francorum’u ve Fransa’da Merovingia dönemine ait çeşitli kronikler ve dökümanlar Ortaçağ’a kadar uzanan Latince metin örnekleri arasında sayılabilir. Bu ve benzer metinler klasik dönem Latincesini aratmayacak titizlikte yazılmıştır, hatta kimileyin yazarlar kendi Latincelerini eleştirerek, okurdan “kötü” Latinceleri için özür bile dilemiştir.

Renaissance’ta Ad fontes yani “Köklere…” diyerek insancıllık kaynağının adresini gösteren yazarlar sadece dinî, siyasî, sosyal ve felsefî-bilimsel açıdan değil aynı zamanda dilin kendisi açısından da Eskiçağ’a sığınmış oluyordu. Latin edebiyatının altın çağını örnek alan hümanistler çoğun düzyazıda Cicero’yu, şiirde Vergilius’u ortak dil Latincenin en seçkin örnekleri sayıyordu. Onlara göre Ortaçağ’da egemen olan Hıristiyanlığın etkisindeki gotik Latince değil, Roma’nın klasik dönemindeki Latince “gerçek Latince”ydi. Zamanla dinî ve sosyo-kültürel açıdan değişimden yana olan hümanistler arasındaki yazışmalardan, Avrupa’daki tüm akademik metinlere, farklı uluslara mensup olmakla birlikte evrensel entelektüel camianın bir parçası olmak isteyen eğitimli yazarların ortak dili Latince olmuştur. Ancak daha sonra, Latince eğitimi sürmüş olsa da, ulusal kültürlerin baskın çıkmasıyla birlikte daha çok ulusal dillerde yayınlar yapılmış ve Latince bilmek evrensel akademinin ve entelektüelliğin bir şartı olmaktan çıkmıştır.

Latince ama ne için? sayfasına dönmek için tıklayınız.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: